İşte Bu Bayrak ÇIKTI

İşte Bu Bayrak ÇIKTI

Hilelerle Çanakkale

Hilelerle Çanakkale

Duygu dolu şiir sevenlere

Şu Bogaz Harbi

Şu Bogaz Harbi

BİZİMKİLERE NATO BİLE ŞAŞMIŞ

 
 
Geçtiğimiz günlerde NATO toplantısı oldu. 
Sayın Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında bir heyet Türkiye adına bu toplantıya katıldı. 
Resim ve videolara baktığımızda, ülkemizi temsil eden heyetin, ABD ve diğer NATO üyesi ülke başkanlarıyla bu güne kadar olunmadığı kadar samimi, el ele, göz göze görüntülerine şahit olduk. 
Bir cümle ile özetleyebileceğimiz bir haber de medyada yankılandı:
“Türkiye’nin, NATO’ya bağlılığının devamını sorgulayacağını zanneden ve bekleyen NATO yetkilileri, tam aksine, eskilerine ilaveten yeni sorumluluklar ve görevler üslenmeye talip olması karşısında ters köşe oldular.”
İşin aslını birazcık araştırdığımızda önümüze “Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Gücü” diye yeni ihdas edilen bir NATO silahlı kuvveti çıkıyor.
Hatırlayalım, NATO 1992 yılında yapılan konsept değişikliği ile İslam dünyasını düşman olarak hedefe koymuş, 2001 ikiz kuleler mizanseni sonucu İslam dünyasına açılan Haçlı Seferleri’nin de vurucu silahlı gücü haline getirilmişti.
ABD ve NATO güçlerini birbirinden tam olarak ayırmak mümkün değildir. Tabiri caiz ise, patron mesabesindeki ABD, istediği yere kendi gücü ile, istediği yere de NATO gücünü paravan olarak kullanarak girip, kirli işlerini yürütmektedir. 17 yıldır bu güçlerle Afganistan, Irak, Suriye, Libya, Yemen ve bir çok Afrika ülkesi işgal ve katliama uğratılmış, perişan edilmişti. Halen de bu işgaller sona ermemiş, artarak devam etmektedir. 
Bu kirli gücün yeni hedefleri arasında İran, Türkiye ve Pakistan gibi güçlü İslam ülkelerinin olduğunu herkes biliyor veya tahmin ediyor.
Bu kirli güçler girdikleri ülkelerde sağlam vücuda giren ve çıkmayan paslı çivi gibi girerek büyük yıkım ve bozgunlara sebep olmaktadır. Türkiye NATO’nun asli bir üyesi olmasına rağmen, bırakın savunmamıza katkıda bulunmayı, bize yapmaları gereken silah ve mühimmat desteğini vermedikleri gibi, mücadele ettiğimiz terör örgütlerine silah ve lojistik destekler sağlamıştır, sağlamaya da devam etmektedir. 
Yazımızın hacmi uzamasın diye bu konu ile ilgili Sayın Cumhurbaşkanımızın 11 Mart 2018 tarihinde yaptığı konuşmasından sadece bir paragrafı aynen aktaracağız ki, yazdıklarımızın doğru olduğunu ispatlayalım:
“PKK, PYD, DEAŞ’a bekçilik yapanları iyi biliyoruz. Yanlış yapıyorsunuz, dedik. Gelin DEAŞ la birlikte mücadele edelim, dedik. 5 bin TIR dolusu silahı oraya gönderdiler. Hani dosttuk? Hani NATO’da beraberdik. Gene söylüyorum: Ey NATO sen ne zaman yanımızda olacaksın? Biz denileni yapıyoruz ama siz yapmıyorsunuz. Biz bu NATO'nun en güçlü üyesiyiz. Bir sıkıntı olduğu zaman NATO'dan görev geldiğinde, yeri geldi, Somali, Afganistan, Balkanlarda olduk. Suriye'de bu olaylar yaşanırken ey NATO sen ne zaman gelip bizim yanımızda yer alacaksın?” 
İşte bu NATO ve ABD güçleri bünyemize saplanmış paslı çivi gibi tahribatlarına devam ediyorlar. Bunun çözümü paslı çivinin büyeden çıkarılıp atılmasıdır. Başka bir tedbirle bu yara kurumaz.
NATO bu tahribatlarına devam ederken, 31.05.2016 tarihinde Bakanlar Kurulumuz bir karara imza attı. Ertesi günü resmi gazetede yayınlanan NATO ile ilgili bu karar, işte yukarıda adını zikrettiğimiz “Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Gücü” nün kurulması ve çalışmasına dair karardır.
Bu öyle bir karar ki, söz konusu olan NATO gücü, TBMM  dahil tüm engelleri bypas ederek yurdumuza sokulabilecek, 5 ila 7 gün içinde de verilecek göreve hazır hale gelecek. Yani bunlar kim, ne için geliyorlar, maksatları ne, diye bile sorgulayamadan yurda kabul etmek zorunda kalacağız. Bu gücün bize hayrı dokunacağını sanmak safdillik olmaz mı? Bu gücün İran veya Pakistan’ı, ya da diğer bir İslam ülkesini vurmak amaçlı olduğunu tahmin etmek zor mu?
Üstelik bu gücün kurulmasına karar verildikten 45 gün sonra gerçekleşen FETÖ kalkışmasında, NATO’nun bu kalkışmaya nasıl katkıları olduğunu herkes öğrendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ey NATO diye başlayan hitapları da bundan çok sonra oldu.
İşte Türkiye’nin NATO’yu ters köşeya yatıran yaklaşımı, bu gücün oluşturulmasına katkı sağlamaya hazır olduğunu ilan etmesi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu güce fiili katkı sağlamaya hazır olduğunu, hatta falan yerdeki tugayımızın bu iş için kullanılabileceğini açıklaması olmuştur.
NATO yetkilileri aleyhimize kırdıkları bu kadar yumurta karşısında, Türkiye’nin bu ihanetleri masaya koyacağını, bu ihanetlerin tekrarlanmaması için teminat isteyeceğini beklerlerken, böyle bir ilave katkıya hazır olduklarının açıklanmasına şaşmış kalmışlar. Üstelik bu ters köşe olayı bizim medyada haber konusu oluyor.
Paslı çivilierin vücudumuzdan sökülüp atılması konusunda çabalar beklerken, yeni ve daha büyük çivileri almaya talip olunması karşısında, bırakın Türkiye’deki çevreleri, NATO yetkilileri bile şaşmış kalmış.
Dışişleri konusunda biz uzman sayılmayız. Biz şaştık desek, büyük büyük laflarla bizi ikna etmeye çalışırlar. Hep öyle yapıyorlar. Lakin bu sefer biz değil, büyük oyunların tezgahlayıcısı NATO bile şaşkın!
Sahi iktidar ne yapmak istiyor, anlayan var mı?
Ya da şaşırmayan var mı?
 
