SURİYE TOPRAKLARI VE TARİH

 
Suriye topraklarının tarihi bir özelliği vardır.
Dünyada tarihe yön değiştirterek İslam dünyasının gidişini etkileyen büyük olaylar ekseri bu topraklarda meydana gelmiştir.
Kısa kısa örnekler vermeye çalışacağız:
Hazreti Ebu Bekir ve Hazreti Ömer dönemlerinde İslam coğrafyasının batıya ve kuzeye açılması bu topraklarda meydana gelen Yermuk ve Ecnadeyn zaferleri ile mümkün olmuştur. Kudüs dahil Filistin ve Mısır’ın kapıları buradan hareketle açılmış, Avrupa’yı batıdan kuşatma başarıları da dahil olmak üzere, büyük İslam devletinin hareket noktası bu topraklar olmuştur. 
Hazreti Ali’nin hilafeti döneminde İslam dünyasını derinden etkileyen, büyük tefrikanın kaynağı olan Muaviye Bin Ebi Süfyan isyanı bu topraklarda meydana gelmiş, Sıffin savaşı ile Müslümanlar arasında halen etkili olan büyük kavgalar dönemi başlamıştır. Emeviler dönemi ile İslam devletine yaklaşık 100 yıl başkentlik etmiş olan Şam bu topraklardadır.
1094 Miladi yılda başlayıp, yaklaşık 200 yıl devam eden büyük Haçlı istilasının odak noktası bu coğrafyadır. İmadeddin Zengi, Nurettin Zengi ve Selahaddin Eyyubi gibi, dağılan İslam devletlerinin birliğini oluşturan ve  Haçlıları temizleyen İslam kahramanlarının hareket noktaları bu topraklardır.
Çığırından çıkmış bir Memluk devleti. Haremeyn’i bile koruyamayacak kadar güçsüzleşen bir Halife ve durumu düzeltmek için 1516’da harekete geçen bir Yavuz Sultan Selim Han. Hilafetin güçlü Osmanlı sultanlarına geçişini sağlayan Mercidabık zaferi. Suriye toprakları işte bu muazzam tarih değişikliğine sahne olmuş, sadece İslam dünyasının değil, tüm dünyanın yeni rotası bu topraklarda çizilmiştir. Böylece bu topraklarda yaklaşık 400 yıl sürecek olan barış ve istikrar dönemi başlamıştır.
Müslüman Arapların Halifei Müslimin’e karşı harekete geçmek gibi tarihi bir leke olan, 1916 yılında vuku bulan Şerif Hüseyin isyanı ve bu isyanın alt yapısı ile ilgili “Suriye Genel Valililiği” bu topraklarda sahnelenmiş, ünlü ittihatcı Cemal Paşa yaptığı yanlış veya doğru icraatları ile bu toprakların adı ile özdeşleşmiştir. 
General Allenby kumandasında İngiliz birlikleri karşısında “Yıldırım Ordularımız” adeta silah bile atmadan geri çekilmiş, Kudüs ve bütün Suriye toprakları elden çıkmış, bu durumda “Mondros Mütarekesi” imzalanmak mecburiyeti hasıl olmuş olmakla, tarihin seyri bir defa daha bu topraklarda değişmiştir. Tarihin bu rota değişikliği neticesinde, Osmanlı tarihe mal olmuş, Anadolu’da yeniden cihad ateşi yakılarak Osmanlı’nın bakiyelerinden kurtarılması mümkün olanlar kurtarılmış, ama Hilafet makamı ilga edilmiştir. Bu da İslam dünyasının tarihi bakımından büyük bir rota değişikliği olmuştur.
Bugün ise Büyük İsrail hayalleri ile hazırlanan Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)’nin hayata geçirilmesi için yine Suriye coğrafyası zemin olarak kullanılmaya başlanmıştır. 
Dememiz odur ki, Suriye hep tarihin rotalarının değiştiği bir coğrafya olarak günümüze kadar gelmiştir. Şimdi bu son BOP yıkımı da bu topraklarda hayata geçirilmeye çalışılırken bu sefer bari bu rota değişikliğine fırsat verilmemelidir. Zira bu defa yapılmak istenen tarihi yön değişikliği bizim de parçalanmamızı murad eden bir duruma gelmiştir. 
Şayet bölgedeki mazlum milletler ve devletler bir araya gelip bir birlik oluşturmazlarsa, Suriye toprakları tarihin rotasını felaketlere sebep olacak yöne doğru çevireceğe benziyor. 
Müslümanlar olarak buna seyirci kalmak bir yana asla izin vermemeliyiz.
 
BOP TUZAĞI
 
Tarihi değiştirecekler; 
Göz göre göre!
BOP tuzağı falan yokmuş;
Kör göze göre!
 

Ekrem Şama