BAŞBAKAN’A SAVAŞI SORUYORUM

  

Kimilerine göre savaşa doğru koşar adım gidiliyor.
Birleşmiş Milletler kanalı ile hazırlanan Mavi Marmara Raporu Türkiye-İsrail ilişkilerini her gün biraz daha germeye başladı. Temenni etmeyiz ama bir savaş çıkacak olsa biz ne durumdayız?
Bu durumda hem düşünelim, hem de düşündüklerimizi Sayın Başbakan’a soralım.
Sayın Başbakan, 10 yıldır iktidarda olan bir partinin lideri ve 9 yıldır da Türkiye’nin Başbakan’ısınız. 10 yıldır ordumuzun modern bir tarzda donatılması için neler yaptınız? Dışa bağımlı, hatta dışarıdan yönlendirmeli sistemlerin önüne geçip, kendi ürettiğimiz silah ve istihbarat sistemlerini hakim kılabildiniz mi? Şu anda terörle mücadelede bile ABD istihbaratına bel bağladığınız. İstihbarat bilgilerinin önce ABD ve İsrail yetkililerine ve sonra gerektiği kadarının bizim yetkili merkezlerimize intikal ettiğini herkes anladı. O halde silah ve istihbarat sistemlerimiz dışa bağımlının ötesinde dışarıdan yönlendirmeye müsait bir durumdadır. İsrail’le yaşadığınız Heron skandallarını zatıalinizin dilinde öğrendik. Uçaklarımızın, tanklarımızın gemilerimizin elektronik sistemlerini düşündüğümüzde, İsrail ile girilecek bir savaşta neler olabilir  tahmin etmek zor mu?
Ordumuzun iç yapısının sağlamlaştırılması ve moral motivasyonunun sağlanması için 10 yıldır neler yaptınız? Bu konu başlı başına bir olay. Komuta kademesinin bir kısmı içerde, bir kısmı dışarıdan içerdekilere odaklanmış, en baştaki komutanların bu konudaki fikirleri gündeme düşen ses kayıtları ile iyice deşifre olmuş. Hantal yapı en yetkili ağızdan açıklanmış. Bir an önce akla karanın belirlenmesi ve varsa cuntacıların ayıklanması, yine varsa cuntacı yetiştiren mekanizmaların ıslahı için ne yapılabildi? Hantal yapı ve eğitim öğretim sistemi ele alınıp gereği yapılabildi mi? Yakın bir zamanda bu konunun çözümü mümkün mü? Unutmayalım çıkacak bir savaş, bizim adalet sistemimizin varacağı sonucu beklemez.
Sayın Başbakan! Diyelim ki İsrail’le savaşa girdik.
İslam ülkelerinin işgali için kendisine hava sahamızı, limanlarımızı, havaalanlarımızı tahsis ederek, askerlerine dua ederek yardım ettiğiniz stratejik ortağınız ABD bizi destekler mi? Bırakın desteğini, İsrail’e karşı tarafsızlığını sağlayabilir misiniz? Aynı şekilde Avrupa Birliği…  Bizi destekler mi? Bu mümkün mü? Kıbrıs’ta destekledi mi? Siz, bizi de içinize alın diye yalvardıkça nasıl bir tutum içine giriyorlar görmediniz mi? Haçlılık ruhundan vazgeçmeleri mümkün mü? Sizin ağzınızdan kaç defa duyduk, bizi kandırdılar diye. Bunlara nasıl güvenirsiniz?
Sayın Başbakan! NATO bizi destekler mi? Sizin deyişinizle buna inanacak bir Allah kulu çıkar mı? Şu anda topraklarımıza kurmak için sizi razı ettikleri “füze kalkanı” nın İsraile bakan gözlerini kör etmediler mi? NATO’nun desteğini bir tarafa bırakın, “Bizim düşman listemizde İsrail yok, siz İsrail ile savaşa girdiniz,  o halde bizim silahlarımızı kesinlikle kullanamazsınız!” demezler mi? Kıbrıs davamızda böyle yapmadılar mı?  