KARDEŞÇE UYARILAR

 

Geçen hafta ortalık birden bire kokuverdi.
Diyanet İşleri Başkanı haftanın hutbesinde, normal olmayan, meşru da olmayan, sapıklık içeren münasebetleri işleyenleri ve bunların toplum huzurunda alenen ve başkalarını da özendirecek şekilde rahatça işleyenlerin, dinimiz tarafından “lanetlenmiş” kabul edildiğini açıklayıverdi. Ortalığı koku kapladı. Hele Cumhurbaşkanı da bu konuda aynı düşündüğünü açıklayınca karmaşık bir durum ortaya çıktı. 
 Görünüşe göre yaklaşık 20 yıldır kabul edilip yürürlüğe sokulan kanunlara göre Diyanet İşleri Başkanı sözde suç işlemiş; yaklaşık 1400 sene önce yürürlüğe girmiş Dini hükümlere göre ise bu kanunları kabul edip yürürlüğe sokanlar günah işlemişlerdir.
Şimdi konuşmamız gereken şu:
Dinimizin bu hükümlerini hiçe sayarak, bu gibi sapıklıkların alenen işlenmesine müsaade eden, bunların rahatlıkla örgütlenmelerini sağlayan, hatta bu gibi sapkınları ve lanetlenmiş fiillerini devlet güvencesine alan kanunları çıkaranların durumu hakkında ne düşünüyoruz?
Birincisi, bu kanunları; bilerek, isteyerek, hazırlayıp, TBMM’nin tasvibine sunanlar ve olumlu oy kullananlar, tasdik edip yürürlüğe sokanlar dinimize göre çok büyük vebal altına girmişlerdir. Bu veballerinin ismini koymak bize düşmez. 
İkincisi, bu kanunları bilmeden, tetkik etmeden, sadece parti disiplini ve taassubu ile olumlu oy vererek kanunlaşmasını sağlayan milletvekili kardeşlerimiz büyük yanlış yaptılar. Bu yanlışlarının nasıl telafi edileceğini iyi düşünmeli ve telafi etmenin yollarını, bu kanunların düzeltilmesi yönünde çaba sarfederek aramalıdırlar.
Üçüncüsü, bu kanunlar ve diğer mevzuatı kabul edip yürürlüğe sokanlar, seçilmiş veye seçilmişler tarafından atanmış kişilerdir. Bunlar halkın oyu ile gelmiş veya getirilmişlerdir. Oy vermenin vekalet vermek olduğunu artık bilmeyen yoktur. Demek oluyor ki, bu kanunlar bunlara vekalet verenlerin vekaletleri ile çıkarılmıştır. Bu vekaleti veren kardeşlerimiz de büyük hata işlediler. Bu lanetlenmiş olay ve kişilerin ve bu fiillerinin sebebi oldular. Bunların içinde bilmeden vekalet verenler ile, bile bile, isteye isteye vekalet verenlerin vebali aynı değildir elbet. Bilmeden vekalet verenlerin gafletlerine şaşmak gerek. Bu vekaletlerini bunlara veren kardeşlerimiz bu vebalden nasıl kurtulacaklarını düşünmeleri gerekir. En azından hatanın neresinden dönüleceğinin, bundan sonra nasıl hareket etmeleri gerektiğinin tefekkürünü yapmaları gerek.
Dördüncüsü, en başından beri bu tür lanetli fiil ve faillerin toplumumuzu çökerteceğini, üstümüze felaket şimşeklerini çekeceğini inatla, israrla, sürekli olarak gündeme getiren ve maalesef bu kanunları ve sözleşmeleri mutlaka çıkarmak isteyenler tarafından iftira ve karalamalar yolu ile toplumda vekalet oranı itibariyle yüzde 2,5 seviyelerine indirilen Milli Görüş, yani Saadet Partisi’dir.
Beşincisi, bugün bu fiil ve faillerin lanetlenmiş olduğu açıklamasını, memnuniyetle gördüğümüz Diyanet camiası; “Dinbirder” ve benzeri bir iki sivil toplum kuruluşu hariç olmak üzere, bu kanunlar hazırlanırken, görüşülürken ve yürürlüğe sokulurken, bu kardeşlerimiz de yanlış yaparak hiç seslerini çıkarmadılar. Ayrıca kendilerine “kanaat önderi” de denilen bir çok hoca veya sivil toplum kuruluşu mensubu kardeşlerimiz, o safhada da ses çıkarmadıkları gibi, vekaletlerin bunlara verilmesi konusunda çaba sarfettiler. Bunların veballerinin nasıl giderileceğini kendilerinin düşünmesi icab eder.
Şu anda bile bu kanunlardan vazgeçilmiş olmadığı gibi, düzeltilmesi konuşulmuyor bile. Vekaletler halen lanet yönünde işletiliyor. Lanetli fiiller alenen devlet himayesi altında işlenmeye, tv kanalları, sinemalar ve diğer toplumun izlediği ortamlarda alenen işlenmeye devam ediyor. Bu lanetlik durumlardan bir an önce dönülmelidir.
Her kardeşimiz yeniden ve ta başından itibaren durumunu gözden geçirmeli. Başımızdaki musibetlerin kaynaklarını öz eleştiri yaparak, ölüm öncesi pişmanlık ve tevbe müesseselerini çalıştırmalıdır.
Hele üstümüze bu küresel felaketlerin çöktüğü bu günlerde… 
 
ALIŞ VERİŞ
 
Cenneti satarsan bir iki pula,
Cehennemi bulursun, bula bula!
 

Ekrem Şama