Sunu Yorum

Ya Rabbi, aslolan senin Basiret’indir,

Sonsuz hazinenden bize basiret indir…

 

Bismillahirrahmanirrahim…

Allahü Teala’ya hamd, Resül’üne de salat ve selam olsun.

Muhterem okuyucum!

Cenabı Allah’ın vereceği izin çerçevesinde insan ve mal ilişkisini yazacağız.

İnsan imtihan için yaratılmış. Hak yolda mı yürüyecek, batıl yolda mı?

İlk insan Hazreti Adem, aynı zamanda ilk Peygamber. Hakk’ın ilk temsilcisi. İnsanları hak yola davet edici, hak nizamı tebliğ edici. O ve sonra gelen peygamberler, insanları hak-batıl mücadelesinde hak yola sevkedip imtihanı kazanması için çabalar. Ana görevi odur.

Batılın temsilcisi ve batıla davetçi Şeytan. İnsanları hak yoldan saptırmaya çalışacak. Peygamberlerin hak yola davet ettiği insanoğlunu, Şeytan da batıla çevirmeye çalışacaktır. Yani hak-batıl mücadelesinde imtihanı kaybetmesi için çabalar. Ana görevi odur.

Kıyamete kadar bu düzen devam edecek. Devam edecek ki, imtihanın bir anlamı olsun.

Şeytan insanı kandırabilmek için en çok üç tuzak kullanmaktadır; servet, şöhret, şehvet.

Bunları binbir kalıba sokarak insanın önüne çıkarır ve onu kendi temsil ettiği batıl yola hizmet ettirmek için çabalar… İnsan bazen Şeytan’ın kullandığı bu üç tane tuzağa düşer, ya tamamen hak yoldan sapar, ya imtihanı kaybeder, ya da bunlar uğruna günahlar işleyerek kendini tehlikeye atar.

Dünya kurulalıberi öyle insanlar gelmiştir ki, peygamberlerin tebliğ ettiği yolda sağlam olarak yürümüşler, serveti, şehveti ve şöhreti helal sınırları içinde kullanarak, hem onların tehlikesinden korunmuşlar, hem de mertebe kazanmak için onları basamak yapmışlardır. Mecazi olarak ifade etmek gerekirse, uçmaya müsait olarak yaratılmış olan insan, bu kabiliyetini bu üç unsuru yerinde, zamanında, dozunda ve helalinden kullanarak geliştirebilir.

Dünya kurulalıberi yine öyle insanlar gelmiştir ki, Şeytan’ın bu üç tuzağına basmışlar, ibret alınması gereken çeşitli hallere düşmüşlerdir:

Kimisi bunlar uğruna kardeş katili olmuş, gelecek nesillere menfi örnek olarak gösterilmiştir.

Kimisi helal haram kaygısı olmadan, o kadar çok servet biriktirmiştir ki, çağdaşı olan peygamberlere bile kafa tutup, kendi tağutluğunu pekiştirmek için çalışmıştır. Gelecek nesillere ibret için servetiyle beraber yerin dibine geçmiş olanlar vardır.

Kimisi çağdaşı olduğu peygamberin duasını istismar etmiş, sonunda işlediği günahlarla baş başa ölmüş gitmiştir.

Kimisi, serveti o kadar sevmiş ki, ömür boyu biriktirmiş, biriktirmiş, ama hiç harcayamadan başkasının verdiği kirli elbiseleri kefen olarak alıp mezara öyle gitmiştir.

Kimisi bulunduğu mevkiyi şehveti için kullanmış, sonunda yaşadığı hal üzere ölmüştür.

Mal, şehvet ve şöhret uğruna vatanına ihanet edenler, dinini satanlar, mukaddesatını masaya meta olarak koyanlar, makamını istismar edip devletini soyanlar, tertemiz ülkede rüşveti icat edenler, masum olduğu halde iftiraya uğrayanlar ve daha neler neler!..

19 şahsı örnek olarak aldık ve hayatlarını yazarak ibret olacak yönlerini vurgulamaya çalıştık. Malın, şehvetin ve şöhretin bir tutku olarak baş tacı edilmesinin, insanı ne hallere düşürebileceğini uzun uzun anlatmak yerine, yaşanmış örnekleri ortaya koyarak daha kolay anlaşılmasını sağlamak için. Ya da bunların helalinden ve dozunda kullanılması durumunda insanı hangi mertebelere çıkardığını, yaşanmış örnekleri ile sunmak için.

Bütün bunları sıradan insanlara, geleceğin devlet adamlarına, ya da toplumda bir yerlere gelmek isteyenlere ibret olur temennisiyle yazdık. Bu kitap işte bu maksatla kaleme alındı. Enteresan bulduğumuz manzum cinaslı anlatımı da yer yer kullanmaya çalıştık. Bir renk olur, şiirle anlatımı seven okuyucularımıza belki bir sürpriz olur diye düşünerek.

Az veya çok maksadımıza hizmet etmek nasip olursa bizim için bahtiyarlık sayılacaktır.

Gayret bizden yardım Allah’tan…

 

Ekrem Şama

19 Kasım 2012

 

TOP