Bulutlar Yardıma Koştu

Bulutlar Yardıma Koştu

bulut1.jpg

21 Ağustos 1915. Çanakkale’de umduğu galibiyeti bir türlü yakalayamayan düşmanlar, son bir defa, ama bu sefer bütün güçleri ile Türkleri gafil avlayıp işlerini bitirmek üzere bir plan yaptılar.
Başkomutanları olan General Hamilton da, bu son ümit saldırısını izlemek üzere cepheye gelmişti.
Sabah erken saatte saldırıya geçtiler. Türk cephesi üzerinden yükselmeye başlayan sabah güneşinin ışıkları gözlerini kamaştırıyor, isabetli atışlar yapamıyorlardı. Hem güneşin bu konumu, hem de Türklerin yoğun ateşi yüzünden, hücumu öğleden sonraya ertelediler. Öğleden sonra Türklerin işini bitireceklerine kesin gözüyle bakıyorlardı. Çünkü yaptıkları hesaba göre şu anda kendi gözlerini kamaştıran güneş ışınları, öğleden sonra kendi taraflarına doğru eğilecek, dolayısıyla bütün parlaklığıyla Türklerin gözünü kamaştıracak, kendilerinin de hedeflerini seçmelerine ve vurmalarına yardımcı olacaktı.
Güneş gerçekten de eğilmeye başladı, harekete geçmek üzereyken inanılması güç bir olay meydana geldi:
Hava pırıl pırıl, berrak iken, birden sağdan soldan bulutlar gelip güneşin önünü kapayıverdiler. Dahası da hiç beklenmiyorken, ovadan fışkıran bir sis tabakası Türk siperlerinin önüne çöküverdi. Buna çok şaşırdılar, saat 14,30 da top başı yaparak yoğun bir ateşe başladılar. Türk siperlerini göremeden ateş ettiklerinden, atışlarının çoğu boşa gidiyordu. Üstüne üstlük bu bombardıman için getirilmiş bulunan 60 lık toplarından çoğu, sebepsiz yere arızalanarak saf haricine çıktılar.
Kurmay Başkanları olan Albay Aspinall bu olayı şöyle anlatıyor:
“Taarruzun öğleden sonra yapılmasındaki sebeplerin başlıcası; güneşi, ilerleyen piyadenin arkasına almaktı. Öğleden sonra güneşin, İngiliz topçusuna yardım edeceği, buna mukabil, Türk müdafaa topçusunun gözlerini kamaştırarak görüşlerini engelleyeceği ümit edilmekte idi. Fakat tabiat da, Türklerle beraber olarak İngilizlere karşı muharebe etmekte idi. Çünkü öğleden biraz sonra güneş, mevsimsiz bulutların arasına girerek kayboldu ve hafif bir sis tabakası, Suvla ovasından kalkarak Türk siperlerini gizlemek için, Türk tarafına geçti.
Saat 14,30 da başlayan topçu hazırlık ateşi, bu yüzden az bir tesir yaptı. Türk topçu mevzilerinden bir çoğu keşfedilememişti. General De Lisle’in düşman topçusuna mukabele etmeğe memur ettiği 60 librelik topların bir çoğu arıza göstererek derhal saf harici çıkmışlardı.”
Bu çarpışmayı dürbünü ile izlemiş olan General Hamilton, o akşam hatıra defterine kısa bir cümle yazmıştır:
“Bu gün Tabiat Türkleri gizlemiş, Allah onları korumuştu.”
Ekrem Şama