DÜŞÜNCE DÜŞÜNMEK

 

İki anlamlı bir başlık.
Birisi düşünceyi düşünmek, diğeri de çukura düştüğümüz zaman düşünmeye başlamak.
Ey AKP’ye iyiniyetle ama hiç düşünmeden destek veren kardeşim!
“Köprüyügeçene kadar ayıya dayı diyeceğiz” diyerek ABD’ye teslimiyet derecesinde bağlananlara, bunun yanlış bir metod olduğunu haykıran Milli Görüş’e rağmen, düşünmeden destek verdin. Şimdi köprüyü geçemedikleri gibi ayı bu yakaya geçti ve melanetlerini bir bir icra edyor, sen şaşkınsın.
“İşin sonunda kurulacak masada yerimizi almak için, biz de işgal koalisyonuna katılmalıyız” diye zalim güçlere destek verip yardım edenlere, bunun bir felaket olacağını haykıran Milli Görüş’e rağmen düşünmeden destek verdin. Şimdi İslam dünyası perişan duruma geldi. Üstelik zalimler, kurulan masalara davet bile etmiyorlar. Bu duruma şaşırıyorsun.
“Bizi desteklemezseniz CHP gelir, bütün kazanımlarımız elden gider” diyerek seni korkuttular. Tek başına 17 yıldır, Milli Görüş’ün, bu yolun yanlış olduğu gerçeğini haykırmasına rağmen, bunlara düşünmeden destek verdin. Senin bu desteklerinle ülkemizi ahlaki yozlaşmanın dibine düşürdüler. Avrupa emretti diye batının ne kadar pisliği ve ahlaksızlığı varsa yurdumuzu istila etmesi için yasal düzenlemeleri yaptılar. ETCEP gibi bir cinsel sapıklığı yavrularımıza müfredat diye yıllarca okutup, onbinlerce körpe beyne sapıklık bombası yerleştirdiler. Sen ise olup bitenlere hala şaşkın şaşkın bakıyorsun.
“Faiz bir dünya gerçeğidir. Faizsiz ekonomi düşünmüyoruz” diyenlere, bunlar doğru söylüyarlar zannedip yıllarca destek verdin. Milli Görüş’ün bu düşüncenin yanlış olduğunu, faizin ekonomiyi tahrip edeceğini haykıran çığlıklarını duymazdan geldin. Şimdi yasal faizin yüzde 24, tefeci faizinin ise yüzde 60 larda olduğunu, enflasyonun 17 yıl önceki seviyelere tırmanmış olduğunu görüyorsun. Bunun faiz yüzünden olduğunu itiraf etmek zorunda kalan Cumhurbaşkanına kulak verdiğinde şaşkınlığının daha da artıyor. 
“Devlet ekonomi ile uğraşmaz, devleti bu yükten kurtaracağız” diyerek senin desteğinle ne kadar üreten fabrika ve tesis varsa “özelleştirme” adı altında sattılar, bir çoğu yıkılıp yerle bir edildi. Milli Görüş ise bunun hatalı bir uygulama olduğunu, sanayileşmek için devletin öncülük etmek zorunda bulunduğunu haykırmasına rağmen. Bilhassa Erbakan liderliğindeki Milli Görüş’ün kurup ülkemize kazandırdığı çok mühim tesisler şimdi artık yok. Ama görüyorsun ki, piyasayı “kontrol” etmek için devlet ekonominin en alt kademesi olan meyve sebze perakendeciliğine soyunuyor. “Devleti ekonomik yükten kurtarıyoruz” diyenlere düşünmeden yıllarca destek vermiş olan ve şimdi üç kuruş ucuza sebze meyve alacağım diye sabahın karanlığında kuyruğa girmiş olan sen şaşkınsın!
“IMF’ye olan borçları ödedik, dış borç problemini hallettik” diyerek tüm borçları ödemiş gibi bir algı oluşturdular. Milli Görüş bunun seni yanıltmak için uydurulmuş bir algı olduğunu haykırması sana hiç etki yapmadı. Düşünmeden desteğe devam ettin. Ama şimdi iç ve dış borçların “ödenmesi çok zor miktarlara” ulaştığını, üstelik acil ve külliyetli miktarda yeni borçlar bulabilmek için ülkemizin yerüstü ve yeraltı kaynaklarını ipotek ettirmek durumunda olduklarını duyduğunda şaşkın şaşkın etrafına bakınıyorsun.
Şimdi de daha başka bir yalan ve iftira ile seni kandırıp desteğinin devamını sağlama gayretine girdiler:
“Devletimizin beka sorunu varken, Saadet Partisi, CHP, HDP ve İYİ Parti ittifak ediyor. Teröristlerle kol kola, el ele” diye utanmadan yalan söylüyor ve iftira ediyorlar. Halbuki Milli Görüş hiç kimse veya parti ile ittifak içinde olmadığı gibi, seçim yapılan bütün merkezlerde tek başına aday çıkarıp, Saadet Partisi olarak seçimlere giriyor. Devletimizin beka sorunu var diyenler bu beka sorununun araştırılmasına TBMM’de engel oluyorlar.
Ey bu güne kadar yanıltılıp desteği alınmış olan kardeşim!
Yeter bu kadar aldatıldığın!
Düşün, düşün, azıcık düşün!
Bir defa da düşmeden önce düşün!
 
DÜŞÜNCE DÜŞÜNMEK
 
Siyasetin temeli,
Düşünce düşünmek!
Ya bize ne demeli?
Düşünce, düşünmek!
 

Ekrem Şama

TOP