OSMANLI DÜŞÜNÜ YORDU

  
Uzun zamandır üzerinde çalıştığım kitabım nihayet hayata gözlerini açtı. Allah’a şükürler olsun.
Kitabımın ismi: OSMANLI DÜŞÜNÜ YORDU-Padişahların salih rüyaları...
Ne yazdım? Konu ne? Neden yazdım?
Birkaç cümle ile açıklamak istiyorum:
Osmanlı Devleti…
Devleti Ebed Müddet, ya da Devleti Aliyyei Osmaniye.
Rüya…
Rüyayı Saliha, ya da Rüyayı Sadıka.
Kimler görür bu tür rüyaları?  Elbette imanı güçlü ve ameli salih olan kişiler. Allah’ın buyruklarını yerine getirmeye çalışan kişiler. Allah’ın cihad emirlerini, yine onun düsturları gereğince yerine getirme gayretinde olan şahsiyetler.
Osmanlı’nın kuruluş yıllarını hatırlayalım. Horasan Erenleri’nin öğretileri, cihad ve gaza ruhunun diri tutulması, Kuran hükümlerinin tatbiki konusunda duyarlı olunması. Allah’ın Dini’ne yardımcı olunmasına dair öğütleri.
Bu ruhla pişirilen ve işe koyulan gaziler, beyler, cengaverler… Çekirdeği bu ruh olan koca bir medeniyet…
Bu ruha yardım ve destek olan halk. Varını yoğunu İlayı Kelimetullah için ortaya koyan yöneticiler ve yönetilenler…
Allah’ın ayetlerini hatırlayalım:
“Ey iman edenler, siz Allah’ın Dinine yardım ederseniz, O da (düşmanınıza karşı) size yardım eder ve ayaklarınızı (sağlam ve) sabit kılar.” Muhammed-7
“Allah size yardım ederse, artık sizi yenecek yoktur. Sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size yardım edebilecek kimdir? Müminler ancak Allah’a güvenip dayanmalıdır.” Ali İmran-160
“Onlarla muharebe edin ki, Allah sizin ellerinizle onları azaplandırsın, onları rüsvay etsin. Size onlara karşı nusret (yardım) versin, müminler zümresinin göğüslerini ferahlandırsın” Tevbe-14
Başka ayetler de vardır? Ortak tema, gerçekten cihad etme, Allah’ın Dini’ne yardım etme, salih ameller işleme…
Allah’ın yardımının ön şartları da diyebileceğimiz bu ayetlerin hükmünce amel edenler, söz konusu yardımı almışlardır. Allah’ın yardımı türlü şekillerde gerçekleşebilir. Kullar bunu her zaman anlamayabilir. Bu yardım, tarihte görüldüğü gibi çeşitli şekillerde gerçekleşmiştir. Örneğin 1.Kosova savaşından önce Murad Han’ın, üzerine düşen tüm tedbirlerini aldıktan sonra, samimi niyazlarda bulunması ve dualarının kabul olduğunun kendisine rüyada bildirilmesi. Preveze Deniz Savaşı öncesi cihad ayetlerinin suya bırakılması anında rüzgarın Müslümanlar lehine yön değiştirmesi…  Bunun birçok örneği tarihte vuku bulmuştur.
Şöyle ifade etsek yanlış olmaz:
Allah yardım edeceği kullarına, her türlü yardımı dilediği şekilde yapar. Bu yardımı bazen rüyada bir takım gerçekleri göstererek yapabildiği gibi, bazen de kalbine ilham vererek gerekli tedbirleri almasını sağlar. Tıpkı Osmanlı Sultanlarına yaptığı gibi.
 Osmanlı Padişahları’nın büyük çoğunluğu rüya ve ilham yoluyla bu yardımları almışlardır. Elbette bunlar o tarihlerde kayda geçirilmediği için haberi bize kadar ulaşmamış olabilir. Muteber tarih kitaplarında kaydedilenleri, belgesi olanları ve şahit ve ispatı olanları kitabımda anlattım.
