İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATININ 48. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ

İ

 

Muhterem milletimiz,

 

Çok değerli basın mensupları.

 

İslam İşbirliği Teşkilatının 48. kuruluş yıl dönümü münasebetiyle burada toplanmış bulunuyoruz.

 

Dünyadaki müslümanların birliğini temsil eden Hilafet makamı 1924 yılında kaldırıldıktan sonra yeryüzündeki müslümanlar darmadağın oldu.

 

Dünyanın her tarafında müslümanlar üzerine batılı emparyalistler ve Siyonistler tarafından zulümler icra edilmeye başlandı.

 

Müslümanların birliği olmadığından bütün dünyada rahatsızlığın, zulmün tahakkümün, terörün kaynağı olan Filistin’de İsrail devleti kuruldu. Kısa süre içinde terör ve katliam metodları ile İslam toprakları işgal edildi.Müslümanlar mülteci durumuna düşürülerek terörist İsrail devleti misli misli büyüdü.

 

İslamın mukaddes kenti Kudüs ve Mescidi Aksa’ya tecavüzler yapıldı. Yine dünyanın her tarafında Müslümanlar sömürgeleştirilmek amacıyla katliamlara maruz kaldı.

 

İşte bundan 48 yıl önce bugün, Müslüman devletler bu katliam ve işgallere bir çare olmak üzere İslam İşbirliği Teşkilatını kurdular. Kısa süre sonra Türkiye de bu teşkilatın üyesi oldu.

 

İyi niyetlerle kurulan bu teşkilat bağlayıcı karar alamadığından, aldığı kararları uygulamaya sokmakta zorluklar çektiğinden dolayı yaraya merhem olamadı. Müslüman devlet yöneticilerinin büyük bir kısmı da batılı emperyalistlerin veya Siyonistlerin etkisi ile İslam İşbirliği Teşkilatı'nın kararlarına gönülden destek vermediler.

 

Nitekim 16 Eylül 1982 tarihinde terörist İsrail’in ve onun yöneticisi Kasap Ariel Şaron mülteci kamplarına sıkıştırdığı Müslüman Filistinlilerin üzerine baskın yaparak binlercesini kadın, çocuk, yaşlı ve sakat demeden hunharca katlettiler.

 

Bu katliam karşısında başta Birleşmiş Milletler olmak üzere dünya örgütleri gereğini yapmadılar. Oyaladılar, savsakladılar, örttüler, sümenaltı ettiler.

 

İslam İşbirliği Teşkilatı da aciz kaldı. Bağlayıcı karar alamadığından dolayı bu büyük katliam tarihin unutulmuş sayfaları arasına kaldırıldı.

 

O tarihten beri dünyanın her tarafında Müslümanlara zulüm, tahakküm, işgal, soygun, tecavüz ve baskı uygulanmaktadır.

 

Hangisini sayalım:

 

Afganistan, Cezayir, Filistin, Azerbaycan, Bosna, Çeçenistan, Yemen, Doğu Türkistan, Orta Asya, Hindistan, Keşmir, Irak, Suriye, Libya, Myanmar ve daha ismini saymadığımız onlarca mekanda, milyonlarca müslüman mazlum ve mülteci durumuna düşürüldü.

 

Birleşmiş Milletler müslüman katliamlarına kör ve sağır olmaya devam ediyor.

 

İslam İşbirliği Teşkilatı da mevcut yapısı ile bu zulümlerin ne önünü alabiliyor, ne de mağdurlara yardım edebiliyor.

 

Muhterem basın mensupları!

 

1924 yılından beri darmadağınık ve başsız bulunan Müslümanların derdine deva olacak bir tek çare vardır o da İslam Birliği Teşkilatıdır.

 

Biz Milli Görüş ve Saadet Partisi olarak, ilk işimiz İslam Birliğini kurmak olacaktır.

 

İslam Birleşmiş Milletleri, İslam NATO’su,İslam Ortak Pazarı, İslam Kültür Birliği, İslam Ortak Para Birimi ve bunlara bağlı diğer kurum ve kuruluşlar.

 

Bunlar kurulmadan, bu günkü yangınlar, işgaller ve zulümler artarak devam edecektir. İktidarda bulunup da bu yolda adım atmayanların sorumlulukları büyüktür.

 

48. yılını kutladığımız İslam İşbirliği Teşkilatı yukarıda saydığımız İslam Birliği kurumlarına dönüştürülmeli ve yeni bir yapıya kavuşturulmalıdır.

 

Saadet Partisi olarak en çok önem verdiğimiz işlerden biri de bu olacaktır.

 

Milletimize ve sizlere saygılar sunuyoruz.

 

TOP