FİTNE-FESAT İHALELERİ

Son yıllarda atak yapmış olan bir haber sitesi, Haberdem.
Sanırım doğrulardan şaşmamış, haklı olan söylemleri dile getirmiş ve geniş bir yazar kadrosu ile daim taze gündemi yakalamış olması bunda etkili olmuştur. Başarılarının artarak devam etmesi temennimdir.
Kendilerinin daveti üzerine acizane inandıklarımı ve bildiklerimi bu sitede bana ayrılacak köşemde dile getirmeyi vazife addettim. Okuyucularım bilirler; tarih ağırlıklı, günümüze de hisseler çıkarmaya çalışan bir tarzımız mevcuttur. Aynı tarzı burada da inşaallah sürdüreceğiz. Cehd ve gayret bizden olursa, yardımın da geleceğine olan inancımla Bismillah diyorum.
Ne yazık ki, ilk yazımı mecburen acı bir konuya ayırmak zorundayım.
Saadet Partisi 17 Temmuz 2011’de mecburi bir büyük kongre yapacak. Muhterem Erbakan Hocamızın rahmeti Rahman’a kavuşmasının ardından, kanun gereği yapılması gereken bir büyük kongre.
Milli Görüş partilerinin büyük kongreleri genelde düğün, bayram ve vuslat havası içinde geçer. Bunun bir iki istisnası vardır. Bunlardan birisi 1977 MSP kongresidir. Bizler sonradan vakıf olmuştuk, fitneciler öyle bir ateş yakmışlar ki, neredeyse bizler de kanacaktık. Meğer, Muhterem Hocamızı uzlaşmaz, dediğim dedik, istişare etmez, koltuğu kapmış kimseye bırakmaz, Müslümanların davası ile ilgilenmez birisi olarak gösterip, partinin direksiyonuna geçerek kapitalizmin dümen suyuna çekmek için bir ihale almışlarmış… Sağduyu ve feraset galip geldi de, ufak sarsıntılarla olay atlatıldı.
Birlik ve beraberlikle nice büyük kongreler yapıldı. Düğün bayram havasında. Düzenin engellemeleriyle boğuşuldu ama tek yumruk olarak. Ta ki Fazilet Partisi’nin 2000 yılı büyük kongresine kadar.
1977’de fitne-fesat ihalesini alanların da aralarında olduğu yeni ihalecilerin, yine Milli Görüş’ü vahşi kapitalizmin ve küresel sömürgecilerin dümen suyuna çekmek için, bu defa yenilik-gelenek söylemleri ile direksiyonu ele geçirme ihalesini almış olduklarını görüyoruz.
Bu defa da fırsat verilmedi ihalecilere. Ama ne yazık ki, İslam Medeniyeti’nin yenilmiş olduğu, bundan dolayı Haçlı Medeniyeti ile beraber hareket edilmesi gerektiği tezinden hareketle, kurdurdukları parti ile, Muhterem Erbakan Hocamızın emriyle hareket ettikleri gibi cezbedici söylemler eşliğinde büyük bir kitleyi etkilemeyi başardılar. Başardılar ama, bugün geldikleri noktada, milyonlarca Müslüman’ın kanı ellerine bulaştı, mazlumların feryatları gökleri tuttu. Uyanıp dönüş yapmadıkları takdirde daha da nice katliam, sömürü ve zulümlere alet olacaklarını tahmin edebiliyoruz.
Geldik 2010 yılı 11 Temmuz’unda yapılan Saadet büyük kongresine. Milli Görüş’ün sağlam kalan kısmının da, Erbakan Vesayeti’nin sona erdirilmesi adına birkaç koltuk karşılığı dolaylı yollardan bir yerlere kanalize edilmesi ihalesi, büyük kongre günü fark edildi. Muhterem Hocamızın da müdahalesi ile oyun bozuldu.  Bozuldu ama, şekil değiştirdiler. Yeni bir parti kurarak Milli Görüşçüleri asgari miktara çekmek gibi bir fonksiyonu üstlendiler. Tepedeki ihaleciler dışında iyi niyetli bir çok dava eri, bu ayrışmada ihaleciler safında yer aldı.
Anahtar teslimi alınan bu ihale, kendi açılarından başarıyla bitirilmiş olarak kabul edilmiş olmalı ki, kurdukları partiyi kapatmak için bugünlerde toplantılar yapıyorlar. “Kapatma” sözünü teleffuz etmeleri bile artık kapatmasalar da ayağa kalkamayacaklarını göstermektedir. Şimdi iyi niyetlerle yanıltılarak peşlerine düşmüş olan Milli Görüşçü kardeşlerimizin nadim olarak, geri dönüş yapmalarını beklemek yanlış olmaz. Kucaklar ve bağırlar kendilerine açık olmalıdır.
17 Temmuz 2011’de yeni bir büyük kongre geliyor.
Üzülerek görüyorum ki gene birileri ihaleler almışa benziyorlar. Seslerini yükseltmeye başladılar:
 “Falanca ile filanca rekabet halindeymiş. Falancaların hakları yenilmeye çalışılıyormuş. Büyük kongrede hesap sorulacakmış.”
Büyük kongrede yapılacak seçimler için, Saadet’in Milli Görüş geleneğine göre başlattığı istişare çalışmalarını görmezler mi? Metod değişmiş değil ki. İstişare edilecek teşkilat kademelerinde bulunanlar fikir ve görüşlerini rahatlıkla ifade imkanı bulacaklardır. Teşkilat kademesi dışında istişare edilecek şahıs ve kurumlar için de çalışmalar başlatılmıştır. Fikirler ortaya çıkacak, usule uygun olarak kararlar verilecektir.
Bütün bu istişare mekanizmalarının dışında insanlarımızın zihnini bulandırıcı yayınlar ve söylemler, bize yeni bir fitne-fesat ihalesinin söz konusu olduğunu göstermektedir.
Milli Görüşçüler artık tecrübelendiler. Aynı delikten bilmem kaçıncı defa ısırılmayacaklardır.
İnşaallah 17 Temmuz2011’de yapılacak büyük kongre düğün bayram havasında geçecektir.
Milli Görüşçüler davalarını sahiplenmede üyesinden genel başkanına kadar dimdik ayakta olduklarını göstereceklerdir.

Ekrem Şama

www.ekremsama.com
www.haberdem.com