 
PASLI ÇİVİLER
 
Yetti artık bizlere ettikleri,
Bu asalak büyük şerefsizlerin;
Sökün atın bu paslı çivileri,
Olsun böyle büyük şeref sizlerin! 
 
Ekrem Şama

  Geçtiğimiz hafta Sayın Cumhurbaşkanımızın Azerbaycan ziyareti vardı.  1918 yılında Nuri (Killigil) Paşa kumandasındaki Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’yü kurtarışı gündeme geldi. Bakü şehitliği ziyar...

    Eylül ayı ve yakın tarih. Sonbahar başlangıcı olmasıyla alakası yok. Bu aydaki bazı günler hatırlattığı olaylar sebebiyle bizi hep hüzünlendirir. Hatta utandırır. 12 Eylül 1980, 11 Eylül 2001,...

    Bu haber ilaç gibi geldi. Ekonomideki terslikler, hayvancılıkta olanlar, hastalık, salgın, Suriye olayları, döviz fiyatları, enflasyon haberlerinden tam bunalmışken bir ışıklı haber yüzümüzü gü...

      15 Temmuz başarısız darbe girişimi hakkında AKP iktidarını en çok rahatsız eden söylem, bu darbe girişiminin “kontrollü” bir hareket olduğu söylemidir. Bu söyleme karşı şiddetle mukabele eder...

  Hayret etmez misiniz?  ABD ile feci bir kapışma yaşadık. Millet ayağa kalktı. Bayrağımıza saygısızlıktan tutunuz da, stratejik müttefikimizin bizi stratejik hedef haline getirmesine kadar müthiş s...

    Ekonomimizdeki depremlerle dolu bir haftayı daha geride bıraktık.  ABD’nin bizden aldığı çelik ve alüminyum maddelerinin giriş gümrük vergilerini iki katına çıkarmasına misilleme olarak, Sayın ...

    45 yıldır Milli Görüş partilerinde siyaset yaptık ve halen de devam etmekteyiz. Gayemiz Türkiye devletinin yönetiminde söz sahibi olabilmek ve ideallerimizi devlet yönetimine taşıyabilmek. 45 y...

