İşte Bu Bayrak ÇIKTI

İşte Bu Bayrak ÇIKTI

Hilelerle Çanakkale

Hilelerle Çanakkale

Duygu dolu şiir sevenlere

Şu Bogaz Harbi

Şu Bogaz Harbi

AZGIN KOVBOYUN KARNESİ

 
 
Akparti’yi iktidara getirmek ve orada uzun müddet kalmasını sağlamak üzere ABD ile yapılan pazarlıktan beri geçen 16 yıl. 
İşgal, yıkım, zarar, katliam, yalan, dolan, aldatma, sömürme, cebir, darbe, alt oyma, üste baskı yapma, aşağılama, çuval geçirme, kan kusturma gibi bizi ve İslam dünyasını perişan eden 16 yılın karnesi.
Hangi birini yazacağız?
F. Gülen ve müntesiplerini 12 yıl boyunca iktidarla aynı yatağa sokup, en büyük tahribatlarını yaptılar. Buna bağlı olarak cuntacıları ve çetecileri temizliyoruz görüntüsü altında TSK’yı kendi menfaatlerine göre şekillendirmek için ne numaralar çevirdiler? Yargı dünyasını alt üst ettiler. Milli Eğitimi çıkmazdan çıkmaza sokup ipleri ellerine aldılar. Ilımlı İslam, dinler arası diyalog gibi ifsat programlarını hayata geçirdiler.
Kredi musluklarını ağzına kadar açtılar ama bunların kalkınmak için yapılması gereken üretken yatırımlara değil de betona ve hafriyata gömülmesini sağladılar. İstediğiniz silahları biz size vereceğiz, diye silah ve mühimmat sanayimizi, en önemlisi uçak, tank, helikopter gibi çok mühim sanayilerimizi geri plana attırdılar. Neticede o silahları vermedikleri gibi, peşin olarak aldıkları milyar dolarlar tuıtarında paralarımızın da üstüne yattılar.
Yeni Türkiye’yi, yani Yeni Osmanlı’yı kurduruyoruz diye BOP projesini devreye sokup bu ifsat projesinin eşbaşkanlığını bizimkilere yürüttürdüler. 
Başta komşularımız olmak üzere bu ifsat proje gereği bir çok kardeş ve dost İslam ülkesini mahvettiler, perişen ettiler. Milyonlarca ölüm oldu, on milyonlarca mülteci meydana geldi.
Stratejik ve model ortaklık mutabakatlarını tek taraflı olarak bizim aleyhimize kullandılar. Bizimle ortak gözükerek düşmanlarımızla işbirliği yaptılar. Yeni yeni terör örgütleri kurarak silahlandırdılar ve bizim böğrümüze o silahları dayadılar. 
Maşa olarak kullanıp üstümüze saldıkları FETÖ elebaşı ve elemanlarını koruyup kollayıp barındırdılar, halen de barındırmaya devam ediyorlar.
Şimdi de tutmuşlar, eften püften bahaneler icat ederek “yaptırımlar” uygulamaya cüret ediyorlar.
Şimdi İçişleri ve Adalet Bakanlarımıza karşı yaptırımla başladılar. Belli ki devamını da getirecekler. Bir iki adımdan sonra Cumhurbaşkanımız hakkında da yaptırım kararı alacakları kuvvetle muhtemel.
Bize göre artık bu işi bitirmek gerek.
Senin gibi ortak olmaz olsun, diyebilmek gerek. 
“Mutekabiliyet” falan hesabını bir tarafa bırakmalı, meseleyi kökten halletmeli.
“Ama efendim bu güçlü bir Amerika, bunu demek kolay mı?” sızlanmalarını artık bir tarafa bırakmalı. Cumhurbaşkanımız seçim sürecinde ve içeride muhtelif yerlerde demiyor mu ki: “Biz Allah’tan başka kimseye boyun eğmedik, eğmeyiz.” Eğmeyelim. Zaten yetkililerimiz iki de bir demiyorlar mı: “Türkiye alternatifsiz değildir” İşte tam sırası. O alternatif ne ise devreye sokalım. Gönül ister ki bu alternatif yağmurdan kaçarken doluya teslim olmak gibi, Rusya veya Avrupa olmasın. Hepsi batıcı sömürgecidir bunlar. Gönül arzu eder ki önce bölge ülkeleri ile, arkasından İslam ülkeleri ile, nihai olarak da, bu azgın kovboy ve benzereinin taciz ve tecavüz edegeldikleri tüm mazlum milletler ile bir araya gelinsin. Gönül ister ki 16 yıldır bu azgın kovboyun zararlarını çekerken yapıldığını umduğumuz B-C-D gibi planlarla bu alternatifler hazırlanmış olsun.
Yaptırımlardan korkmayalım. Ne yapacakmış, bakanların ülkeye girişini yasaklayacakmış. Gitmeyiz kardeşim. Ne yapacakmış, malvarlıklarını donduracakmış. İşte gördük, Sayın Abdülhamit Gül ve Sayın Süleyman Soylu dışarıda dikili ağaçlarının olmadığını aslanlar gibi haykırdılar. 
Eeee! Diğer bakanlarımızın ve Sayın Cumhurbaşkanımızın Amerika’da veya başka diğer bir ülkede servetleri ve paraları mı var? Böyle bir gaflette bulunmuş olabilirler mi? Bizce onların da dışarıda dikili ağaçları yoktur. Nerden mi tahmin ediyoruz? Bu yöneticilerimizin “servet beyanı” verme zorunluluğu var. Bizim tahminimize güvenmeyenler bu servet beyanlarına bakabilirler. Kendileri Türkiye’ye yabancı yatırımcıları getirebilmek için çırpınırlarken, ne yani dışarıya Türkiye’nin servetini mi götürdüler? Böyle bir düşünce akla ziyandır.
O halde korkumuz neden?
İlla görüşelim, ilişkilerimizi kurtaralım diye dışişleri bakanları arasında görüşme yapıldı. Neler konuşuldu bilemeyiz. Diyelim ki, ilişkileri bir takım tavizler vererek kurtardınız. Kısa süre sonra daha büyük zararlara zorlayacaklardır bizi, bu iyi bilinmeli. O halde buraya kadar deyip, mukabil ve daha güçlü tedbirleri almalı. Alternatifler devreye sokulmalı, neşteri vurmalı. Zarar ziyan ile dopdolu olan bu karneyi yırtıp atma şerefi sizin olsun!
Azgın kovboy bu ortaklığı çoktan bozmuştu zaten. Zoraki devam ettirerek daha çok tavize zorlandığımızı anlamıyor muyuz? Ama bir taraftan yüksek perdeden protesto mesajları yayınlarken, diğer taraftan bir bakanımızın “ABD ile iplerimiz hiçbir zaman kopmaz” diye olaya yaklaşması peşinen bu yapılanları kabul etmek anlamına gelmez mi?
Çek kopsun kardeşim!
Çek kopsun!
 
