GAYRET ZAMANI, CİHAT ZAMANI

 
Coşkulu bir kongrenin ardından, şimdi yeniden tespitler yapıp atılıma başlama zamanıdır.
Önce ülkemizin bugünkü maddi durumuna bir daha bakalım:
Rakamlar kırpılmış bile olsa, saklanamayan bir gerçek, Türkiye küçülüyor. Sanayi sektörü, ayakta zor duruyor. Haraç mezat satılarak kapatılan ve kapanmak zorunda kalan fabrikalar büyük bir üretim krizini işaret ediyor. Ekonomi hem sağlıksız işliyor, hem de küçülüyor. Tarım sektörü, destek göremediği ve itahalatın yaygınlaşması dolayısıyle can çekişiyor. Hayvancılık, tarihinin en kara günlerini yaşamakta. Ticaret, içeride kriz döneminde, talep neredeyse bitme noktasında. Dışarıda ise açık devasa boyutlara gelmiş, cari dengelerdeki dengesizlik kapatılması neredeyse imkansız hale gelmiş. İç borçlar, dış borçlar kat kat artmış, ana para bir yana,faizleri ödenemez hale gelmiş. Vatandaşın borçlarını ise ne siz sorun ne biz diyelim. İşsizlik rakamları takla atmış. Enflasyon mızrak gibi çuvala sığmaz olmuş. Zamlar bunaltma modunda. Döviz ve faiz baskı altında, nereye kadar tutulabileceği belli değil. Genç işsizlerin sayısı olağanüstü boyutlarda. Paylaşımdaki adaletsizlikler dar gelirlinin boynunda, ilmek gibi sıkıyor. Diplomalı işsizler ayrı bir facia. Adalet, birilerinin iki dudağı arasına saklanmış. Terazisi pas tutmuş, kılıcı tek taraflı keskin bir durumda. Eğitimin kalitesi Afrika ortalamalarının altına düşmüş. Lionslar, Roteryenler öğrenci avı peşinde. Anadolu’nun nüfusu, tarımın can çekişmesine paralel, büyük şehirlere kaçıyor. Şehirler beton yığınları haline gelmiş.
Dış politikamızda Amerikan etkisi ciğerlerimizi tahrip ediyor. Hep aldatılma ahları yükselirken, alay, hakaret ve şantajlarının onur kırıcılığı moral dengemizi çökertiyor. Sınırlarımızdan “düşman-müttefikimizin” kuşatması altında gibiyiz. Rusya’nın ne yapacak tiynette olduğunu bilenler biliyor. Avrupa Birliği yegane “medeniyet projesi” olarak oyalama taktiklerine devam ediyor. İslam Birliği artık konuşulamaz ve düşünülemez olmuş. Komşu devletlerle kanlı bıçaklı olmuşuz, bazıları ile ilişki bile kuramaz durumdayız.
Manevi durum ise yürekler acısı. Avrupa Birliği yıkım istedikçe maneviyat katlediliyor. Aile yapımızı sallantıya sokacak uygulamalar devam ediyor. Ahlak ve maneviyat darbe üstüne darbe alıyor. Eğitimimiz ETCEP gibi projeleri deneyerek, sapık nesiller yetiştirme sevdasına düşmüş. Suç işleme yaşı ilkokula inmiş. Hapishaneler dolup dolup boşalıyor. Ilımlı İslam sapıklığı her gün yeni bir kapıyı zorluyor. Kutuplaştırma politikası ile millet fertlerinin arasına saatli bombalar yerleştirilmiş. Yalan ve iftira neredeyse “günah sayılmayacak” duruma gelmiş. 
Ey Milli Görüşçü kardeşlerim. 
Erbakan Hocamızın dediği gibi toprak kaymaya başlamış altımızdan. Kurtuluş reçetesi Milli Görüş’tedir. Bunu hepimiz biliyoruz.
Sarımsak, sirke hesap edecek ne zamanımız var, ne de gereği var. Tazelediğimiz kanlarımızla, kadrolarımızla şimdi arı gibi çalışma zamanıdır. Cihat şuuru ile çalışma zamanıdır. 
Bazı kardeşlerimiz, “Bizim sayımız çok az, biz ne kadar çalışırsak çalışalım bu ters gidişlere mani olacak gücümüz yok ki” demesin. Biz Allah’ın rızasına ve emirlerine uygun kalite ve boyutta çalışırsak O’nun yardımını alırız.
Allah bize yardım ederse de kimse bize galip gelemez, biz galip geliriz. 
Kongremizden önce canla başla çalışıp görevlerini yapan kadrolarımız için Allah Razı olsun, kabul eylesin temennilerinde bulunurken, Genel Başkanımızı ve yeni kadromuzu tebrik ediyor, Cenabı Allah’ın hepimize yardım etmesini niyaz eyliyoruz.
Kongremize katılım sağlayan bütün Milli Görüş erlerini selam, saygı ve sevgiyle tebrik ediyoruz.
 
TARİHİN BALTASI
 
Ayağa kalkıp geçelim atağa,
Cihat bizlere sunulmuş bal tası;
Razı mı olalım bunca batağa?
Çok keskindir tarihin baltası!
 

Ekrem Şama

TOP