SAROS KÖRFEZİNDEKİ BÜYÜK HİLE

SAROS KÖRFEZİNDEKİ BÜYÜK HİLE

Alman Kurmayları tarafından Birinci derecede muhtemel çıkarma yeri olarak kabul edilen Saros Körfezi civarına konuşlandırılmış bulunan iki güçlü Türk Tümeninin, burada oyalanması için İngilizler tarafından sahneye konulan savaş hilesi, bu-raya sahte bir çıkarma yapılması, daha doğrusu çıkarma gösteri-si yapılması şeklinde idi.
Hilenin kısa sürede fark edilmemesi için itina ile hazırlanan senaryo, 24 Nisan 1915 akşamından itibaren  uygulamaya sokuldu.
Canopus, Dartmouth ve Doris isimli savaş gemileri ya-nında, iki destroyer, savaş gemisi süsü verilmiş ve buna göre tahtalarla yeniden dizayn edilmiş ve güvertelerine tahtadan ve tenekeden batarya süsü verilmiş düzenekler yerleştirilmiş eski balıkçı gemilerinden müteşekkil yirmiye yakın gemi 24 Nisan akşamleyin Saros Körfezine doğru harekete geçti. Bu sahte filoda bazı generaller, ufak bazı birliklerle birlikte çıkarma göste-risi yapmak üzere lüzumlu teçhizat da bulunuyordu.
Gün ağarmaya başlamadan önce görev yerine varan ge-miler, sahillere ateş açmaya başladılar. Türk askerinin konuşlan-dığına kanaat getirdikleri mevkileri, hiç aceleleri olmadığını gösterir tarzda yavaş yavaş bombardıman ediyorlardı. Bu bombardıman hemen hemen bütün gün sürdü. Bazı vakitler küçük tonajlı gemiler ve tekneler sanki karaya asker çıkaracakmış gibi hazırlıklar yapıyor, yavaş hareketlerle, sahilde bulunanlara adeta tiyatro seyrettiriyorlardı.
Bütün gün akşama kadar bu sahte hareketler ve bombar-dımanlar devam etti. Akşamleyin çıkarmanın başlayacağına dair seyircileri ikna etmek için de hava kararırken, içinde ne olduğu uzaktan anlaşılamayacak yükleri alan filikalar sahile doğru ha-rekete geçtiler. Tahmin edileceği gibi hava iyice kararınca da gö-rülme imkanı olmadığı için geri gemilerine hareket ettiler.
Hava karardıktan sonra da sahile çıkılmaya başlanıldığına herkesi ikna etmek gerekiyordu. Bunun da yolu birkaç filikanın sahile çıkarılıp, gerek giderken, gerek dönüşte ve gerekse sahil-de bolca aydınlatma fişeği ve işaret fişeği kullanmak yetmişti. Herkes gerçekten düşmanın kıyıya çıktığını zannediyordu.
Ancak 26 Nisan sabahleyin, tiyatro oyununun kafi geldi-ğine, Türk tümenlerinin burada istenildiği kadar oyalandığına kanaat getiren düşmanlar, dönüş yapıp gözden kayboldular.
Bazı savaş yazarlarına göre, İngilizler bu hilelerini yapabilmek için, bölgede bulunan yerli Rum halktan büyük yardım görmüşlerdir. Rumların Türk askerlerine karşı saldırıya geçtiği, bölgede bulunan Jandarma birliklerimizin mukabil hareketleri karşısında da darmadağın oldukları yazılmaktadır.
Yunanistan’ın Çanakkale harekatına ağzı sulanarak baktı-ğını çok iyi bildiğimize göre, bu tür haberlerin doğru olma ihtimalinin yüksek olduğunu kabul etmeliyiz.
