AKP İKTİDARININ "HARAM" DOSYALARI

 
Haram-helal İslam Dini ile ilgili kavramlardır. İktidarı ilgilendiren bir durum değildir, gibi gözükse de, Kur’anı Kerim’i insanlara çeşitli şekillerde göstererek oy almanın meşru sayıldığı bir ortamda, bu kavramları da masaya koymaya mecburuz.
Buyurun haram deyince ilk akla gelen birkaç konuyu konuşalım:
Alkollü içkiler konusu:
İktidar yanlısı olduğu bilinen “a haber” 2012 yılında şöyle bir haber yapmış: “2003'te 500 milyon litre olan alkollü içki satışları 7 yılda 1 milyar 902 milyon litreye ulaştı.” 
Bu rakam 9 yıl öncesine ait. Binali Yıldırım Bey’in açıkladığına göre içki fabrikaları 3 iken 18 olmuş. Son 9 yılın içki tüketim rakamları nerelere ulaştı, tahmin etmek zor değil. Öyle ya geçmiş 7 yılda 4 katına çıkmış ise 19 yılda kat katına çıkmıştır? Etrafımıza baktığımızda az çok fikir edinebiliyoruz. 
Zina konusu:
Zina haramının ne kadar arttığını bilebilecek dayanak yok. Çünkü karşılığı olan ceza bu iktidar tarafından kaldırılalı beri, takribi bile olsa istatistiğe esas alacak rakamları bulamayız. Bu, zinanın azaldığı anlamına gelebilir mi? “Suç değil ki” istatistiği tutulsun. Şöyle etrafınıza baktığınızda ne demek istediğimizi anlayabilirsiniz.
Fuhuş dosyası:
2012 yılında Milli Gazete, fuhşun 2004 yılına göre 4 kat arttığını Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre işlemiş.
Adalet Bakanlığı raporundaki veriler şöyle: 
2002 yılında 2 bin 669 kişi hakkında fuhuştan dava açılırken, 2007 yılında 4 bin 494 ve 2010 yılında ise 8 bin 409 kişi hakkında dava açıldı. Bu rakamlara göre fuhuş, sadece suç olarak bile sekiz yıl gibi bir sürede dört katına çıkmış. Ayrıca söz konusu raporun başka bir maddesine göre cinsel saldırı ve çocuk istismarı ve müstehcenlik suçları da geçtiğimiz sekiz yıl içinde 2 kat artış gösterdi. Ayrıca Türk vatandaşlarının her yıl yasal olmayan yollardan yurt dışındaki fuhuş sektörlerine 5 milyar dolar civarında para ödediği tahmin ediliyor.
Devletin vesika vererek işlettiği fuhuş evlerindeki kadınlar dahil, sektör çalışanlarının sayısı geçen senelerde 100 bine yaklaştığı bir başka haberin içeriği. Hem de 18 yaş altında olanların da hatırı sayılır bir miktar olduğu ortaya konuyor. Bu olağanüstü artışın sebebi olarak ekonomik sorunlar başta gelirken, herhangi bir caydırıcı yaptırımın da bulunmaması, fuhuştaki artışı körüklüyor. Ekonomik kaygılarla gerçekleştirilen, kırsal bölgeden kente göç olgusunun da fuhşu arttırdığı tespit edilmiş. Manevi eğitimin eksikliği de diğer bir etken olduğu ifade ediliyor.
Kumar dosyası:
28 Şubat sürecinde önü kesilen 54. Erbakan Hükümeti, Türkiye’de faaliyet gösteren kumarhanelere yasak getirmişti. Bu şekliyle özel sektörün kumar payı oldukça minimize edilmişti. Devlet bu sektördeki kendi payını AKP iktidarı döneminde yüksek oranlara ulaştırdı. Bahis, sayısal loto, spor toto, iddia ve benzeri isimlerle oynatılan resmi kumarlar, astronomik rakamlara ulaştı. Buna bizzat Maliye Bakanlığı’nın öncülüğünde katılan cazibeler, kumarbazların sayısında patlamalara sebep oldu. Hele içinde bulunduğumuz yılda artık internetten de çeşitli adlarla bu nevi kumarın oynanmasının önü açıldığı için, kumarda dönen paraların ve kumarbazların sayısının nerelere baliğ olacağının tahmini bile zor.
Domuz eti ve mamullerinin yenilmesi:
İktidarın domuzu kasaplık hayvan statüsüne alması, her yerde satılması neticesini doğurduğu gibi, fabrikasyon gıdalara karıştırılan domuz mamullerinin bilmeden yenilmesine sebep olduğu bir gerçektir. Ayrıca helal yolla kesildiği kesin olmayan etlerin ve tağşişli gıdaların soframıza gelmesi daha kolay hale getirildi. Tağşiş suçu işleyen bazı şirket yöneticilerinin ödüllendirircesine devletin kontrolündeki gıda kuruluşlarının başına getirildiğini Milli Gazete’den okuyoruz. 
Faiz dosyası diye bir başlık açarsak yazımızın hacmi bunu kaldıramaz. Neredeyse faize bulaşmayan vatandaş kalmadı diyebiliriz. Hele son pandemi sürecinde Diyanet İşleri’nin de kıyısından köşesinde “caiz” fetvası vermesi, enteresan durumları ortaya çıkardı. Bu fetvaya rağmen Cumhurbaşkanı “krizden çıkışın ilacının İslam ekonomik sisteminde olduğu” açıklamasını yapmak zorunda kaldı.
Başka hangi haram dosyalarını söz konusu edelim:
Rüşvet mi, yolsuzluk mu, ihale fesadı mı, yalan mı, iftira mı, bölücülük mü, yetim hakkı gasbetmek mi? Bu haramları işleyenlerin 18 yılda ne miktarlarda arttığını resmen olmasa bile etrafımıza baktığımızda alenen görmekteyiz.
Neresinden bakarsanız bakın, haram fiillerin patlama yaptığını kabul etmemiz gerekiyor. Neslimiz ve mayamız haramla bozuluyor. Haram bataklığı günden güne bizi yutuyor. Gidiş hayırlı bir gidiş değildir. Üstelik bunların “dindarların iktidarında” vuku bulması çok düşündürücüdür.
Ayet: “Onlara yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiğinde; hiç olur mu, biz islah ediyoruz, derler.” 
 
HARAM BATAKLIĞI
 
Mayalar vardı dizi dizi,
Nasıl bozuluyor, nasıl?
Haramlar yutuyor bizi,
Nesil bozuluyor, nesil!
 
Ekrem Şama