AFGANİSTAN - FİGANİSTAN

 

Geçen sene Yeni Zelanda’da camilere saldırarak 100'den fazla Müslüman’ı şehit eden ve yaralayan Avustralyalı cani terörist Brenton Tarrant’ın yargılanmasına başlandı.
Yargılama sırasında evladını kaybeden Afganistan uyruklu  bir Müslüman’ın dedikleri ciğerlerimizi yaktı, gözlerimizi yaşarttı. Mirva Veziri dünyaya insanlık dersi verdi. Özetle şunları söyledi:
“17 yıldır Yeni Zelanda'da yaşıyorum. Çeşitli iftiralar sonucu bütün dünyada ve burada bizleri terörist olarak yaftaladılar. Burada bu caninin yaptığı bu hunharca kanlı saldırı gösterdi ki asıl teröristler Müslümanlar değildir. Teröristin dini milliyeti veya ırkı yoktur. Bu cani terörist sıfatını bizden aldı ve gerçekler ortaya çıktı. Ben bu saldırıda yakınlarını kaybedenlerden sadece birisiyim. Evladımı kaybettim. Ben Müslüman olarak bu cani adam için af ile muamele etmekten başka bir karşılık düşünemiyorum.”
Bu tamamen gerçek olan sözler bizi kardeş Afganistan için maziye götürdü:
1980’li yıllarda yaklaşık 10 yıl süren Sovyet işgalini hatırladık. İşgale ve zulme karşı direnen bir avuç mücahidi hatırladık. Burhaneddin Rabbani, Gulbeddin Hikmetyar, General Dostum, Ahmet Şah Mesut ve diğer Afgan liderlerinden bazılarının Türkiye’deki, mecliste bile olmayan, hatta siyaseten yasaklı bulunan Lider Necmettin Erbakan’ı ziyaretleri, ondan aldıkları savunma taktikleri ile geri dönüşleri, dönerken Erbakan’ın talimatlarıı ile de vardan yoktan toplayabildiğimiz ve ceblerine koyduğumuz paraları ve zafer kazanmaları için dilimizle yaptığımız duaları hatırladık. Kuş tüfeği ile tanka, uçağa, helikoptere karşı olan mücadelelerini yaklaşık 10 yıl sonra başarıyla noktaladıklarını hatırladık. Erbakan Hocamızın bu zaferdeki rollerini düşündük.
Zaferden sonra şüphesiz dışarıdan Afganistan’ın karıştırıldığını ve iç savaşa sürüklendiğini hatırlıyoruz.
Mizansen olarak gerçekleştirildiği bugün net olarak anlaşılan 11 Eylül İkiz kuleler faciasının Müslümanların üzerine yıkılarak, Haçlı seferlerinin ilk kurbanı olarak Afganistan’ın seçildiğini hatırlıyoruz. Henüz başbakan bile değilken ABD’ye çağırılan Recep Tayyip Erdoğan’ı hatırlıyoruz. ABD ve İngiltere tarafından Haçlı seferlerinin başlatıldığı açıklamaları kulaklarımızı tırmalıyor. Afganistan’daki teröristlerin yok edilmesi için burayı işgal etmeye karar vermiş bulunan ABD’ye,, bu işin aslının araştırılmasına, soruşturulmasına bile lüzum görmeden Mehmetçiğin ABD’ye yardım için Afganistan’a gönderildiğini, 2017 yılında devrin Başbakan’ı Binali Yıldırım’ın bir tv programında söylediklerinden öğrendiğimizi hatırlıyoruz. Yüreğimiz sızlıyor. Erbakan Hocamızın işgalcilerin karşısında mücadele edenlere verdiği destek nerede, AKP liderlerinin tam aksine bu defa düzmece sebeplerle işgale gidenlere, sorup soruşturmaya bile gerek görmeden verdikleri destek nerede?
Halen Mehmetçik orada görev yapıyor. Elbette NATO’nun emir ve kumandasında.
Bu süre içinde ABD askerleri gerek direkt olarak, gerek silahlandırdıkları ve kışkırttıkları militanlar vasıtası ile milyonlarca Müslüman’ı katlettiler. Yaklaşık kırk yıldır “terör” iftirası ile yaftalanan ve zulüm üstüne zulüm, tecavüz üstüne tecavüze maruz kalan Müslümanlar.  Akla hayale gelmeyen katliam ve zulüm çeşitleri yaşanmış ve yaşanıyor. Öldürülüp üstüne bevl edilen Müslümanlar mı dersiniz, öldürüp bunu dışarıya “köpek öldürdük” diye duyurulan küçük çocuklar mı dersiniz, organları çalınıp öldürülen onbinler, kaybolan yüzbinler mi dersiniz? Mülteci hayatına mahkum edilen milyonlar mı dersiniz, çiğnenen mukaddesler mi dersiniz?
İçimiz sızlayarak düşünüyoruz:
Elbette bizim askerimiz bu katliamlara bu zulümlere ve tecavüzlere ortaklık etmedi. Ama Afganistan’da işlenen bu insanlık suçlarını istihbaratımızla belgeleyerek uluslararası platformlara taşıyamaz mıydık? Bu yöntemle bari zulümleri azaltamaz mıydık?  Bu hunharca katliamları conilerin hatıra defterlerinden ve gizli çekimlerinden öğrenme yerine biz bu bilgileri sağlayıp teşhir edemez miydik?
Bunu bari yapamaz mıydık?
Afganistan “terör iftirası ile” 40 yıldır “Figanistan” olmuştur, halen de karşılık bulmayan feryad ü figanlar devam etmektedir.
Halen Mehmetçiğimiz de Afganistan’da “göreve” devam etmektedir.
 
 
 
FİGANİSTAN
 
Müslümanlar çaresiz zulme karşı,
Feryad ü figanlar kaplıyor arşı,
Onlarca yıldır kardeş Afganistan,
Sesleri dinle, sanki Figanistan!
 
Ekrem Şama