Cinaslı Şiirler

CAMİLER VE İNSANLAR

CAMİLER VE İNSANLAR

Bakın asrımızın yeni camilerine;
Ulu kubbe, yüksek minare, iyi çini!..
Bu tür israfların bir hesabı yok mudur?
Zira boş bıraktık, camilerin içini.

Avizeler Kristal, süslemelerse enfes,
Camları rengarenk, halılar en halisi!
Lüks camileriyle, hepsi övünür lakin;
Elife mertek der, o semtin ahalisi…

Kitabe konulmuş, görülen duvarlara,
Yazar banisini, derneğini kuranı
Acep kaç kişiye öğretmişler dersiniz?  
Ruhuyla, aslıyla, anlamıyla Kur’anı.

Pencereler renkli kocaman ışıl ışıl,
Hatları kabartma, çoğu da altın varak.
Çocuklarımızı soğuttular camiden,
Kimini korkutup, kiminiyse kovarak.

Gözümüz arıyor, yoksulu arayanı,
Yetimin evine yiyecek götüreni;
Zannediyor olduk, caminin tek işlevi,
Arada sırada olan mevlit töreni.

Şu mihrap, şu minber, mermer taştan oymalı,
Konuşmuş ustalık, nakış desen desen;
Ah edip çırpınır, cemaatin her biri,
Ailende kim var, hangisi sağlam, desen!.. Soğuk havalarda kalorifer ısıtır,
Yazın sıcağında püfür püfür klimalı!
Vücut azaları görevlere kilitli;
Alnı yerde, beli eğik, aklı malı…

Dünya yangın yeri, görevliler konuşmaz,
Konuşsa da yazı yazar su üzerine;
El oyması sanat şaheseri herbiri,
Örümcek ağ yapmış, bak kürsü üzerine!..

Şu kadar cami ki, hepsini insan yapmış,
Bu kadar minare, üstü kat kat şerefe,
Bu camilerden feyz alamazsa insanlar,
Bilinmez ki, nasıl ulaşırlar şerefe?!.

TOP