 
 
ORTAĞIN KARNESİ
 
Böyle karne mi olur hiç, kırık dolu;
Böyle ortaklık mı olur, hıçkırık dolu!
 
Ekrem Şama

  Geçtiğimiz hafta Sayın Cumhurbaşkanımızın Azerbaycan ziyareti vardı.  1918 yılında Nuri (Killigil) Paşa kumandasındaki Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’yü kurtarışı gündeme geldi. Bakü şehitliği ziyar...

    Eylül ayı ve yakın tarih. Sonbahar başlangıcı olmasıyla alakası yok. Bu aydaki bazı günler hatırlattığı olaylar sebebiyle bizi hep hüzünlendirir. Hatta utandırır. 12 Eylül 1980, 11 Eylül 2001,...

    Bu haber ilaç gibi geldi. Ekonomideki terslikler, hayvancılıkta olanlar, hastalık, salgın, Suriye olayları, döviz fiyatları, enflasyon haberlerinden tam bunalmışken bir ışıklı haber yüzümüzü gü...

      15 Temmuz başarısız darbe girişimi hakkında AKP iktidarını en çok rahatsız eden söylem, bu darbe girişiminin “kontrollü” bir hareket olduğu söylemidir. Bu söyleme karşı şiddetle mukabele eder...

  Hayret etmez misiniz?  ABD ile feci bir kapışma yaşadık. Millet ayağa kalktı. Bayrağımıza saygısızlıktan tutunuz da, stratejik müttefikimizin bizi stratejik hedef haline getirmesine kadar müthiş s...

    Ekonomimizdeki depremlerle dolu bir haftayı daha geride bıraktık.  ABD’nin bizden aldığı çelik ve alüminyum maddelerinin giriş gümrük vergilerini iki katına çıkarmasına misilleme olarak, Sayın ...

    45 yıldır Milli Görüş partilerinde siyaset yaptık ve halen de devam etmekteyiz. Gayemiz Türkiye devletinin yönetiminde söz sahibi olabilmek ve ideallerimizi devlet yönetimine taşıyabilmek. 45 y...

