DİNDAR GENÇLİK YETİŞTİRMEK

Başbakan Sayın Erdoğan AK PARTİ toplantısındaki konuşmasında dindar bir gençlik yetiştirme çabasında olduklarını ifade etti.
Tek başına bu cümleyi aldığımız zaman ellerimiz patlarcasına alkışlarız. Alkışladık da…
Ama heyecanımız geçip biraz düşünmeye başladığımız zaman da, sevincimizin boşa gitmesi ihtimalini düşünüp karamsarlık içine girdik.
Haçlı saldırılarının İslam ülkelerini bir bir işgal etmeye devam ettiği, Müslümanlara yapılan zulümler ve katliamlar, milyon kişinin katledilme seviyesini çoktan aştığı, ırz, mal, mukaddesat ve kutsal mekanlara tecavüzlerinin hadsiz hesapsız seviyelere ulaştığı, mazlumun değil, zalimin yanında yer alıyor görüntümüzün bulunduğu şu yıllardayız.
Bu günkü Haçlı saldırılarına destek vermenin yanında, geçmişte milyonlarca Müslümanın katliama uğratıldığı büyük Haçlı işgal ve zulümlerinin bizzat Başbakan’ın dilinden ibra edilmeye çalışıldığı yıllardayız.
Büyük Ortadoğu Projesinin başdöndürücü bir hızla hayata geçirilmeye çalışıldığı yılları yaşıyoruz.
Ders kitaplarında La İlahe İllallah, kelimei tevhidinin ikinci kısmı olan Muhammedün Resulullah’ın şart olmdığının öğretilmeye çalışıldığı yıllardayız.
İslam dini’nin özü ve tecavüzlere karşı savunma mekanızmasını ifade eden onlarca kelime ve terimin okullarda yasaklandığı yıllardayız. Yasaklanan bu terimlerden bazı örnekler şunlardır:
 Batı, bel'am, beyt'ül mal, biat, cemaat, cihad, dar'ül erkam, dar'ül harp, dar'ül İslam, emir, emir'ül müminin, fetva, firavun, halife, hicret, hilafet'ül müminin, Hizbullah, hizbuşeytan, imam, imamet, infak, kafir, karun, kışla, laikler, laikçiler, Medine dönemi, medrese, Mekke dönemi, melle, mücahid, mümin, münafık, müstaz'af, müstekbir, seyda, şehadet, şehit, şeriat, şeyh, şeyh'ül İslam, şirk, şura, tağut, tebliğ, tekke ve tevhid, ılımlı İslam… Bu terimleri dinimizden ayıkladığınız anda kılçıksız balık durumuna sokarsınız. Kılçıksız balık ise sofralarda yenmekten başka bir işe yaramaz.
Eski bir Cumhurbaşkanı’nın dilinden dillendirilen ve “Ilımlı İslam” projesinin hayata sokulmasını amaçlayan Kur’an’ın 230 ayetinin tatbik imkanının artık kalmadığının açıklandığı, yukarda yazdığımız yasak terimlerle bu tür bir yasağın hayata geçirilmeye çalışldığı endişelerinin uykularımızı kaçırdığı yıllardayız.
Şimdi Başbakan Sayın Erdoğan’a bir soru sormak istiyorum:
Sayın Başbakan!
Sizi ellerimizin içi kızarıncaya kadar alkışladık, dindar bir nesil yetiştirmek niyetinizi açıkladığınız o anda…
Ama söyler misiniz, yeni nesle hangi dini öğreteceksiniz?!.

Ekrem Şama
This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.