Ünlü Johnson Mektubu’nu duymamış olamazsınız. Kıbrıs Barış Harekatı hafızalarınızdadır. NATO silahları kullanıldı bahanesiyle  konulan ambargolar neyin nesiydi? Lastiksiz ve yedek parçasız kalan uçaklarımızın uçabilmesi için Muammer Kaddafi başta olmak üzere İslam ülkelerinin yardım ettiğini unuttunuz mu?  Bu gün benzer duruma düşülürse başta akaryakıt ve maddi desteği kimden almayı umarsınız? Apar topar meşruluğunu tanıdığınız ve bavullarla para göndererek takviye ettiğiniz Libya’daki muhalif rejim bize destek verir mi? ABD, Fransa ve İngiltere gibi istilacı güçler buna müsaade ederler mi?
İsrail ile gireceğimiz bir savaşta Birleşmiş Milletler bizi destekler mi? Orada Haçlı ruhu hakim değil mi? Zaten yüzde yüz haklı olmamıza rağmen meşhur Mavi Marmara raporunu hazırlayan onların organı değil mi? Varsayalım ki oradan bazı kararlar çıkarmaya muvaffak olduk. Lehimize olan yaptırım kararlarının Güvenlik Konseyi’nde vetosunu nasıl önlersiniz? Stratejik ortaklığınızın hatırına İsrail’in aleyhine bunu yaparlar mı?
Sayın Başbakan! İslam birliği bizi destekler mi? Kurmadığınız, kurulmuş olanları da işlevsiz hale getirdiğiniz, olmayan İslam Birliği’nin desteğinden söz edilebilir mi?
Peki, komşularımız bizi destekler mi?
Mesela İran! Onlara karşı NATO füze kalkanı konuşlandıracaksınız, sonra destek umacaksınız? Bu mantığı siz kabul edebilir misiniz?  Başka hangi komşumuz var? Irak mı, Suriye mi? Acı acı güldürmeyin?  Azerbaycan mı? İyi de Azerbaycan’ı yeterince küstürmediniz mi? Şu anda İsrail ile Azerbaycan’ın flört ettiğini duymayan var mı?
Günümüzde devletler bloklar ve ittifaklar kurmuşlar. Mesela Haçlılar NATO ve AB bloku ile hareket ediyorlar.
Sayın Başbakan! Siz içinde etkili bir şekilde rol aldığımız dünyadaki zulümleri önlemeye matuf hangi bloku ya da ittifakı kurdunuz ve işler hale getirdiniz?
İslam Birliğini mi? 
Rusya’nın da içinde bulunduğu “Karadeniz Ekonomik İşbirliği”ni mi? Bu konuda neler yaptınız?
Türki Cumhuriyetlerle bir blok çalışması yaptınız mı?
 Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerle bir ekonomik işbirliği?
Bazısına birileri müsaade etmedi, bazısını da siz düşünmediniz, yapmadınız…
Sayın Başbakan! Diyelim ki İsrail’le savaşa girdik.
Bakın Allah’tan başka kimsenin yardımını alacak durumda değiliz. Unutmayalım ki, kendi alacağımız tedbirleri almadıkça, görevlerimizi onun rızası doğrultusunda yapmadıkça ve onun düşmanlarına güvenip de emrettiği şekilde kuvvet hazırlamadıkça, Allah’ın yardımını beklemek cehalettir. Allah’ı da, yardımlarını da anlayamamış bir cehalet.
Sayın Başbakan! 10 yıldır iktidardasınız. Hem de ezici bir çoğunlukla. Allah aşkına bugünleri hiç düşündünüz mü? Yüzünüzü hep Batı’ya, Haçlı’ya çevirdiniz. Hem de onların bin yıldan beri yaptıkları zulüm ve katliamları ibra edercesine söylemlerde bulunarak. İşte savaş tamtamları çalıyor. Lütfen durumunuzu bir defa daha gözden geçirin. Unutmayın bu vatan hepimizin... Kurtlar sofrasında masaya konulacak bir meta değil.
Son olarak diyorum ki, Büyük Ortadoğu Projesi ya da doğru adıyla Büyük İsrail Projesi… Ağzımdan yel alsın!..
Sayın Başbakan, lütfen!

Ekrem Şama
www.heberayna.com
www.ekremsama.com