DARBELER DARBESİ

 
Tarihi 20 yıl geriye alıp yeniden düşünme imkanımız olsa, aklımızdan neler geçerdi acaba?
Mesela o yıllarda, birileri ülkemizde darbe yapıp bir “cunta yönetimi” kurmuş olsalardı. Cuntacı başları çıkmış televizyonlara konuşuyor olsalardı. Faraza şunları deselerdi, tepkimiz ne olurdu acaba?
-Biz Türkiye’yi ve insanları dönüştürmek için yönetime el koyduk. Madde madde ifade edersek şunları yapmayı planlıyoruz:
-İslami hassasiyetleri olan kesimin en büyük talebinin “Başörtüsü ve İmam-Hatip okullarının serbest bırakılması sorunu” olduğunu biliyoruz. Bu istekleri karşılayacağız. Müsamahalı davranacağız. Ama bunun yanında başka uygulamalarımız da olacak. 
-Öncelikle halkımızın %94’ünün Amerika’yı tasvip etmediğini ve sevmediğini biliyoruz. Buna rağmen Amerikan yanlısı politikalar uygulayacağız. Amerika ve ona bağlı olan NATO’nun İslam ülkelerine yapacakları müdahalelerini fiilen ve politika olarak destekleyeceğiz. İsrail’in menfaatlerinin önündeki engelleri kaldırmalarına destek vereceğiz. Amerika ve İsrail’in Büyük Ortadoğu Projesi adı altında hayata geçirecekleri projelerini desteklemekle kalmayıp “eşbaşkanlığını” yürüteceğiz. Afganistan, Irak, Suriye, Yemen, Mısır, Libya ve Afrika’daki diğer ülkeleri hizaya getirmelerine destek vereceğiz. BOP gerçekleşinceye kadar desteğimiz sürecek. “Teröristlerin” tamamı öldürülünceye kadar destek vermeye devam edeceğiz.
-İslam Birliği’ni değil, Avrupa Birliği’ni “Medeniyet Projesi” olarak kabul ediyoruz. Türkiye’nin AB’ne tam üyeliği için ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız. Bu gaye ile toplumu “Avrupaya layık bir toplum” haline dönüştürecek uygulamalara geçeceğiz. 
-Önce kimliklerden “Din ve İslam” kavramlarını kaldırmakla işe başlayacağız.
-Devamında zina fiilini suç olmaktan çıkaracağız. Kumarı olabildiğince yayacağız.
-Domuzu kasaplık hayvan statüsüne alarak, et ve mamullerine kolayca erişimi sağlayacağız.
-Eşcinsellikleri cinsi bir çeşitlilik ve zenginlik olarak kabul edecek, bunların örgütlenmeleri ve serbestce hayatlarını yaşamaları önündeki engelleri kaldıracağız. Evlenmelerini mümkün kılacağız.
-Vahşi kapitalist sistemi daha da yaygınlaştıracağız.
-Faiz uygulamalarını yaygınlaştıracağız. Sıcak para ve borca dayalı ekonomik sistemleri benimseyeceğiz. Üreterek değil, borçlanarak hayat sürmenin cazibesini arttıracağız. İsrafın, şatafatın, lüks yaşamın kapılarını açarak ahlak ve maneviyatın deformasyonunu sağlayacağız. Şehirleri beton rengine boyayacağız, gökdelenlerle donatacağız. Gelecek nesilleri borçlandırarak ülkemizi bayındır hale getireceğiz. Yollarımız, tünellerimiz, köprülerimiz, havaalanlarımız, demiryollarımız olacak. Ama bunların bedellerini size değil torunlarınıza ödeteceğiz.
-Devleti üretim sisteminden çekip çıkaracağız. Üretimi desteklemekten vazgeçip, üretim tesislerini hem elden hem de devreden çıkaracağız. Tarım ve hayvancılık kesimindeki istihdamı azaltıp şehirlere göçü teşvik edeceğiz. Her türlü hububat ve gıda konusunda, yerli üretimde israr etmeyip, ucuz ve kaliteli üretim yapan dünya devletlerinden ithalatı serbest bırakacağız. 
-Dini kaide, ahlaki hassasiyet ve geleneklerin gerek aile yapımızda, gerek eğitim kurumlarımızda etkilerini yok edeceğiz. Toplumsal cinsiyet esaslarını uygulamaya geçeceğiz. İki cinsiyete dayanan birey ve aile sistemini yıkacağız. Üçüncü cinsiyetin oluşmasını ve çoğalmasını devlet garantisine alacağız. Boşanmaları kolaylaştırıp teşvik edeceğiz. Aile kurumunun gevşemesini sağlayıcı adımlar atacağız. Anne, baba, abi, kardeş kavramlarını yok edip, “aile bireyleri” kavramını yaygınlaştıracağız. Aile içinde veya dışarıda “cinsel tercihlerin” rahatca, serbestce ve özgürce yaşanmasının şartlarını oluşturup, garantilerini sağlayacağız.  Okullarımızda Toplumsal Cinsiyet dersleri okutup, toplumun bu esaslara göre yetişmesini sağlayacağız. Böylece sizin “gazınızı alacağız.”
-1400 sene önceki kuralların bu güne aynen uygulanamayacağını ilan edip, İslam Dini’nin güncellenmesini sağlayıcı adımlar atacağız. 
-Tek adam yönetimine geçerek, parlementer sistemin kalıplarını değiştireceğiz. Yasama, yürütme ve yargının tek adamın insiyatifine ve yönlendirmesine bırakılmasını sağlayacağız.
-Velhasıl “Başörtüsü serbestiyetini ve İmam Hatip Okullarının yaygınlaştırılmasını” sağlayacağız ama toplumu da bin yıl değil, daha uzun süre Avrupa yaşayış ve geleneklerinin oluşturduğu standartlara göre değişime tabi tutacağız.
Muhterem okuyucularımız!
Faraza darbecilerin cuntacıları böyle şeyler söyleseydiler, bu darbeler darbesi demek olmaz mıydı? Biz toplum olarak buna nasıl tepki verirdik?
Alkışlarla mı karşılardık, olumsuz tepkiler mi verirdik?
Böyle olsaydı devletin mi, milletin mi beka sorunu ortaya çıkardı? 
Neler de soruyoruz, tevbeler tevbesi!
 
BU GİDİŞLE
 
Nasıl bir hayat sürecek torunlar?
Beton katlarında toplaşacaklar.
Sofra, klozet, yatak olup sorunlar,
Beton katlarında “top”laşacaklar!
 

Ekrem Şama

TOP