    Akparti’yi iktidara getirmek ve orada uzun müddet kalmasını sağlamak üzere ABD ile yapılan pazarlıktan beri geçen 16 yıl.  İşgal, yıkım, zarar, katliam, yalan, dolan, aldatma, sömürme, cebir, d...

  Hani bu AKP savunucularının İmam Şafii’ye isnat edip ulu orta kullandıkları bir söz var ya: “Dostlarımı tesbit etmek için düşmanlarımın attığı okların yönüne bakarım!” Bugünlerde sömürgeci batılı...

    Geçtiğimiz günlerde NATO toplantısı oldu.  Sayın Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında bir heyet Türkiye adına bu toplantıya katıldı.  Resim ve videolara baktığımızda, ülkemizi temsil eden heyetin, ...

Milli Görüş’ün tek partisi Saadet Partisi'nin bir ferdi olarak Kıbrıs harekatının 44. Yıl’ında alarm zillerini çalıyor, feryat ediyoruz: Feryadımızın konusu Kıbrıs’tır. O Kıbrıs ki: 14 Asır önce Ha...

    Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımıza ve yeni hükümet üyelerine başarılar diliyor, hayırlı adımlarında Allah güç kuvvet versin diyoruz. Şunu da çok iyi biliyoruz. Devraldıkları tablo dolayısıyla iş...

    Ünlü yazar Şekspir’in meşhur cümlesi: “Olmak veya olmamak, işte bütün mesele bu!” Bunu okumaya uyarlarsak, “okumak veya okumamak, işte bütün mesele bu!” diyebiliriz. Okumak var olmak, okumama...

    Morali bozulmayan bir kardeşimiz çıkabilir mi? İnsanız, sayısal başarılar da bekleriz elbet. Bu başarıyı göremeyince de moral bozuluyor.  Nerde hata yapıyoruz? Neden teveccüh göremiyoruz? Neyi...

    Bu söz Milli Görüş Lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a aittir.  Erbakan Hocamız, “Biz siyaset değil, cihad yapıyoruz!” derken, neleri kasdettiğini biliyoruz. Biz onun Kur’an’a ve Sünne...

    Malum, yeni kanunlar mecbur bıraktığı ve barajların da kaldırılmaması sebepleri ile Saadet Partisi, CHP ve İYİ Parti bir seçim ittifakı kurarak ve her birisi kendi cumhurbaşkanı adayını çıkarara...

    Bir seçim kampanyası dönemi yaşıyoruz. Partiler, adaylar yarış halinde.  Rakipleri savaşır gibi, davransa da, Saadet Partisi doğruyu yanlışı gözeterek, hakkaniyete uyarak, rakiplerini karalama...

    Belli zamanlarda oy kullanırız. Oy demek rey demektir. Yani ülkemizi kimin yöneteceğine, yönetirken hangi kaide ve kurallara göre yöneteceğine dair görüşümüzü belli kurallara göre sandığa yansıt...

    Dünyanın en modern savaş uçağı sayılan ve kuyruğunda bayrağımızı taşıyan bir F-35 gösteri uçuşu yaptı. Bu çok güzel bir gösteri idi.  Herkes gibi biz de iftihar ettik. Bu modern ve maharetli u...

    Bazı olaylar vardır, istenmeyen şekilde gerçekleşmiştir.  Bazen de istenilen ve arzu edilen şekilde olmasını istediğimiz olaylar vardır.  Türkçemizde bunları “Ne iyi olurdu” gibi bir temenni c...

    Aynı şey değil bu iki kavram. Siyaset yönetme sanatı ve peygamber mesleği, politika ise çok yönlü yalan ve kandırma becerisidir. Uzun uzun izahat yerine, örneklerle açıklamak isteriz: Onbinle...

    Türkiye’nin en köklü ve en diri partisi Saadet Partisi. Bazı kardeşlerimiz, diğer partiler bol keseden hazine yardımı alırken, biz neden alamadık diye hayıflanıyorlar. Biz öyle düşünmüyoruz. ...

    Ramazan bereketine yaklaşıyoruz. Bu ay oruç, zikir, tefekkür, itikaf ve Allah’a daha yaklaşma ayı olarak bilindiği gibi, yardımlaşma, zekat ve sadaka ayı olarak da önemlidir. Çünkü biz millet o...

    Sayın Cumhurbaşkanımızın sık sık söylediği bir sözü var. "Biz sadece rükuda eğiliriz. Başka kimsenin önünde eğilmedik, eğilmeyiz." Bu cümleyi bazı yerlerde daha detaylı söylüyor: "Biz kimsede...

TOP