SERVETİN TEMİZLİĞİ ZEKAT

 

6 Nisan 2020 tarihli Milli Gazete’deki köşemizde “Zekat Ve Devlet” başlığı altında bir yazı yazmıştık.
O yazımızda konulara kısaca değinmek zorunda kaldığımız için, bazı cümlelerimizin açıklanması ihtiyacı doğmuş olmalı ki, özelimizden çok soru ve açıklama talebi geldi.
O yazımızın bir bölümü şöyle idi: 
“Zekat devlet eliyle yapılan bir ibadettir. Paygamberimiz ve takip eden Raşit Halifeler döneminde, Tevbe suresi 103. Ayeti Kerimesi gereği zekatları devlet toplamış ve beytülmale gelir kaydetmiştir. Toplanan bu zekatları devlet, Tevbe suresinin 60. Ayeti Kerimesi’nde tek tek sayılan 8 sarf yerine dağıtırdı. Bunlar, fakirler, miskinler, zekat işinde çalışanlar, kalpleri İslam’a ısındırılacak olanlar, borçlular, köleler, Allah yolunda ve yolda kalmış olanlardır.”  
“Tevbe suresi 103. Ayeti’nin fariza olarak yüklediği kaçınılamaz zekat toplama görevini, Müslüman devlet başkanına ve İslami kurallara göre yönetilen devlete yüklemektedir.”  
“Bu gün İslami bir devlet ve onun Müslüman bir devlet başkanı bir arada bulunmadığına göre, gerek Tevbe Suresi 60 ve gerek 103. Ayetlerindeki farzlar nasıl yerine getirilecektir? Daha açık ifadesi ile bu Ayetlerde emredilen zekat toplama farzları karşısında Müslümanlar ne yapacaklardır?” 
“Bu farzların yerine getirilemeyişi karşısında bütün Müslümanlar mesuldürler. Hesaba çekileceklerdir. Bu hesaptan kurtulmak için Müslümanlar kendi aralarında bir “zekat müessesesi” kurup, zekatlarını İslami usüllere göre toplayıp dağıtacaklardır. Bu müessese geçici bir müessese olacaktır. Aslolan İslami kaidelere göre işleyecek bir devlet mekanizmasının kurulması, zekatların da bu devlet tarafından mecburi olarak toplanıp dağıtılması olacaktır. Daha açık ifade ile Müslümanların Kur’an Nizamı’nın kurulup yürütülmesi gayesi ile bütün güçlerini kullanarak çalışmaları üzerlerine vecibedir. Bu çalışmalar neticeleninceye kadar “geçici zekat müessesesi” zekatların tanzimi ve yürütülmesi ile görevli olacaktır.”
“Farketmişsinizdir, bu cümlemizin içinde Erbakan Hocamızın bir ömür üzerinde çalışıp verdiği cihadın tarifi yatmaktadır.”
“Netice şuraya gelir:
İslam devleti bulunmadığı zamanlarda, Müslümanlar bu devleti kurmak için bütün güçleri ile çalışacaklar, yani cihad edecekler, bu arada zekat müessesesini de kurup işleteceklerdir.”
Zekatı toplamak İslam devlet başkanına verilen bir görev ve sorumluluktur. Çünkü ayette “emir” siygası kullanılmıştır.
Zekatın sarf yerlerini gösteren ayete baktığımızda ise, sayılan 8 sarf yerinin tamamının zekattan pay alması ancak bir “devlet düzeni” ile mümkündür. Münferit şahısların böyle bir uygulamayı yapmaları zor, hatta imkansızdır. Konu hakkında Elmalılı tefsirinden, yukarıda yazdığımız ilgili ayetlerin izahlarına bakılmasını tavsiye ederiz.
Elbette, bu gün İslami kuralların yürürlükte olduğu bir devlet düzeni yoktur. Ama Müslüman olan herkese böyle bir düzen kurmak için cehd ve gayret göstermek farz kılınmıştır. Yani bu farzı yerine getirmek için Müslümanlar gayret göstermekle yükümlüdür. Zekat da devlet eliyle yapılması gereken bir ibadet olduğundan, bu düzeni kuruncaya kadar geçici olmak kaydıyla “zekat müessesesi” kurup işletmek, aynı Müslümanlar üzerine farzdır. Ne zamana kadar? Elbette İslami düzen kurulup, zekat bu düzende yerini alana kadar.
Zekatların toplanması ve sarf edilmesi devlet veya geçici olarak “devlet yerine geçecek olan zekat teşkilatı” aracılığı ile yerine getirilecek bir ibadet olduğu, ayetlerin hükmü ile açıkça belirtilmiştir. Günümüzün Müslümanları yıllık zekatlarını ekseriya Ramazan ayına denk getirmekte ve ödemektedirler. Bu zamanlama bir zorunluluk değil, tercih konusudur. 
Yazımızı şöyle bağlayalım:
Zekat konusunda çok titiz olan Müslümanlar, yukarıda açıkladığımız şeklin dışında verecekleri zekatların usül olarak İslami kurallara ne kadar uyduğunun da bir muhasebesini yapmalıdırlar. Ekseriya “fakirler” sınıfına zekat verme alışkanlığı kazanmış olan Müslümanların, bundan başka yukarıda saydığımız 7 sarf yerinin daha bulunduğunu, bu sarf yerlerinin birinin de “cihat” yani “fi sebilillah” olduğunu unutmamaları gerekir.
 
 
ZEKAT TEMİZLİKTİR
 
Babadan görülen çok usül var,
Hepsi de doğrudur sanmamalı;
Kitapta varsa doğru kurallar, 
Yanlışla temizleriz sanma malı.
 

Ekrem Şama