PEYNİR GEMİSİ

kukla1.jpg

Milletin gözünü açmak mı? Bu ne demek?
Parçalanmalıydı, otuz kırk yıllık emek.
Dersini çok iyi çalışmış süfli mihrak
İşte sonuc aldı, bloku parçalayarak.
Şubat masasına atmadı diye yumruk,
Bahanesi buydu, böyle dikildi kuyruk…
İçilmeyecekti, geçilecekti ırmak,
Çoğuna zor geldi, karşı tarafa varmak.
Kana kana içip, oluverdiler bir hoş,
En doğru kendisi zannedermiş her sarhoş.
Tuttular çocuğa sihirli bir dev ayna,
Baktı hayran oldu, o boyuna bosuna…
Blok götürülürken yerinde kaldı maya,
Mayasız bloklar da durdu şişmanlamaya.
Şıpın işi yola gelecekti şapkalar,
Böyle kandırmıştı, etraftaki halkalar…
Çoklarına nasıl da görülmüştü cazip,
Vekillik bakanlık… Ve de şöhret-i kazip.
Güç verdi sam amca, göz kırptı Mister Toni,
Sırtını sıvadı dost lider Berluskoni.
Halk nurun gölgesi sandı, çekti ileri.
Parsayı halk değil topladı birileri..
Çobana bulaşmış acaip kara büyü,
Meçhullere doğru sürüklüyor sürüyü.
Gitmesi istendi gitti, çök dendi çöktü,
Mesafe aldı mı bakın? Ölçüsü YÖK’tü!
Şubatlar katlandı katmer katmer, kat kat!
Bahane bulundu; henüz yok mutabakat…
Şimdi yumruk bekler masalar dizi dizi,
Yumruğa manidir bir bahane denizi…
Yine bu şubatta, sokağa yaptı eller,
Artık sakakta da vardır dikenli teller.
Kaç yılda açıldı bu yollar ey arkadaş?
Sayende kapattı, dikenli çalı ve taş.
Çöktükçe masaya, papazın gölgesinde,
Çatırdı kaplıyor arşı, öz bölgesinde.
Millet üçte iki sana verdi, şaka mı?
Şekva benim hakkım, sensin çözüm makamı.
Öyle haberler ki, zıplatır her duyanı,
Bakıyoruz ülke sanki “yolgeçen hanı”
Esip esip durdu, kükredi o nevcivan,
Peynir gemileri yollara oldu revan…
13.02.2006

TOP