EY MİLLET, OY İSTEMİYORUM!

Seçimler geçti. Kararlar verildi, oylar sayıldı, sonuçlar kesinleşti.
Ufukta yeni bir seçim yok. Oy isteme kaygım, görüşleri etkileme endişem de yok. Sonuçlara saygısızlık edip kararın yanlış olduğunu söyleyecek de değilim. Ama ben bu vatana aşık, bu dünyanın bir imtihan yeri olduğuna, yaptıklarımızdan ve yapmamız gerekip de yapmadıklarımızdan hesaba çekileceğimize inanan, gelecek nesillerin bizden hesap soracaklarının idrakinde, biraz tarih okumuş bir insanım kendi çapımda.
Seçimlerde Türkiye’yi ve İslam dünyasını bekleyen tehlikeler konuşulmadı. Konuşmaya çalışanların ise sesi çıkarttırılmadı. Manasız kavga gürültüyle kampanya geçiştirildi.
Şimdi avazım çıktığı kadar bağırarak diyorum ki;
Kral Çıplak!!!
Tehlike kapımızda!!!
Ne tedbir alınacaksa şimdi hemen alınmaya başlanmalı, bir gün bile israf edilmeden. Bir şey yapmadan yarınki güne çıkarsak, ayağımızın altındaki toprak biraz daha kaymış olacak!
2001 yılında İkiz Kule mizanseniyle başlatılan Haçlı saldırıları, artık amacına ulaşmak üzere. Amaç başta güzel yurdumuz olmak üzere İslam diyarlarının istilası idi.
Ey Millet, bak artık, gör artık!
Kapıya geldiler!
Afganistan işgal edildi, oralı olmadık!
Irak kanlı bir şekilde istila edildi tınmadık!
Libya şu anda yerle bir ediliyor, kılımız kıpırdamıyor!
Suriye istila için ısıtılıyor, dürbünün tersiyle bakıyor, endişe bile duymuyoruz!
Ey Millet!
Bu Haçlı istilalarında Türkiye’mize verilen rolleri gündeme getirdiğimizde, fanatik bir şekilde particilik yaptığımız söylenip tu kaka oluyoruz. Bu yazımda işin burasına değinmeyeceğim.
Parmağımı güneydoğumuza doğru uzatıp haykırıyorum:
Görmüyor musunuz, Haçlının müdahalesi için neler yapılıyor? Milletin kalbi olan TBMM dahil, nereler karıştırılacak! Kitlesel eylemleri başlatmaları an meselesi değil mi? Resmi dairelerin onbinlerce kişi tarafından baskına uğratılması, onbinlerin meydanlarda oturma eylemleri, kanlı infazlar, toplu yürüyüşler başladığı zaman, şu anda kokusunu hissettirdikleri dehşet günleri geldiği zaman ne yapacağız? Ordu’yu mu üzerine göndereceğiz? Libya böyle yapmadı mı? Suriye’nin yaptığı bu değil mi?
Sonra Haçlılar, NATO, BM, AB, BOP gibi yumruklarından hepsini, ya da bir kaçını güzel yurdumun istilası için kullanmaya kalkarlarsa ne tedbirimiz var?
Durun, biz de sizdeniz!.. Bundan önce size hep yardım ettik! Bunu bize yapamazsınız mı diyeceğiz? Karşılarına neyle çıkacağız?
Nerede tedbir? Bunun tek çaresi İslam Birliği değil mi? Bu konuda ne adım atıldı, hangi safhadayız? Hiç?!.
Başka çaremiz var mı? Nedir? Ne yaptık?
Bugün bir çare üretmeyeceksek, yarın toprak biraz daha kaymış olmayacak mı?
Ey Millet!
Yeni bir seçim yok!
Oy istemiyorum!
İşte Haçlı tehlikesi kapıda!
Ey Millet!
Alınmış hiçbir tedbir yok!
Kral çıplak! Kral çıplak! Kral çıplak!
Toprak kayıyor altımızdan toprak!!!

Ekrem Şama
www.ekremsama.com