TENEKELERİN AZİZLİĞİ

Bu çarpışmalar sırasında, düşmanın, gemilerindeki ve karadaki topçuları büyük hatalar yapıyorlardı. Haberleşme ak-saklıklarından kaynaklanan bu hatalar sonucu, bazen Türk hatlarını yararak ilerlemiş olan kendi askerlerini, Türk askeri zan-nederek bombalıyorlardı. Bazen de yanlışlık yapmaktan korka-rak yeterli miktarda atış yapamıyorlardı. Komutanlardan birinin aklına, bu tür yanlışlıklara son verecek parlak bir fikir geldi:
Yapılacak hücumdan önce askerlerinin elbiselerinin sırt kısmına, tenekelerin parlak yerlerinden üçgen şeklinde kesilmiş parçalar bağlattırıldı. Askerleri hücuma geçip, Türk hatları zapt edildikçe, alınan siperlerin üstüne de bu tenekelerde konulacak, böylece ileriye doğru yürüyen kendi askerlerini, ve ayrıca zapt edilen siperleri de, kolayca görecekler, bundan önce düştükleri hatalara artık düşmeyeceklerdi.
Gerçekten de topçunun gözü tenekelerdeydi. Düşman Türk siperleri içine doğru ilerledikçe, siperler de, birer birer düşman eline geçiyordu. Düşman topları maharetli atışlarla Türklere göz açtırmıyordu. Düşman, topçu kuvvetiyle ilerliyordu. Ele geçirilen siperlerin üzeri parlayan tenekelerle donatılı-yordu. Bir zaman geldi ki,Türkler mukabil hücuma geçtiler. Düşman kaçmaya başladı, giderken de siperlerin üstündeki işaret tenekelerini alıp geri götürecek zamanları kalmamıştı. İşaretli siperler çok kolaylıkla geri alındı. Çünkü artık bu siperlere topçu atışı yapılmıyordu. Durumu fark eden askerlerimiz buldukları tenekeleri kendi siperlerinin üzerine de koyarak top ateşinden korunmuş oluyorlardı.
Parlak fikir, böylece ters dönmüş, mehmetçiğe yaramıştı

TOP