ZAFERLER AYI VE BAYRAĞIMIZ

 

 
 
Tarihimize baktığımız zaman sayılamayacak kadar çok ve parlak zaferler elde ettiğimiz görülür, 
Bunların yıldönümleri 365 gün içine dağılmıştır. Dikkatlice incelediğimizde en çok ağustos ayına rastladıkları görülür. Birkaç tanesini sayacak olursak:
Malazgirt, Otlukbeli, Çaldıran, Mercidabık, Kıbrıs’ın Fethi, 2.Kıbrıs Zaferi, Mohaç, Belgrat’ın Fethi, 1. Ve 2. Anafartalar zaferleri, Conkbayırı Zaferi, 30 Ağustos Zaferi ve daha nice zaferler…
Bu zaferler, bazılarının çarpıttığı gibi, ırkımız üstün olduğundan değil, askerimiz ve silahımızın daha fazla olduğundan değil, imanımızın güçlü olduğundan, elimizden gelen çabayı sarf ettiğimizden dolayı Allah’ın yardımı ile kazanılmıştır. Bu özelliklerimizi hem muhafaza etmek, hem de gelecek kuşaklara bu bilgileri doğru olarak aktarmak borcundayız. Eylem ve söylemlerimizi buna göre oluşturmalı ve öğretmeliyiz.
Yakın tarihimizin gerek nesir ve gerekse şiirsel söylemlerinde bu özelliklere yeterince dikkat etmediğimiz bir gerçektir. Vatan, millet, bayrak, kahramanlık gibi konulardaki söylemlerimizde az veya çok ırk üstünlüğü vurgusu yapılmaktadır. Halbuki ırk üstünlüğü söylemleri İslam inancına ters düşmektedir. Irkımızı ve milletimizi inkar etmek manasına söylemedik. Manevi hasletlerle mücehhez olmadığı müddetçe ırkın bu zaferler üzerinde etkisi yoktur. Cesaret, kahramanlık, vatanseverlik gibi zafere götüren hasletler, iman ve maneviyat sayesinde kazanılmaktadır.
Hasbelkader yazılarımızda ve şiir denemelerimizde bu hususları gözetmeye çalışırız. 20 yıldan beri bu kurallara uyarak yazmaya çalıştığımız şiirlerimizi topladığımız 3.ncü şiir kitabımız, şükürler olsun ki piyasaya çıktı.
Şiirlerimizden bir çoğu çeşitli sanatçılar tarafından bestelenmiş ve icra edilmeye devam edilmektedir. Bunlardan biri olan ve herkesin diline düşmüş bulunan:
 
Malazgirt'te Alpaslan'ın dilinde, 
Surlarda Ulubatlı'nın elinde, 
Çanakkale cihadının yılında; 
Zemin kan kırmızı, ayyıldızı ak, 
O mübarek bayrak, işte bu bayrak!
 
Şiirimizdir. Tarihimizi ve bayrağımızı beraberce anlattığımız bu şiirimiz, hamdolsun herkes tarafından beğenilerek takdir görmektedir. Milli günlerimizde, imanımızın şahlandığı toplantılarda, okul müsamerelerinde, bayrak törenlerinde ve  mitinglerde bu şiirimiz gerek yalın olarak, gerek bestelenmiş olarak okunmakta ve kitleleri coşturmaktadır. Son olarak da 26 Ağustos’ta Malazgirt’te yapılan Alpaslan ve Malazgirt zafer kutlamalarına gelen misafirler bu şiirimizle karşılanmış ve sahnelerde icra edilmiştir.
Şiirimiz İslami kaidelere uygun olarak kaleme alındı. Şiirin ismi olan İŞTE BU BAYRAK, aynı zamanda yeni çıkan şiir kitabımızın da ismi olmuştur.
Yukarıda değindiğimiz gibi zaferlerimizi gerçek sebep ve neticeleri ile, gelecek kuşaklara aktarmak gayesi ile yazdığımız şiirlerimizi bu kitapta topladık.
Kitapta mevcut bayrak şiirlerimizden bir başkasının bir bölümü de şöyledir:
Allah Allah nidasıyla beslenir,
Şehitlerin kanlarıyla süslenir,
Anaların gözyaşıyla hislenir; 
Öyle bir millet ki, Hilal yıldızı;
Öyle bir bayrak ki, Bir tutar bizi!
 
Biz bu şanlı ayyıldıza vurgunuz,
Yıldız yön gösterir, Hilal kılavuz,
Çok şanlıdır, çok mübarek yolumuz;
Öyle bir millet ki, Hilal yıldızı;
Öyle bir bayrak ki, Bir tutar bizi!
 
Yine bu kitapta mevcut ve özümüzü ifade eden başka bir şiirin bir bölümü de şöyledir:
 
Meşgulken elim, çaresiz değilim,
O’nun zikrine aşinadır dilim;
İlahım Allah, silahım Bismillah!
Reçete Kur’an, gece gündüz her an,
Allahım görür, unutamam bir an;
İlahım Allah, silahım Bismillah!
 
Milli Görüş gözlüğü ile yazılmış şiirler, Erbakan Hocamızın gerek sağlığında, gerekse vefatının ardından yazılmış şiirler, tarihi konularda yazılmış manzum çalışmalar, cinas kafiyeli çalışmalar, inanıyoruz ki, bir boşluğu dolduracaktır.
İŞTE BU BAYRAK şiir kitabımız, şu bölümleriyle yüzlerce çalışmadan oluştu:
Bayrak şiirleri, taşlama şiirleri (merdane sözler), Milli Görüş ve Erbakan şiirleri, tarih ve ibret şiirleri, cinaslı şiirler ve diğerleri.
İlk başta dediğimiz gibi Milletimizin zaferler ayı olan ağustos ayında bu çalışmamızın yayımlanması, umarız ki gelecek kuşaklara anlamlı bir işaret fişeği olacaktır.
Kitaptan bir cinaslı çalışmamız ile bitirelim:
 
KIYAMET GELİYOR
 
Nene gerek, ne zaman kopacağı;
Ölümün yakın, al sana kıyamet!
Boşuna vermedi, kolu bacağı,
Müslüman kalk, Allah için kıyam et!
 
Ekrem Şama
TOP