ANZAK KOYUNDAKİ KARMAŞA

ANZAK KOYUNDAKİ KARMAŞA

Kabatepe civarına gerçek çıkarma yapmayı planlayan Ge-neral Hamilton, bu cephede bir savaş hilesi kullanarak, gizlice, kimseye fark ettirmeden ve karanlıkta çıkarma yapmayı uygun bulmuştu.
Bu çıkarma esnasında hem güneş ışığı, hem de ay ışığı bulunmaması amaçlanmıştır. Gizlilik hilesi ancak bu şekilde uy-gulanabilecektir. Nisan ayı içinde de  bu vasıflara uyan zaman ancak 24/25 Nisan gecesidir. Bu gecede ayın tamamen batıp, gü-neş ışıklarının da şafakla beraber yeryüzüne vurmaya başlaması arasında bir çıkarma yapacak kadar zaman, karanlık zaman ola-rak kalmaktadır. Aslında kendi ifadelerine göre çıkarmayı ilk önce 23 Nisanda düşünmelerine rağmen sırf bu karanlık zamandan istifade edebilmek için iki gece daha tehir etmişlerdir. Böy-lece iki gecede toplam 80 dakikalık bir karanlık zaman dilimi kazanılmış oluyordu.
İşin doğrusu, bu şekilde düşünülen bir hile, kendi ayakla-rına dolanmış, binlerce askerlerini kaybetmişlerdir:
24 Nisan akşamından yola çıkan düşman çıkarma gemile-ri, Kabatepe açıklarına, kıyıdan ay aşığında fark edilemeyecek bir noktaya kadar gelmiş ve demirlemişlerdir. Ay gece yarısından sonra batar batmaz da, zifiri karanlıkta çıkarma teknelerine bindirilen çıkarma birlikleri, son sürat Kabatepe’ye doğru ha-rekete başlamışlardır. Ancak bu gün dahi sebebini anlayamadıkları bir yanlışlıkla, Kabatepe yerine, yaklaşık 1.5 – 2 km. daha kuzeyde bulunan Arıburnu ve hemen onun bitişiğindeki Anzak Koyuna çıkmışlardır.
Bu yanlışlığı İngiliz kaynakları çok değişik sebeplere bağlamışlar, sebebi konusunda kendi aralarında bir görüş birliğine varamamışladır. Bu yanlış yere çıkışın, Kabatepe kıyıla-rını savunmakla görevli Binbaşı Halis Bey’in yanında bulunan askerlerimizden birisinin hatıralarında ise, o gece düşmanın ev-velden bir işaret olarak koyduğu şamandıranın yerinin Halis Bey’in emriyle değiştirilmesinden kaynaklanmış olduğu ifade edilmektedir.
Kabatepe ve Arıburnu sahillerini savunmakla görevlen- dirilmiş 27.Alay 3. Tabur’un komutanı olan Binbaşı Halis Bey’in maiyetinde  görev yapmış olan bir askerin anılarından okuyalım:
“Düşmanın çıkarmasını heyecanla bekliyorduk. Tabur Kumandanımız  Binbaşı Halis Bey, gönüllü bir ne-fer çıkararak, ‘Evvelden İngilizlerin çıkarma ya-pacakları yere bir şamandıra işareti bıraktıkları-nı, bunu oradan alarak bizim makineli tüfekleri mevzilediğimiz yerin karşısına koymamızı’ söyledi. Bu gönüllü nefer, ağaç kütüklerinden meydana getirdiği bir salla, evvelce konan bu işareti, oradan söküp, istenilen yere koydu. Burası bizim makineli tüfeklerimize tam bir hedef teşkil ediyordu. Sabahın erken saatlerinde çıkartma başladı. Fakat düşman çok aldatılmış ve aldanmıştı. Çünkü koyduğu işa-reti yerinde bulamamıştı. Bizim karşımızdaki kumsala çıkarma harekatı başladı. Heyecanla beklenen an gelmişti. İlk çıkartmada gelen Anzakların hepsi imha olmuş, denize dökülmüştü. Sürekli ateşimiz devam ediyordu.” 35
Şayet olay anlatılan şekilde olmuş ise, bu tam bir savaş hilesidir. Hem de Çanakkale savaşları içinde kullanılmış en bü-yük hilelerden birisi…
İngiliz kaynaklarından her biri ise, bu yanlışlığı değişik sebeplere bağlamaktadırlar.
Kimisine göre,  bilinmeyen bir akıntı, kimisine göre, yanlış anlaşılmış bir rota, kimisine göre rüzgar, kimisine göre, yıldızların ışıklarının Kabatepenin ışıkları zannedilmesi, kimine göre ise en baştaki filikayı idare eden dümencinin hatası…
Peki nedir bu olayı enteresan kılan?
Yöreyi gezmiş olanlar görmüştür; planlanan çıkarma yeri olan Kabatepe, geniş kumsalları olan ve arka tarafta da ilerle-meyi kolaylıkla sağlayacak olan düzlüklerle dolu olmasına rağmen; çıkarma yapılmış bulunan Arıburnu ve Anzak Koyu, 30 metre eninde ve birkaç yüz metre boyunda, küçücük bir kumsalı olan, daha sonra ise adeta bir duvar gibi yükselen kıyılara sahip olan bir yerdir.
Bir yanlışlıkla buraya çıkan binlerce Anzaklı düşman, tam mehmetçiğin atış menzilinde kalan bu küçücük sahile sıkışmış-lar, açılan ateşlerden ilk şaşkınlıklarını atamadan çıkan büyük karmaşada binlerce askerlerini kaybetmişlerdi. Ancak fundalıklar ve kayalıklar arasından yukarılara tırmanabilenler kendilerini kurtarabilmişlerdi. Güneşin ilk ışıkları ile bu daracık sahil parçası ölüler ve yaralılarla dolup taşmış, çıkarılmak istenen malzemeler de ayrı bir karmaşaya sebep olmuştu. (Resim: 35, 36, 37, 38)
Amaçladıkları Kabatepe sahillerine çıkmış olsalardı, ge-niş kumsallar, ilerlemeye müsait arazi şekli ve savunma için ko-lay kazılabilecek siper yerleri onları bekliyor olacaktı.
Anzak Koyu’na o kadar çok sayıda asker çıkardılar ki, bunca ölü ve yaralıya rağmen, sabahın ilk saatlerinde etrafta bu-lunan bazı tepeleri ele geçirmeye muvaffak oldular.