YÜZYILIN LİDERİ ERBAKAN (MEKANIN CENNET OLSUN1)

O’nu 1969 da tanıdım.
Şükür secdelerine kapansam yeridir. Tanımış olmamdan dolayı.
O, bir meçhule doğru sürüklenen trene fren yaptıran kişidir.
O, yönünü şaşırmış olan bir topluma, ellerini makas gibi açarak “Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!” diye haykıran kişidir. O bu bozuk düzende Müslüman’a, Müslüman gibi yaşamasının kapısını gösteren kişidir.
Önceki davetçi ve tebliğcilerin başına ne gelmişse aynısını çile olarak çekmiştir.
Önce yok sayılmak görmezden gelinmek…
Bununla yok olmadığını gördüklerinde, alay etmek, mizahlara konu yapmak… Nice Müslüman’ın bu tuzağa düştüğünü ibretle izlemişizdir.
Bununla da susturamayacaklarını anladıklarında iftira etmek, suç isnat etmek. Yüz kızartıcı fiiller yaptığına ve yapmakta olduğuna inandırmak… Nice Müslüman’ın şuursuzca bu iftiralara inandığını ibretle görmüşüzdür.
Böyle iftiralarla da susturamayınca, fiilen engellemeye çalışmak, hapse atmak, tehdit etmek, kaba kuvvete başvurmak, belden aşağı vurmak… Nice Müslüman’ın da haksız yere maruz kaldığı bu fiilleri gerçekten hak ettiğine inandığını ibretle görmüşüzdür.
Davet ve tebliğcilerin ortak kaderi hep böyle olmuştur.
Daveti en ücra köylere kadar nasıl ve hangi fedakarlıklarla götürmeye çalıştığının yakın şahitlerinden biriyim. Engel tanımaz, mazeret üretmez bir azim ve hareket adamı olduğunu, herkes kabul eder.
Dünya mazlumlarının nasıl ümidi haline geldiğini, sayısız olay ve kişilerle karşılaşıp yakınen şahit olmuş birisiyim.
Hastalık ve bunalımlara nasıl isabetli teşhisler koyduğunu, buna göre nasıl tedavi yöntemleri önerdiğini hep biliyoruz.
Kurduğu, kurdurduğu, yönettiği ve hep lideri olduğu siyasi hareketinin önünün nasıl kesilmeye çalışıldığını çok iyi bilen biriyim.
Bugün ilerlemiş yaşına ve başına getirilmiş türlü dertlere rağmen lideri olduğu hareketin başarısı için nasıl gece gündüz, takat üstü bir azim ve gayretle çalışmakta olduğunu bilen biriyim.
Şimdi O’nun bu gayretlerine bakan insanlar şu iki değişik değerlendirmede bulunmaktalar:
Birinci guruptakiler diyorlar ki:
“Yeter be kardeşim, bir ayağın çukurda. Koltuk hırsı seni ne hale getirmiş. Git torunlarınla meşgul ol. Bırak bu siyeseti. Yaşından başından utan!..”
O’nu tanıyanlar ve mücadelesinin gayesini bilenler diyorlar ki:
“Allah yokluğunu bize göstermesin. Şu yaşına geldi, şu kadar dertle ve ızdırapla boğuşuyor. Ama Milletini o kadar seviyor, davasını başarıya ulaştırmayı o kadar istiyor ki, gece gündüz istirahat etmeden çalışıyor, çalışıyor… Allah gücünü kuvvetini arttırsın…”
Milli Görüş hareketini önce kapatıp, sonra kapanmadığını görerek, bölüp parçalayıp önlemeye çalışanların telkini ile dolu olan beyinler, O’nu Milli Görüş Hareketi’nin liderliğinden almaya çalışmak için tüm hünerlerini sergilemeye devam etmekteler.
Kongre öncesi bu telaşlarını görüyorum.
Genel başkanından üyesine, delegesinden müşahidine kadar hiçbir Milli Görüşçü bu propagandalara kanmayacaktır, kanmamalıdır.
Yüzyılda bir gelen böyle bir “Lider”den ömür boyu faydalanmayı bilen bir topluluk olduğumuza inanıyorum.

O’nun için yazdığım bir manzumeyi paylaşmak istiyorum:

YÜZYILIN LİDERİ ERBAKAN

Biliriz şu sözleri, ki muazzez, mübarek;
Sizden olan lidere, itaat etmek gerek,...
Üstün bir ümmet çıksın, insanların içinden,
İyiyi emr, kötüden men'i görev bilerek...

Yazdıkları okunsun, nurla yazan kalemin,
Yüzyılın liderini tanıdı ruy-i zemin.

Kimisi sehpa kurdu, kimi binerek ezdi,
Silmişlerdi cihadı, ilmihaller bilmezdi.
Mümin, kafir, münafık, yeniden oldu ayan,
Sınırlar belliydi de, çizgileri O çizdi...

Ferasetle bakınca, görecek ki her mümin,
Yüzyılın liderini tanıdı ruy-i zemin.

Gözünüze Müslüman gözlüklerini takın,
Kimler yanında, kimler karşısında bakın,
En makbul şahitlikmiş, hasmının şahitliği,
Nasıl paniklediler, görülmesiyle Hakk'ın?

Tepkisine bakılsın hainin ve zalimin,
Yüzyılın liderini tanıdı ruy-i zemin.

Liderliğini tasdik etti doğuyla batı,
Tuttuğu yola bakın, liderliğin isbatı,
Ömür boyu İla-yı Kelimetullah gaye,
Nice zulümler gördü, bırakmadı sebatı.

Bizlere de gösterdi şükür Rabb-ül alemin,
Yüzyılın liderini tanıdı ruy-i zemin...

Hayata geçer ise kıymetlidir her ilim,
İlmiyle amel eden, işte O gerçek alim.
Topluca yapışmalı, Yaradan'ın ipine,
Parçalanmış bir dünya, zulüm üstüne zulüm...

Tarifine bakılsın arif olan alimin,
Yüzyılın liderini tanıdı ruy-i zemin.

Erbakan ismi ile özdeş oldu mücahit,
İlimde sanayide siyasette müceddit,
Sanki yeniden gelmiş, çağın önüne geçmiş,
Yüzyıl önceki Hakan-ı Veli Abdülhamit!

Çizdiği yöne doğru bakılsın fennin ilmin,
Yüzyılın liderini tanıdı ruy-i zemin...

 
Ekrem Şama

TOP