HELALİNDEN DOMUZLUK

 

Avrupa Birliği Türkiye’nin kendilerine müracaatıyla ilgili hazırlıklarını rapora bağlamış. Adına “ilerleme raporu” diyorlar. Yenice açıkladılar bir tanesini…
Avrupa Birliği’ne almaları için Türkiye bir takım ödevler yapılmalıymış, bu ödevlerin şu şu şu kısımları yapılmış, ama şunlar şunlar da yapılmamış, şunlarda noksanlıklar varmış, gibi maddelerden oluşan bir rapor.
Bakan Egemen Bağış’a bakarsanız,  bu raporda Türkiye’ye haksızlık yapılıyor. Eleştiride ileri giderlerken övgüde cimri davranıyorlar. Böyle dedikten sonra şok bir cümle söylüyor:
“Anamızın ak sütü gibi helâl Avrupa Birliği üyeliğini istiyoruz!..”
Allah aşkına, AB üyeliğinin “helallık” neresinde, “ak süt” neresinde?
Bu cümleye karşı söyleyecek çok şeyimiz var. Ama şu işe bakın ki bizim söylemek istediğimiz bazı şeyleri Başbakan Erdoğan söyledi!
Nasıl mı?
Aynı gün Başbakan’ın bir törende söylediklerine bakarsanız, Avrupa devletleri sömürgecidirler, zalimdirler, dünyanın zenginliklerini sömüregelmişlerdir. Bu gün de aynı sömürülerinin devam etmesi için çalışıyorlar. Pantolonlarının dublesindeki kırıntıları fakir ülkelere verseler açlık kalmaz. Ayrıca bu sömürgeci ülkeler, Birleşmiş Milletler’deki beşli gurubun kendi çıkarları doğrultusunda dünyayı yönlendirmesi dolayısıyla, istedikleri ülkeleri ezip, istedikleri ülkelerin zulüm ve sömürülerini görmezden gelerek teşvik etmektedirler. Bunlar dünya barışını ve adaleti sağlayamazlar. Bunun gibi şeyler ifade ederek büyük alkış aldı.
Batılı Haçlı ülkelerinin zulüm ve sömürülerinin ufacık bir görüntüsüdür bu. Başbakanı biz de avuçlarımız patlarcasına alkışlıyoruz.
Alkışlıyoruz ama şu soruları da sormak zorundayız:
Başbakan’ın da ifade ettiği gibi bu batılı devletler haramla semirmişlerdir. Peki ama bu haramzade devletlerle birlik olmanın neresi helaldir? Haramla şişmiş bir Haçlı dünyasının helalliği olabilir mi? Bugün ve tarih boyunca kara zulüm, kara sömürü, kara vurgun ve kara vicdan neticesi semirmiş bir Haçlı dünyasının neresi anamızın sütü gibi aktır?
Başbakanın dediği gibi artık görmezden gelemeyecekleri bir Türkiye olarak biz, bundan böyle batılı Haçlı devletlerinin bu sömürülerine karşı mücadele mi edeceğiz, yoksa Bakan Egemen Bağışın dediği gibi “Helalinden, anamızın ak sütü gibi” Haçlıların içine girme hayalimizi mi gerçekleştireceğiz?
Domuz sürülerinin talanlarını durdurmaya mı çalışacağız, yoksa biz de helalinden sürünün içine mi gireceğiz?
Ama bir tecrübemiz var:
Başbakan böyle eser gürler, doğruları söyler ama, sonunda gene Haçlı zihniyetine teslim olur. Hep böyle yapmıştır. Füze kalkanı olayında olduğu gibi, Kıbrıs’ta referandumda olduğu gibi, Afganistan’ı ezen NATO’ya katkıların gerçekleştiği gibi, Irak’a musallat olan Haçlılara destek verdiği gibi, Libya’ya NATO müdahalesinde olduğu gibi. Önce eser gürler, gerçekleri ifade eder, arkasından tıpış tıpış teslim olur. Keşke böyle olmasa. Keşke dediklerini yapsa. Ama bin kere olduğu gibi gene hayal kırıklığına uğrayan bizler olacağız.
Şu Haçlı haramzadelerinin kurduğu Avrupa Birliği’ne girip de onlar gibi bizde mi haramzade olacağız? Bizim onların içindeki görüntümüz domuz sürüsü içindeki kuzunun görüntüsü gibi olmayacak mı? Domuz sürüsünde kuzuyu rahat bırakırlar mı sanıyorsunuz?  Onlar kuzulaşmayacağına göre, biz onlara uymak zorunda kalmayacak mıyız? Bu Bakan Egemen Bağış’ın ifadesiyle helalinden domuzlaşma hakkı değil midir?
Bu günlerde Milli görüşün TBMM’nde temsil edilmeye başlamasının 42 nci yılını anıyoruz. 14 Ekim 1969 tarihinde Milli Görüş Lideri Prof. Dr.Necmettin Erbakan, Konya bağımsız milletvekili olarak seçilmişti. Rahmetli ömür boyu Avrupa Birliği’nin zararlarını, ortaya koydu, anlattı. Batı medeniyetinin kuvvete zulme, sömürüye dayandığını hemen hemen hergün tekrarladı.
Halkın bir kısmının onun öğrencisi olarak algıladığı Başbakan Erdoğan da, batılı sömürgeci Haçlı devletleri konusunda, sonunda aynı çizgiye gelmiş gözüküyor. Gözüküyor ama, bir taraftan da Avrupa’ya girebilmek için bakanlarını seferber etmiş durumda.
Hem ağlarım hem giderim hesabı, Haçlıların aleyhinde konuşmaya devam ederek alkış toplarken, diğer taraftan onların içine girmeye çalışıyor.
Erbakan Hocamız şimdi hayatta olsaydı sizce ne derdi:
Ey Millet!
Büyülendin mi?
Hala dönen oyunları göremiyor musun?
Kaçıncı defa aldatılıyorsun!?.
 

Ekrem Şama

Milli Gazete