Gerçekten de bu müthiş hile hedefini bulmuş, gerçek çıkarma yerinde adeta katliam yaparcasına askerlerimiz doğranmış, buna mukabil buradaki çok hayati öneme sahip  güçleri-miz tiyatro seyretmekle yetinmek zorunda kalmışlardı. Seyirci-lerin başında da tahmin edildiği gibi 5.Ordu Komutanı Alman Liman Von Sanders bulunuyordu. Kendisi Bolayır sırtlarında  bir tepenin ardından, çalıların arasından, dürbünü ile düşmanın hareketlerini izlemekle meşgulken, düşmanın Seddülbahir ve Arıburnu’na çıkarma yaptığına dair haberler kendisine ulaştıkça, buralara sahte çıkarma yapıldığından emin olarak ciddiye al-mıyordu. Ancak birinci gün öğleden önce Kolordu Komutanı Esat Paşayı asıl çıkarma bölgesine komutayı ele almak üzere  göndermeyi akıl edebiliyordu. 29
Burada bir iddiayı dile getirmek durumundayım. İngiliz ordusundan Yüzbaşı B. C. Freyberg 25/26 Nisan geceleyin kıyı-ya çıkarma gösterisinin tamamını tek başına kendisinin yaptığı-nı iddia etmektedir. Kendi hatıralarından alıntılayarak aktaralım:
“Dün gece saat 09.00′ dan sonra alınan emre uyarak ay-dınlatma tabancaları atmak için batıdaki çıkış ye-rine gitmek üzere Grantully Castle nakliye gemi-sinden kalktık. Dartmouth harp gemisi istimbotunun yedeğinde olarak, sahile üç mil kalıncaya ka-dar seyrettik ve burada yedek halatımız fora edile-rek bir mil kadar da kürekle gittik. Bu sırada sa-hilden görülmeden daha ileri gidilmek imkanı ol-madığı anlaşıldı. Bunun için bu gece saat 21.40′da içinde üç tane maytap ile beş kalsiyum fişeği, bir bıçak, bir şimşekli fener, bir de rovelver bulunan su geçirmez bıranda bir torbayı yedeğime alarak, geri kalan mesafeyi geçmek üzere, yüzmeye başladım. Buz gibi soğuk bir suda bir saat bir çeyrek gayretle yüzdükten sonra, sahile çıktım ve ilk maytabı ya-karak tekrar denize atladım. Doğuya doğru yüzme-ye başladım. 200 yarda kadar ilerde karaya yeni-den çıkarak ikinci maytabı yaktım ve vaziyetin ge-lişmesini beklemek üzere çalıların arasına gizlen-dim. Hiçbir şey çıkmadığını görünce, bir gün evvel üzerinde bir takım siperler bulunduğu tespit edilen bir yamaca doğru tırmandım. Siper gibi görünmüş olan bu şeylerin iki kadem kadar yüksek ve 100 yarda kadar uzun bir toprak yığınından ibaret sah-te bir siper olduğunu gördüm. Bunlar henüz yapıl-mış gibi görünüyordu. 250 yarda kadar sokuldum. Bir müddet etrafı dinledimse de hiçbir şey keşfede-medim. Buradan sahile inerek sonuncu maytabı yaktım ve güneye doğru ayrıldım. Bir hayli mesafe yüzdükten sonra, saat 03.00′ ten evvel filikamızda bulunan Yüzbaşı Nelson tarafından sudan alındım. Filikamız, stimbot ve Kennet destroyeri ile birlikte 12 funtlukla sahili taradı ise de bir mukabele gör-medi.
Bana kalırsa sahil boştu. Sabaha doğru, tepelerin görü-nüşünden ve üzerlerindeki ışıklardan, burada düşman bulunduğuna kani olmakla beraber, ele geç-mek ihtimalinden ve fena halde sinirlerimin tutulmasından dolayı daha ileri gidemedim.
26 Nisan sabahı erkenden, Deniz Tümeni ile himaye edi-len filoya, büyük kısım harekatına iştirak etmek üzere güneye hareket emri verildi. Fakat en son ge-minin ufuktan kaybolması üzerinden saatler geç-medikçe, Türklerin körfezin emniyeti hakkındaki endişeleri ve korkuları hafiflememişti.”  30
Şayet bu söyledikleri doğru ise bir kişilik çıkarma birliği savaş hilesi ile iki tümen askerimizi yaklaşık iki gün oyalamış oluyor.