AKP'NİN BÜYÜK FEDAKARLIKLARI

 

 
Feda etmek, kıymetli bir şeyini elde etmeyi istediği bir değer uğruna gözden çıkarmak demektir. Bu para gibi bir değer olabileceği gibi bir eşya, kıymetli bir hatıra faydalı bir düşünce, tasavvur da olabilir. Ya da bunlara benzer şeyler.
Bunu sık sık ve büyük ölçüde yapanlara da fedakar denilmektedir. 
Bu anlamda AKP’nin iktidara geldiği günden beri çok büyük fedakarlıkları olmuştur. Bunları tek tek sıralamak uzun zaman alır, büyük yer kaplar. Şu küçücük yazımızın hacmine sığdırabileceğimiz fedakarlıklardan birkaç tanesini yazmak isteriz.
Özü kabuğa feda etti. Öz boşaldı, kuru kabuk kaldı. Mesela dindar gençlik yetiştirmeyi vaad betti ama gelinen noktada gençliğin büyük bir kesimi içi boşaltılmış bir dindarlık yaşamakta. Mesela, başörtüsü serbestiyetini sağladı ama örtülü kafaların içindeki şuurları büyük ölçüde törpülendi.
İslam dünyasını Haçlı ve Siyonist ihtiraslarına feda etti. Etrafımıza baktığımızda kaç İslam ülkesinin paramparça olup boşaltıldığına bakınız. Kaç milyon ceset, kaç milyon mağdur, kaç milyon mülteci olduğunu tahmin etmek bile mümkün değil. Soygunların, vurgunların haddi hesabı yok. Efendim bunda AKP’nin ne günahı var, diyenler yakın geçmişi tetkik etsinler. Kendileri görsünler. 
Eğitimde kaliteyi şekle feda etti. Lüks ve devasa binalar, seyreltilmiş sınıflar, akıllı tahtalar, tabletler, kitaplar, kalemler. Bunlar mükemmel. Ama ya kalite? Eğitim kalitemizin dünya sıralamasında geri kalmış Afrika ülkelerinin bir çoğunun da gerisinde olduğunu söylemek yetmez mi?
Mali kaynaklarımızı betonlara, asfaltlara, çelik konstrüksiyonlara, hafriyat benzeri ölü yatırımlara feda etti. Derde deva olabilecek bir tane fabrika inşa edilebildi mi? İç ve dış borcumuz nereden nereye fırladı? Yap-işlet-devret modeli ile yapılanların çok güzel şeyler olduğu doğru ama bunlar sebebiyle geleceğimiz de ipoteklenmiş oldu. Burada bunu izah edecek değiliz. Tetkik etmek isteyenler anlayacaklardır.
“Emredildiğimiz gibi dosdoğru olma” özelliğimiz yalana, iftiraya, karalamaya feda edildi. Yalan söylemek başarının anahtarı sayıldı. İftira etmenin mesuliyeti görmezden gelindi. Meydanlarda yalan söylemenin caiz olduğunu, iş başına gelindiğinde illa söylemlerin gerçekleştirilmesinin gerekmediğine, bütün dünyada bunun böyle olduğuna dair açık beyanatlarda bulunuldu. Hatta “bazı durumlarda” yalan söylemenin cevazına dair fetva “bazı durumlar” genişletilerek yaygınlaştırılması için yeni fetvalar verilir oldu.
İslam Birliği gayesini Avrupa Birliği uğruna feda etti. Öyle ki, İslam Birliği Milli Görüşçülerin çalışma sahası olması dışında zihinlerden neredeyse silindi. Avrupa Birliği’ne girebilmek için milletin bütün değerleri neredeyse yerle yeksan edilirken, yerine Avrupa’nın kokuşmuş değerleri ikame edildi. Avrupa Birliği bir medeniyet projesi kabul edilir oldu.
AKP’nin fedakarlıkları elbet bu kadar değil. Millet bütünlüğünün ötekileştirmeye nasıl feda edildiği, yerliliğin, milliliğin; globalizme, küreselliğe nasıl feda edildiği, yerli üretimlerle kısmen de olsa sağlanan gıda güvenliğimizin nasıl yabancılardan gelme gıdalara feda edildiği, kendi üretim tesislerimizin nasıl borç ve faizlere feda edildiği, milletimizin fertlerinin çalışma ve üretme erdeminin nasıl borçla yaşamaya feda edildiği, sağlam aile yapımızın nasıl dinamitlenerek feda edilmeye çalışıldığı gibi daha bir çok fedakarlıklarını zikretmek gerekir. Ama yer darlığı bunları saymamıza imkan vermiyor.
Bunları düzeltme imkanı var mı, diye bir soruyu duyar gibi oluyoruz. AKP iniş sürecinde bile hala bir çok imkanı elinde bulunduruyor. Bozduğu mevzuatı düzeltme imkanını şu an elinde bulunduruyor. Tarihi yüklerini kısmen azaltacak olan bu düzenlemeleri yapar mı, yapmaz mı bilemeyiz. Tepkilere kulaklarını tıkadıklarına göre bu biraz zor gibi duruyor. Ancak bu fedakarlıklarla alt üst ettikleri değerlerimizin uzun soluklu da olsa Milli Görüş umdeleri ile çözülebileceğini unutmamak gerek.
 
 
AKP’NİN FEDA ETTİKLERİ
 
Feda edilen bu değerlerimiz,
Hem hayatidir hem de çok büyük!
Düşündükçe yanar ciğerlerimiz,
Dareyn azabına sebeptir bu yük!
 

Ekrem Şama

TOP