HANGİ DİNİN DİNDARI?!.

 
Başbakan ortaya bir söz attı, toz duman arasında herkes bunu konuşuyor.
Dindar gençlik yetiştirmek…
Dediğine göre tinercei gençlik yerine dindar gençlik yetiştirmeyi hedef alıyorlarmış.
AKPARTİ iktidarı 10.yılını doldurdu. Dindarlık ve dindar gençlik yetiştirme konusunda yaptıklarını hatırlamak için biraz hafızalarımızı yoklayalım mı?
Dindar gençlik yetiştirmenin önündeki en büyük engel kesintisiz ilköğretim ucubesi değil midir? Peki bu konuda 10 yılda ne adım atıldı? Hiç. İlköğretim çağındaki yavrularımız dini konularda tamamen bilgisiz yetiştirilmeye devam ediliyor. İmam-Hatip lislerinin orta kısımlar hala kapalı. Bu yaştaki evlatlarımızın Kuran kurslarına gitmesi de engellendiğinden dolayı, alternatif müesseselerde de bilgi edinme şansları hala bulunmuyor. Hafızlık ve benzeri müesseseler en büyük darbeyi yemiş durumda. Hala da düzeltilmiş değildir.
Haçlı saldırılarının İslam ülkelerini bir bir işgal etmeye devam ettiği, Müslümanlara yapılan zulümler ve katliamlar, milyon kişinin katledilme seviyesini çoktan aştığı, ırz, mal, mukaddesat ve kutsal mekanlara tecavüzlerinin hadsiz hesapsız seviyelere ulaştığı, mazlumun değil, zalimin yanında yer alıyoruz görüntümüzün bulunduğu şu yıllardayız.
Bu günkü Haçlı saldırılarına destek vermenin yanında, geçmişte milyonlarca Müslüman’ın katliama uğratıldığı 1100’lü yıllarda yapılmış büyük Haçlı işgal ve zulümlerinin bizzat Başbakan’ın dilinden ibra edilmeye çalışıldığı yıllardayız. Bu durum milletimizin tarih boyunca oluşmuş bulunan Haçlı’ya karşı gerçek duruşunu gevşetmekte, gardını düşürmektedir.
Büyük Ortadoğu Projesinin başdöndürücü bir hızla hayata geçirilmeye çalışıldığı yılları yaşıyoruz. Adeta etrafımızda Haçlı çenberi tamamlanmak üzeredir.
Ders kitaplarında La İlahe İllallah, kelimei tevhidinin ikinci kısmı olan Muhammedün Resulullah’ın şart olmadığının öğretilmeye çalışıldığı yıllardayız.
İslam Dini’nin özü olan ve dışarıdan yapılabilecek tecavüzlere karşı savunma mekanızmasını ifade eden, onlarca kelime ve terimin AKPARTİ iktidarı tarafından okullarda yasaklandığı yıllardayız. Yasaklanan bu terimlerden bazı örnekler vermek istiyorum:
 “Batı, bel'am, beyt'ül mal, biat, cemaat, cihad, dar'ül erkam, dar'ül harp, dar'ül İslam, emir, emir'ül müminin, fetva, firavun, halife, hicret, hilafet'ül müminin, Hizbullah, hizbuşeytan, imam, imamet, infak, kafir, karun, kışla, laikler, laikçiler, Medine dönemi, medrese, Mekke dönemi, melle, mücahid, mümin, münafık, müstaz'af, müstekbir, seyda, şehadet, şehit, şeriat, şeyh, şeyh'ül İslam, şirk, şura, tağut, tebliğ, tekke, tevhid, ılımlı İslam…”
Bu terimleri dinimizden ayıkladığınız anda yüce dinimiz İslam’ı kılçıksız bir balık durumuna sokarsınız. Kılçıksız balık ise sofralarda yenmekten başka bir işe yaramaz.
İslam dini öyle bir dindir ki, mensuplarına, helal nedir, haram nedir, öğretir ve yaşatır. Ahlak nedir tatbik ettirir, yalan söylemenin, fitneciliğin, bölücülüğün önünde onu sağlamlaştırır. Vatan sevgisi aşılar. Mukaddesat uğruna hayatını feda edecek derecede fedakarlığı öğretir. Böyle olduğunu CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu bile anlamış ve gurup konuşmasında ikrar etmiştir.
İslam Dini öyle bir dindir ki, kendisine ve mensuplarına yönelecek dış tehlikelere karşı savunma mekanizmaları oluşturmuştur. Cihad müessesesi bunların başında gelir. Siz bu mekanizmaların temelleri olan terimleri okullarda yasaklayacak ve bu yasaklara rağmen dini öğretmeye çalışacak olursanız, içi boşaltılmış bir İslam Dini’ni öğretmeye çalışırsınız. Buna “Ilımlı İslam” denildiği yıllarda yaşıyoruz.
İnsan düşünmeden edemiyor, neden Ilımlı İslam? Sakın bu bizi şu an çembere almış bulunan Haçlı’nın, halkımızın savunma mekanizmasının oluşmasını engellemek arzusu olmasın!
Bir taraftan “Dindar bir nesil yetiştirmek” söylemi ile dahilde prim yapmayı amaçlamak, aynı anda da yüce dinimizin savunma mekanziması olan temel terimleri yasaklayarak sofrada yenilecek kılçıksız balık haline getirmeye çalışmak… Etrafı sırtlanlarla çevrili bir aslanın dişlerini ve pençelerini söküp, onu besliyorum diye etrafa hava atmanıza benzer bu uygulama… O beslediğiniz belki aslandır ama, aslanlığı elinden alınmış bir aslandır.
Merhum Erbakan Hocamın bir benzetmesi vardı:
İçi saman dolu bir kuşu gösterip bizi aldatamazsınız!... Biz bu kuşun canlısını istiyoruz canlısını!..
Eski bir Cumhurbaşkanı’nın dilinden dillendirilen ve “Ilımlı İslam” projesinin hayata sokulmasını amaçlayan Kuran’ın cihad ve ahkamla ilgili 230 ayetinin tatbik imkanının artık kalmadığının açıklandığı, yukarda yazdığımız yasak terimlerle bu tür bir yasağın hayata geçirilmeye çalışıldığı endişelerinin uykularımızı kaçırdığı yıllardayız.
Sayın Başbakan!
Söyler misiniz, yeni nesle hangi dini öğreteceksiniz?
Gençlerimiz hangi dinin dindarı olacaklar?
 
 
Ekrem Şama
This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.