BAYRAM VE TÜRKİYE

 

 
Bizce Türkiye bayram kutlamayı hak etmiştir.
Tepe tepe bayram yapmalıdır.
Hatta yılda birkaç gün değil, her gün bayram etmelidir.
Çünkü Türkiye dünyada bir çok konuda tek ülkedir. Nasıl yani, diye sorarsanız izah etmeye çalışalım: 
Takip ediyorsanız, ABD ve batılı diğer sömürgeciler, Trakya'ya, Ege adalarına, Doğu Akdeniz'e, Suriye'ye, Irak'a ve Basra körfezine asker ve kuvvet yığıyorlar. Buna rağmen Türkiye tam 7 aydır seçimle uğraşabiliyor. Dünyada böyle, kuşatılırken rahat olabilen başka bir ülke duydunuz mu? 
Dövizin, faizin ve enflasyonun birbirleriyle kıyasıya yarışa girdiği, ekonomik krizin ve işsizliğin kasıp kavurduğu bir Türkiye tam 7 aydır seçim ile yatıp seçim ile kalkabiliyor. Zaten yeni bir seçim geçirilmiş ve ayları almıştı. O zaman 7 ay değil 2 yıldır seçimle hemhal olabiliyor. Dünyada böyle başka bir ülke var mı? 
Dört bir tarafından kuşatılmış olmasına rağmen, halkının birlik, bütünlük içinde kenetlenmiş olmasına rağmen, kendi halkını bölmeye, bir kısmını diğer bir kısmına hasım imiş gibi göstererek oy devşirmeye çalışan politikacılarının bulunduğu bir başka ülke duyanınız var mı? Bu konuda da tek olduğumuzu kabul etmeliyiz? 
17 yıldır kahir ekseriyetle iktidarda bir siyasi partinin olduğu, bu iktidarın her konuda kötü olan ülkenin, bu duruma düşürülmesinden kendi kusuru yokmuş gibi, kah dış güçleri, kah parlemantodaki muhalefeti, kah parlemanto dışındaki partileri sorumlu gösterdiği başka bir ülke olabilir mi?
 Yine bu 17 yıl içinde yapılmış iyi sayılabilecek icraatları kendine mal edip, kötü ve ters gidişleri asla kabullenmeyen iktidarı bulunan dünyada başka bir ülke var mıdır? 
Dünyanın en güvenli seçim sistemini biz yaptık. Artık ülkemizde seçim hileleri devri sona ermiştir, diye övüne övüne seçime gidildiği halde, yapılan seçimler sonunda şaibe, oy çalma ve usulsüzlük iddiaları ile seçimi iptal ettiren bir iktidarı bulunan tek ülke değil miyiz? 
Sistemi değiştirip tek adam yönetimine geçen, ama o tek adamın adeta belediye başkan adayı gibi davrandığı, bir başka memleket duydunuz mu?
İktidara geldiğinde “Faiz bir dünya gerçeğidir, faizsiz bir ekonomi düşünülemez” diyerek, faizli ekonomi uygulayarak yola çıkan, faizin ülkeyi kasıp kavurması karşısında, başkan adaylığı sırasında, “Faiz ile ancak ben mücadele ederim, verin bana oyları bakın nasıl aşağı çekiyorum” diyerek oyları aldıktan sonra, artan faiz ve enflasyonun arkasından bakakalan yetkililerin olduğu bir ülke olabilir mi? Oldu işte, hem de tek olarak!
Tarım ve hayvancılığın ipini ilgili bakanlıkla, aile ve gençliğin ipini ilgili bakanlıklarla, sanayin ipini ilgili bakanlıkla, maliyenin ipini Maliye Bakanlığı ile, adaletin ipini Adalet Bakanlığı ile, dışişlerimizin, eğitimimizin, velhasıl işlerimizin ipini ilgili bakanlıklarla çekme gayretinde olan bir başka devlet bileniniz var mı? Tekiz tek!
Aksaklıkları düzeltmesi gereken yetkililerin bazen, “Bir ülkede adalete güven yoksa o ülkede rahat ve huzur olmaz”; bazen “Bir tarım ülkesi olan Türkiye’de tarım ürünleri ithal edilmesi beni çok üzüyor” diyerek sızlanmalarda bulunan sorumlulara sahip bir ülke düşünebiliyor musunuz? Biziz biz. Tek olarak biziz!
Dışarıda ve içeride defalarca aldatıldığını yana yakıla anlattıktan kısa bir süre sonra halkın karşısına geçip; “Ne aldatan, ne de aldanan olmayacağız” diye cümleler kuran yöneticilere sahip bir tek ülke biz değil miyiz?
Basını, televizyonu, interneti, radyoları ile bütün medyanın drekt ve dolaylı olarak kontrolünde bulunduğu bir yetkilinin, “sesimi duyuramadığım için ÇALDILAR demek zorunda kaldım” diye yalana mazeret uyduran yöneticisi bulunan bir ülke tek bizim ülkemiz.
“Seçim meydanlarında dediklerimiz ile, gerçek hayatta uygulamalarımız birbirini tutmaz” diyerek seçim kampanyalarını yalan üzerine bina ettiğini itiraf eden bir siyasi parti temsilcisinin, hala halkından oy alabildiği bir başka ülke düşünülemez.  Bu vasıftaki siyasetçileri ve bu siyasetçilere halen güven duyan halkı olan tek ülke biziz.
Göz göre göre, halkın gözlerinin içine baka baka, falanca parti seçimlere girmiyor, diyerek yalan söyleyen yetkilileri olan bir başka ülke olduğunu sanmayız.
Kendi uçaklarını, tanklarını ve helikopterlerini hiçbir fabrika kurmaksızın, seri olarak imal edebilen bir ülkeyiz. Bu konuda dünyada bir benzerimiz yok.
 “Evet hatalarımız günahlarımız var ama, siz yine bize oy verin, seçimden sonra biz tevbe ederiz” diyerek halktan oy isteyen siyasetçilerin bulunduğu bir başka ülke gösterenin alnını karışlarız.
Bütün sorunlara çözümler üretmiş, kardeşliği pekiştirmeyi formüle etmiş, geçmiş yaptıklarının Türkiye’nin kurtarılması için tek çözüm olduğunu avazının çıktığı kadar bağıran Milli Görüş’ün; yalanlarla, iftiralarla, içten ihanetlerle sesinin kısılmaya çalışıldığı, halkın ekserisi tarafından anlaşılamayan, bundan dolayı da o batıldan bu batıla sürüklenen bir başka ülke ve halk var mıdır?
Aslına bakarsanız dünyada tek olduğumuz o kadar konu var ki? Ama sözü uzatmaya gerek var mı?
Bizce Türkiye İslam dünyasında bayram kutlamaya hak kazanmış TEK ülkedir. Hatta sadece Ramazan ve Kurban bayramlarını değil, senenin her günü bayram kutlamaya müstahak bir ülkedir Türkiye!
Efendim Bayramımız hayırlara vesile olsun… 
 
BASIN BİR GÜN PİŞMAN OLURSA
 
“Biz kontrol altındaki basınız;
Müstehakız, üstümüze basınız!
Biz parayı verenlere yakınız;
Neler demişsek, ateşte yakınız!”
 

Ekrem Şama

TOP