DÜŞMAN NEREDEN ÇIKACAK?

DÜŞMAN NEREDEN ÇIKACAK?

Liman Von Sanders’in 5. Ordu komutanı olarak cepheye gelmesinden önce, Türk kurmayları muhtemel çıkarma bölgesi olarak, öncelikli Seddülbahir olmak üzere Kabatepe ve civarını görüyorlardı. Hazırlıklarını da buna göre yapmaktaydılar. Saros Körfezi ve Anadolu kıyıları da ikinci derece önemli çıkarma bölgesi olarak öngörülüyordu.
Ancak Almanlar, başta Liman Paşa olmak üzere, en öncelikli çıkarma bölgesi olarak Saros Körfezi’ni ve Anadolu kıyı-larını görüyorlar, Seddülbahir ve Kabatepe’yi tali öneme sahip yerler olarak kabul ediyorlardı. Böyle bir kabulün normal sonucu olarak, en çok buralarda tahkimat yapılıyor, birliklerimizin önemli bir bölümünü bu bölgelere yakın yerlere konuşlandırı-yorlardı. Niçin bu bölgeleri, özellikle Saros Körfezi’ni tahmin ettiklerini de şu sebeplerle izah ediyorlardı:
Gelibolu Yarımadası’nın en dar yeri Saros Körfezi’dir. Ya-rım-ada üstünde bulunan birliklerimizin kara ikmal yolu, en dar olan bu dilden geçmektedir. Buraya yapılacak bir çıkarma ile bu dar kısım işgal edilirse, ordumuzun kara ikmal yolu kesilmiş olacağından, ayrıca buradan yapılacak direkt atışlarla, boğaza giren deniz de kesin olarak kontrol edilebileceğinden, ikmalsiz kalan ordumuzun teslim olmaktan başka çaresi kalmaz. Düş-manlar da elbet bunu bilmektedirler. Mutlaka Saros Körfezi’ne çıkarma yapacak ve bizi toptan teslim almaya gayret göstereceklerdir. Bundan dolayı burasını çok iyi savunmamız gerekir.
Bizim kurmaylarımızın bu konuda da itirazları vardı. Şöyle ki;
Evet Saros Körfezi’nin bu özellikleri vardır. Saros’u işgal eden bir düşman, ordumuzun ikmal yollarını kesmiş olur. An-cak tüm ikmal yolları kesilse bile ordumuz, elindeki yiyecek ve malzemelerle en az bir ay dayanabilir. Kaldı ki; Anadolu yaka-sından askerlerimizin bulunduğu Gelibolu yakasına  cephane ve diğer ikmal maddelerini taşıma şansımız da mevcuttur. Düşman bunları elbette bilir ve hesap eder. Ancak düşmanlarımızın acelesi vardır. Elinden gelseydi, hiç kara ordusu kullanmadan deniz yolu ile geçip kısa sürede işini bitirecekti. Şimdi Saros Körfezi’-ne çıkıp, en az bir ay süre ile bizim ordumuzun teslim olmasını bekleyebilecekleri zamanları yoktur. Kestirmeden, hiç zaman harcamadan işimizi bitirmeye ve deniz yolunu açmaya niyetli olmaları gerekir.
Bunlardan dolayı da, Seddülbahir’e çıkarma yaparak, Ki-litbahir savunma tesislerini öncelikle yok etmeye çalışacaklar-dır. Seddülbahir’e çıkan birliklerinin, kuzeyden gelecek tehlike-lere karşı koyabilmesi için de, Kabatepe’ye çıkarak yarımadayı ikiye bölmeyi isteyeceklerdir. Asıl çıkarma yeri bu iki bölgedir. Saros ve Anadolu kıyıları tali çıkarma bölgeleridir. (Resim: 91)
Gerçekler kurmaylarımızı haklı çıkaracaktır, ama ne ya-zık ki, kumanda Almanlar’da olduğu için bu konuda da onların dediği olmuş, iki tümenimiz Saros’u müdafaa etmek için bu ci-vara konuşlandırılmıştır. Bu da bizim açımızdan ilerde görülece-ği üzere büyük kayıplara sebep olmuştur. Çünkü asıl çıkarma bölgesi ile, yanlış konuşlandırılmış birliklerimiz arasında 50 ila 100 kilometre mesafe bulunduğundan, askerlerimize günlerce cebri yürüyüşler yaptırılmış, hastalık, yorgunluk, düşman ateşi, düşman uçakları, denizaltıları ve topçularının hedefi yapılmıştır.
Zamanında çıkarma bölgelerine yetişilemediğinden, ta-kımlarımız, bölüklerimiz, alaylarımız adeta hızarın ağzına veri-lir gibi, onlarca kat kuvvetli düşman askerlerinin önünde, kendilerine emredilen ölüme, toptan sürüklenmişlerdir. 26. 27. ve 57. Alaylarımız ve bağlı birliklerimiz ve daha niceleri hep böyle bi-çilmiştir. Bunların öykülerini ileriki bölümlerde okuyacağız.