Yalnız yardım değil. Allah bazı kullarına yine rüya ve ilham yoluyla yanlışlarını düzeltmesi, ya da başına gelecek musibetleriden haberi olması için uyarılarda bulunmuştur. Osmanlı Padişahlarının gördüğü rüyalara baktığımızda bir kısmının da bu türden rüyalar olduğunu anlarız. 2.Osman Han’ın ve Abdülaziz Han’ın gördüğü meşhur rüyalar işte bu türden rüyalardır.
Şu zannedilmesin:
Osmanlı Padişahları günahsız ve hatasız olduklarından bu tür rüyaları görmüşler ve ilhamlar kalplerine gelmiştir.
Elbette onlar da insandı, onların da hataları ve günahları vardı. Ama Allah yalnız hatasız ve günahsız kullara yardım eder diye bir kayıt yoktur. Niyetler halis ise ve niyetlere göre de amel etme teşebbüsleri varsa, tedbirler buna göre alınmışsa, yukarıdaki ayetlerdeki yardımlar söz konusu olabilir. Günah ve hata ayrı bir olay ve insanlık sonucudur. Bunlara tevbe ederek pişmanlık gösterilmesi gerektiği de izaha muhtaç olmayan bir gerçektir.
Allah’ın ayetleri kıyamete kadar geçerli olduğuna göre bu kaideler de kıyamete kadar geçerlidir.
Gaye ve niyet Allah’ın Dini’ne yardım ve cihad olduğu sürece, Allah’ın yardımı da gelecektir.
Osmanlı’nın çok uzun ömürlü olmasının arkasında bu manevi gerçeğin aranması yerinde olur. Bu gerçek, devletin ömrüne etken olan diğer gerçeklerin de bulunmasına engel bir husus değildir. Osmanlı’nın da (bilhassa Padişahlar’ın haricindeki yetkililerin) İlayı Kelimetullah ülküsünden saptığı zamanlar olmuştur. Bunun bedeli de devletin ömrüne etki eden faktörler olarak tezahür etmiştir.
Elbette genel bir niyet ve emelden bahsediyoruz. Bu emel de, Ertuğrul Gazi ve Osman Gazi’nin rüyalarında şekillenen “Kuran Nizamı’nın yeryüzüne yayılması ve Allah isminin yüceltilmesi” emelidir.
Aslında Ertuğrul ve Osman Gazi’nin gördüğü rüyaları esas alırsak, Osmanlı Devleti’nin tümüyle bir rüya olduğunu ifade edebiliriz.
Onlar İlayı Kelimetullah ülküsü ile yetiştirildiler. Cihad etmek için çırpındılar. Kuran hükümlerini duymayan hiçbir kimsenin kalmaması uğruna uğraş verdiler.
Bir çok olayı gerçekleşmesinden önce rüyalarında gördüler:
Kimisi Koca Çınar Osmanlı’nın dünyayı dalları altına alacağını, kimisi zafer kazanacağını, kimisi şehit olacağını, kimisi Halifei Müslimin olacağını, Haremeyn Hizmetkarlığı’nın kendisine verileceğini, kimisi tacını tahtını kaybedeceğini, kimisi ihtilalle düşürüleceğini, kendisini falancanın şehit edeceğini, o falancanın da yine falanca tarafından parça parça edilip öldürüleceğini rüyasında gördü. 
Daha nice rüyalar görüldü…
Hepsi bir bir gerçekleşti.
Belgeleriyle, kaynaklarıyla, Osmanlı Padişahlarının rüyaları merkeze konulduğunda, Osmanlı Tarihi daha kolay anlaşılıyor.
Birçok padişahın nice değişik özellikleri de ortaya çıkıyor…
Kısaca OSMANLI DÜŞÜNÜ YORDU kitabımın konusu işte bu. 550 sayfadan ibaret bu kitabım da, öncekiler gibi yine Gonca Yayınlarından çıktı. Okuyucumla 6. defa beni buluşturan Allah’ıma şükrediyorum.
Yayınevinin telefonu 0212.5285076 dır.
 
Ekrem Şama