BAŞBAKANDA ŞAFAK ATTI!

Başbakan BM'de sert konuştu

Sayın Başbakan Birleşmiş Milletler genel kurulunda konuşuyor. Kulak kabarttım. Çok şey söyledi. Çok haklı şey söyledi. Çok iyi hazırlanmış bir metni genel kurula sundu.
Dinlerken bir ara yerimden fırlamışım.
Ve gayrı ihtiyari bağırmışım.
“Yeni mi anladınız!.. Yani mi anladınız!..” diye.
Cümleyi şöyle kurdu:
“Açık söylemek zorundayım ki; Birleşmiş Milletler bugün insanlığın umutlarını geleceğini tehdit eden korkulara galip kılacak bir liderlik sergileyemiyor. Birleşmiş Milletler, belli ülkelerin çıkarları ve vesayeti istikametinde değil, insanlığın hukukunu korumayı esas almak üzere yeniden yapılanmak zorundadır!”
Belli ülkeler dediği Siyonist ve Haçlı zihniyetine sahip ülkeler…
Aslında Birleşmiş Milletler en başında İsrail Devletini hayata geçirmek için ve İkinci Dünya Savaşı’nın galiplerinin menfaatlerini korumak için kurulmuş bir teşkilattır. Bu ülkeler de ABD, İngiltere, Fransa Rusya ve Çin’dir. Bunlar Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesidir. Onların tasvip etmediği hiçbir yaptırım kararı yürürlüğe giremez, girmemiştir de. Mazlum milletler, özellikle İslam ülkeleri kendi haklarını koruyacak hiçbir kararı buradan geçirip istifade edemezler, edememişlerdir.
Şaşırtıcı olanı TC Başbakanı’nın bunu yeni görüyor olmasıdır. Öteden beri biliyordu da yeni söylüyor diye itiraz edilirse, derim ki; eline nice fırsatlar geçti. Madem biliyordu da, neden bu garabetin düzeltilmesi için kılını kıpırdatmadı? Mesela kısa süre önce Güvenlik Konseyi’nde Türkiye temsilcisi de görev yaptı. Hem de iki yıl. Hangi tasarıyı hazırlayıp ilgili yerlere verdi? Bu konuda hangi devletlerle ikili ya da çoklu müzakere yapıldı? Hiç!..
O halde Birleşmiş Milletler’in bu günkü Haçlı ve Siyonist zihniyetle faaliyetlerini yürütmesinden dolayı mazlum milletlerin uğramış olduğu muazzam zararlardan Türkiye Olarak biz de sorumlu değil miyiz? Birleşmiş Milletler’in düzmece raporları ve yalan senaryoları ile aldığı kararları doğrultusunda; Afganistan, Irak, Libya, Somali, Sudan gibi topraklarda yaşayan Milyonlarca Müslüman’ın hunharca katledilmesi, zenginliklerinin talana uğraması neticesini doğuran, işgaline itiraz etmek bir yana Türkiye olarak biz de yardımcı olmadık mı?
Bütün bunlar olurken Sayın Başbakan’ın ya da ilgili şahısların Birleşmiş Milletler’in bu yapısına dair gıkları çıktı mı?
En önemlisi de Milli Görüş’ün ve lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın bu açık gerçekleri 40 yıldır her platformda dile getirerek, bunun çözümlerini de ortaya koyarak, adımlarını da atarak ömür tüketmiş olmasıdır. İslam Birleşmiş Milletleri, İslam “NATO”su İslam Ortak Pazarı, İslam Dinarı, İslam Kültür teşkilatı diye az mı savundu?
Gömlek değiştirmeden önce bu camiada onlarca yıl siyaset yapmış bir insan olan Sayın Başbakan demek ki bunları hiç kaale almamış! Anlamamış, öğrenmemiş ya da anlamışsa bile Milli Görüş’ü çökertip o çevrelerin desteğini alıp iktidara gelmek için sus pus olmuş.
Peki ne oldu bugün de Başbakan bunları söyledi?
Bıçak kemiğe dayandı. Akdeniz ısındı, haklı davalarımızın bu platformlarda savunulması zarureti hasıl oldu.
Kime güveneceksiniz? Bu yapıdaki Birleşmiş Milletlere mi? Bu yapıdaki Güvenlik Konseyine mi? Bu yapıdaki NATO’ya mı? Ya da Avrupa Birliğine mi? Hayır, hayır, hayır!
Peki bu kurumların yapılarını değiştirmek mümkün mü? Kesinlikle hayır. Çünkü bunlara kendi menfaatleri aleyhine karar aldıramazsınız. O halde alternatif çözümler ortaya konulmalı. Bir an önce.
Bunun için10 yıl geç kaldınız Sayın Başbakan!..
Ama şu an bile anlamış olmanız büyük bir adım.
Bu Haçlı ve Siyonist kurumlardan bize hayır gelmez.
O halde tedbir alın tedbir!..
Her fırsatta kulak zarlarımızı patlatırcasına haykırıyorsunuz:
“Türkiye büyük devlet! Türkiye Dünya siyasetine yön veren bir devlet!”
Büyük devletler çözüm üretebilen devletlerdir.
Buyurun Sayın Başbakan!
İrade sahibi iken çözüm üretin çözüm!..
Üretin ki, alkışlayalım yürekten destekleyelim.
Teşhisi koyup da tedaviye dair hiçbir şey yapmazsanız bu sorumluluk size yeter!..

Ekrem Şama
www.ekremsama.com
www.haberayna.com