SON SÖZLER

Onbir adet karakter okuduk. Onbiri de körkütük kin dolu, nefret dolu. Onbiri de başta Peygamber Efendimiz olduğu halde Müslümanlara etmedik zulüm bırakmamışlar. Her birinin metodları farklı farklı olsa da maksatları İslam’ı kaynağında boğmak. Üstelik bunlar birbirleri ile de şer maksatlarının hasıl olması için ilişkilere girmişler, yardımlaşmışlar. Bunları tek tek öğrendik, birbirleri ile olan ilişkilerini okuduk. Her birine karşı Peygamberimiz nasıl mukabele etmiş gördük. Cenabı Allah bunlar hakkında ne buyurmuş öğrendik.
Arkamıza yaslanıp etrafımıza şöyle bir baktığımızda, bu karkterlerin hiç birinin ölmediğini, kıtalar dolaştığını görüyoruz.
Ebu Lehep’in, Ebu Cehil’in, As Bin Vail’in, Abdullah Bin Übey Bin Selül’ün, Hüyey Bin Ahtap’ın ve diğerlerinin yaşadıklarını görüyoruz. Üstelik bu gün bunlar tek başlarına da değiller. Kimisi bir medya gurubunu yöneterek, kimisi küresel sermayenin temsilciliğini yaparak, kimisi şirketleşerek, kimisi de devlet kurmuş olarak zulümlerine devam ediyorlar. Kimisi yalan, dolan, hile, desise üreterek ifsatlarını sürdürüyor. Yeni ve çağdaş Huyeyler devlet olmuşlar, etraflarındaki günün “Müşriklerini, Münafıklarını, Ehli Kitap geçinenlerini” örgütleyerek İslam dünyasını mahvetmekteler.
Bu çağdaş kör zalimlere karşı nasıl davranacağız? Onlardan gözükerek mi, köprülerinden geçene kadar onlara “dayı” diyerek mi, onların sırtlarını sıvazlayarak mı, alenen karşı çıkarak mı?
Bunların ataları olan Asrı Saadet’tekilere nasıl davranılmış, nasıl mücadele edilmiş, nasıl başa çıkılmış? Allah’ın bu konuda gösterdiği ve kıyamete kadar geçerli olan usül ve esaslar yani Kur’an ayetleri ne hükmünü yitirdi, ne de ortadan kalktı. Hangi ayette bu kör zalimler için ne denildi, nasıl mücadele edilmesi emrolundu?
Bu kitap bunları topluca ele aldığı için, birbirleri ile mukayese imkanı verdiği için önemli bir çalışmadır. Bu kitaba bunun için ihtiyacımız var.
Böyle bir çalışmayı bize nasip eden Allahımıza sonsuz şükürler ediyoruz. Kıyamete kadar biz Müslümanlara örnek olacak tutum ve davranışarı sergileyen Peygamber Efendimize salat ve selam olsun. Bu uğurda mücadele ederken şehit olmuş bulunanlara da rahmet olsun.
SAADET ASRI

Zamana çekirdek sayılır Asr-ı Saadet,
İftiharımız göz nurumuz Mahmud-u Ahmet,
Kıyamete kadar, O’nun nurlu izindeyiz,
O Peygamberimiz, önderimiz, Pak Muhammet.

Zulmet var bu asrın içinde, ağır mı ağır,
Cehalet var ki bu asrın içinde, kör sağır;
Ümmet var bu asrın içinde, değeri altın,
Hicret var bu asrın içinde, bizlere çığır.

Asırlara örnek asır, yirmi üç yıl sürdü,
İnsanlık Kur’an’ı tam yirmi üç yılda gördü;
Yirmi üç yıl çile, yirmi üç yıl sabır sebat,
Yirmi üç yıl, bütün dünya için meyve verdi.

Ebu Bekir vardı, sıdkın sadakatin piri,
Adil Ömer Faruk ki, ismi hala dipdiri,
Nurların sahibi Osman, akların en akı,
Ali ki, evladı şehit, kendi şehit biri.

Kapkara emeller, kara insanlar hep vardı,
Düşün, Ebu Cehil vardı, Ebu Lehep vardı.
Asrı Saadet tüm cehaleti sildi attı,
İlim irfan vardı, rehber vardı, mektep vardı.

Resulü himaye etti amca Ebu Talip,
O asırda batıl zail olmuştu Hak gelip,
Ey batıllar duyun, çırpınışlar boşunadır,
Yenilgiye mahkum olan siz, Hak artık galip!

Asr-ı Saadet, Hak Nizam’a olunca tarla,
İslam başak verdi, tarladaki tohumlarla;
Şükürler Allah’a, zikirler Allah’a mahsus,
Salat ve selam da Resule’dir iftiharla.

Bu yola çıkmıştı, Hakk’ın katarı bir kere,
Taş koymaya kalktı çokları kutlu tekere,
Nefesiniz ile, güneş söner mi sandınız?
Işığını hep o güneşten alır bu küre.

Yüce Kuran vardı ve yaşayan Sünnet vardı,
Allah’ın yoluna baş koyan bir ümmet vardı.
Güneş asrı, ışık asrı, saadet asrı o,
İşte o asırda, Nurumuz Muhammet vardı.

Hedef vardı, düzen vardı, tam itaat vardı,
Lider vardı, nizam vardı, ve de cihat vardı;
Hakk’ın rızasıyla yürünürdü gece gündüz,
Samimiyet vardı, ihlas vardı taat vardı.

Mükerrem Mekke’yle, Münevver Medine vardı,
Peygamber sevgisi, o gün son haddine vardı,
Haberler salındı, İslam Dini geldi diye,
Mücahit donandı, o gün serhaddine vardı.

Öyle bir asır ki, içinde veladet vardı,
Öyle bir asır ki , içinde nübüvvet vardı,
Öyle bir asır ki, tüm asırlara bedeldi,
Öyle bir asır ki, içinde Muhammet vardı!..

 

01.04.2009
Ekrem Şama

TOP