    Akparti’yi iktidara getirmek ve orada uzun müddet kalmasını sağlamak üzere ABD ile yapılan pazarlıktan beri geçen 16 yıl.  İşgal, yıkım, zarar, katliam, yalan, dolan, aldatma, sömürme, cebir, d...

  Hani bu AKP savunucularının İmam Şafii’ye isnat edip ulu orta kullandıkları bir söz var ya: “Dostlarımı tesbit etmek için düşmanlarımın attığı okların yönüne bakarım!” Bugünlerde sömürgeci batılı...

    Geçtiğimiz günlerde NATO toplantısı oldu.  Sayın Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında bir heyet Türkiye adına bu toplantıya katıldı.  Resim ve videolara baktığımızda, ülkemizi temsil eden heyetin, ...

Milli Görüş’ün tek partisi Saadet Partisi'nin bir ferdi olarak Kıbrıs harekatının 44. Yıl’ında alarm zillerini çalıyor, feryat ediyoruz: Feryadımızın konusu Kıbrıs’tır. O Kıbrıs ki: 14 Asır önce Ha...

    Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımıza ve yeni hükümet üyelerine başarılar diliyor, hayırlı adımlarında Allah güç kuvvet versin diyoruz. Şunu da çok iyi biliyoruz. Devraldıkları tablo dolayısıyla iş...

    Ünlü yazar Şekspir’in meşhur cümlesi: “Olmak veya olmamak, işte bütün mesele bu!” Bunu okumaya uyarlarsak, “okumak veya okumamak, işte bütün mesele bu!” diyebiliriz. Okumak var olmak, okumama...

    Morali bozulmayan bir kardeşimiz çıkabilir mi? İnsanız, sayısal başarılar da bekleriz elbet. Bu başarıyı göremeyince de moral bozuluyor.  Nerde hata yapıyoruz? Neden teveccüh göremiyoruz? Neyi...

    Bu söz Milli Görüş Lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a aittir.  Erbakan Hocamız, “Biz siyaset değil, cihad yapıyoruz!” derken, neleri kasdettiğini biliyoruz. Biz onun Kur’an’a ve Sünne...

    Malum, yeni kanunlar mecbur bıraktığı ve barajların da kaldırılmaması sebepleri ile Saadet Partisi, CHP ve İYİ Parti bir seçim ittifakı kurarak ve her birisi kendi cumhurbaşkanı adayını çıkarara...

    Bir seçim kampanyası dönemi yaşıyoruz. Partiler, adaylar yarış halinde.  Rakipleri savaşır gibi, davransa da, Saadet Partisi doğruyu yanlışı gözeterek, hakkaniyete uyarak, rakiplerini karalama...

    Belli zamanlarda oy kullanırız. Oy demek rey demektir. Yani ülkemizi kimin yöneteceğine, yönetirken hangi kaide ve kurallara göre yöneteceğine dair görüşümüzü belli kurallara göre sandığa yansıt...

    Dünyanın en modern savaş uçağı sayılan ve kuyruğunda bayrağımızı taşıyan bir F-35 gösteri uçuşu yaptı. Bu çok güzel bir gösteri idi.  Herkes gibi biz de iftihar ettik. Bu modern ve maharetli u...

    Bazı olaylar vardır, istenmeyen şekilde gerçekleşmiştir.  Bazen de istenilen ve arzu edilen şekilde olmasını istediğimiz olaylar vardır.  Türkçemizde bunları “Ne iyi olurdu” gibi bir temenni c...

    Aynı şey değil bu iki kavram. Siyaset yönetme sanatı ve peygamber mesleği, politika ise çok yönlü yalan ve kandırma becerisidir. Uzun uzun izahat yerine, örneklerle açıklamak isteriz: Onbinle...

    Türkiye’nin en köklü ve en diri partisi Saadet Partisi. Bazı kardeşlerimiz, diğer partiler bol keseden hazine yardımı alırken, biz neden alamadık diye hayıflanıyorlar. Biz öyle düşünmüyoruz. ...

    Ramazan bereketine yaklaşıyoruz. Bu ay oruç, zikir, tefekkür, itikaf ve Allah’a daha yaklaşma ayı olarak bilindiği gibi, yardımlaşma, zekat ve sadaka ayı olarak da önemlidir. Çünkü biz millet o...

    Sayın Cumhurbaşkanımızın sık sık söylediği bir sözü var. "Biz sadece rükuda eğiliriz. Başka kimsenin önünde eğilmedik, eğilmeyiz." Bu cümleyi bazı yerlerde daha detaylı söylüyor: "Biz kimsede...

TOP