ADIM ADIM 18 MART ZAFERİ

ADIM ADIM 18 MART ZAFERİ

1915 yılının Şubat ayı başlarında, İngiliz, Fransız ve bir adet de Rus gemilerinden oluşan irili ufaklı toplam 100 civarında savaş gemisi Ege’de toplandı. İçlerinde yeni imal edilmiş ve yüzer çelik kale diye isimlendirilen,  30 – 40 cm. çaplı, 20 – 25 km. menzilli seri atış yapabilen toplarla donatılmış Queen Eliza-beth isimli zırhlı gemileri, Çanakkale savunma tesislerinde gü-cünü denemek üzere bulunuyordu. Bundan başka İngiliz ve Fransızların çok güçlü ve savaş makinası sayılan gemileriyle meydana gelen bu donanma, o güne kadar Akdeniz’de bir araya gelmemiş olan büyük bir gücü oluşturuyordu.     (Resim: 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32)
Düşman donanması 19 Şubat 1915 tarihinde ilk saldırıyı başlattı. Dış tabyalarımıza ve boğaz girişinin her iki yanında bulunan savunma tesislerimize misli görülmemiş şiddette bombalar yağdırdılar. Savunma tesislerimizi harabeye çevirdiler.
İlerleyen günlerde giriş kısmındaki engelleri aşmayı başa-ran düşman donanması, mayınları da toplayarak boğazın çanak kısmına girmeye muvaffak oldu. Bu arada Seddülbahir ve Kum-kale’ye çıkardıkları deniz piyadeleri ile, toplarımızı tahrip ede-rek, Seddülbahir köyünü de yakarak, kendileri açısından bura-ları tehlikesiz hale getirdiler.
Amiral Carden’in, 14 gün sonra İstanbul’da olacağına dair telgrafı batıda bayram havası meydana getirdi. Hatta açılacak boğazlardan Rus buğdayının kısa süre içinde batıya geleceğine kesin gözüyle bakıldığından, Avrupa borsalarında buğday fiyatlarında büyük düşüşler başladı.
Ne var ki, işler Amiralin umduğu gibi gitmemeye başladı. Gerek Türk seyyar obüsleri, gerek hava muhalefeti donanmayı oyalıyordu. Bu durum karşısında Carden sinir krizleri geçir-meye başladı. Neticede duruma daha fazla dayanamayarak, istifa etti. Yerine tayin olan Fransız Amiral De Robeck, tarihe geçebilmek için hayatının fırsatını yakaladığına inanarak kolları sı-vadı.
17 Mart 1915 günü Limni’de bulunan Queen Elizabeth gemisinde son bir toplantı düzenlenir.
Şimdi gözlerimizi bu toplantıya çeviriyoruz:
“-Dikkat! Amiral De Robeck!
Robeck yerini aldıktan sonra kendine aşırı güvenli, çev-resini süzdü ve ağır ağır konuşarak;
-Arkadaşlar! Bu gün burada, Çanakkale Boğazına yapa-cağımız harekatın son çalışmalarını yapmak üzere toplandık.
Amiral Guebratte:
-Harekatın zamanını öğrenebilir miyiz? diye telaşla sor-du. Bunun üzerine Robeck;
-Deniz Bakanı Sir Winston Churchill’e harekatın, hava koşulları uygun olduğu anda hemen yapılacağını, tasarının aksatılmadan hemen uygulanacağını mesajla bildirdim Amiralim… Aslında meteoroloji hava koşullarının yarın uygun olacağını bildirdi. Şu sıralarda da boğazdaki mayınların son durumu-nu bildirecek raporu bekliyorum.
Subay salonunda yapılan bu toplantıya, Amiral De Ro-beck, Amiral Guebratte, General Ian Hamilton, bir albay ve bir de binbaşı  katılmaktadır. Binbaşı ma-yın arama uzmanıdır ve büyük bir özgüvenle, Bir-leşik Donanmanın yolunun açık olduğunu ve Eren-köy (Karanlık Liman) Koyunda hiçbir mayın tehli-kesinin olmadığını rapor etmektedir…
Bu habere salondaki herkes çok sevindi. Albay dayanamadı:
-Bu durumda tasarının ana hatlarını öğrenebilir miyim, Amiralim? diye sordu.
Bunun üzerine Robeck;
-Boğazın girişindeki Türk bataryaları daha önceki sal-dırılarımızla ortadan kaldırıldı. Türklerin elindeki 90 topu bizim elimizdeki 250 ağır ve seri atışlı to-pumuz 10 dakika içinde susturur. Birinci grupta ben, ikinci grupta Amiral Guebratte bulunacaktır.
Guebratte’a doğru hafifçe gülümseyerek açıklamasını sürdürdü:
-Amiral Guebratte! Boğaz bataryaları susturulup ve ma-yın engelleri temizlendikten sonra, Marmara’ya girme onurunu da size bırakıyorum.
Bu cömertçe ikrama karşılık ne denir ki? Guebratte:
-Teşekkür ederim  Amiral Robeck.
Salondakilerin hepsi bu harekatın donanmanın kesin za-feri ile sonuçlanacağına inanıyordu.” 14