SEYYAR BATARYALARIN HİZMETLERİ

SEYYAR BATARYALARIN HİZMETLERİ

Boğazın savunması için yapılan tahkimatlara dahil olmak üzere düşünülen seyyar obüs topları, hesaplanandan bile fazla hizmetler yapmıştır.
Boğaza hakim tepelerin arkasında konuşlandırılan ve kısa menzilli obüs toplarından oluşan bu seyyar bataryalar, araba ve hayvan gücü ile kolaylıkla hareket edebilecek şekilde planlanmıştı. Bu seyyar bataryalar gerçekten de hem aktif bir savunma aracı, hem de düşmanı yanıltan savaş hilesi olarak kullanılmıştır. Büyük ve zırhlı savaş gemilerine karşı pek etkili olamayan bu bataryalar, düşmanın mayın toplama gemilerine karşı oldukça etkili bir savunma aracı olarak çok başarılı görevler yapmışlar-dır.
Sık sık yer değiştirdiklerinden ve bu durumu düşman ge-mileri fark edemediklerinden dolayı, bütün tepelerin arkalarında savunma tesisi olduğunu zannetmişler, bunları yok etmeden ilerlemenin imkansız olduğu kanaatine varmışlardır. Bu arada bü-tün tepelerin arkasını etkili bir şekilde ateş altına alabilmek için büyük miktarlarda cephane harcadıkları gibi, zamanlarını da boş yere heba etmiş olduklarını savaş kaynaklarından öğreniyoruz.
19 Şubatta ilk saldırılarında Cornwallis zırhlısından yaklaşık 10 kilometre uzaktan ilk topları ateşleyen Yüzbaşı Harry Minchin, ailesine yazdığı mektupta nasıl keyif aldığını anlatıyor:
“İlk topa ateş emrini verdim. İlk atışta isabet kaydettik. Onların menzilleri dışında olduğumuzdan ateş ora-nı çok ağırdı, dakikada bir mermi falan. Öğleye ka-dar buna devam ettik. Öğleden sonra biz ve Ven-geance gemisi 8.000 ila 5.000 yarda kadar yaklaştık. Vengeance yoğun bir ateş altına alındı. Biz hemen onu desteklemeye koştuk. Gemideki bütün toplarla kıyıya ateşe başladık. Her topumuz yakla-şık olarak dakikada iki mermi atıyordu. Bir numa-ralı tabya bir taş duman ve toz yığını halinde ha-vaya uçtu. Ondan sonra başka bir tabyadan üzeri-mize ateş başlayınca hemen o yana döndük ve ya-şamım boyunca bu kadar eğlendiğimi hatırlamıyorum. Ateşleri birkaç kere bize çok yaklaştıysa da biz hiç isabet almadık. Ateş hızımız onları şaşırtmış olmalıydı. İnsanın çevresine her dakika 1.500 kilogram mermi yağması epey sinir bozucu olmalı…”
Savaş gemileri kaledeki topların ve seyyar obüslerin menziline girince erken sevinmiş olduklarını anladılar. Çünkü Türk topçusu ateşe başlamak için acele etmemiş onların atış menziline girmelerini beklemişti. Müthiş bir ateşe başlayan bu toplar onların daha yakına gelmelerini önlüyordu.
Bilindiği gibi düşman gemileri sonraki günlerde boğazın girişindeki tabyaları tahrip ederek, boğazın giriş kısmına gir-meyi başarmışlardı. Buna rağmen seyyar obüslerin görevlerini yine başarılı bir biçimde devam ettirdiklerini görüyoruz.
“Gemilerin orta savunma hattına ilerlemeleri son derece ağır biçimde gerçekleşiyordu. Gemiler ilerledikçe kıyılarda gizlenmiş olan seyyar topların ateşinin, sabit bataryalardan daha çok etkili olduğunu gör-düler. Yerlerini bulmak için çok uğraşılmasına kar-şın bu ateş önlenemedi. 5 Martta yeni bir yaklaşım denendi:
Queen Elizabeth, Kabatepe açıklarında demirledi ve Ça-nakkale çevresindeki tabyaları topa tuttu. 15’ İnçlik büyük mermiler isabet ettikçe tabyalarda ağır ha-sar oluştuğu görüldü ve operasyon ertesi gün tek-rarladı. Ancak zırhlı, 8 Martta Boğaz’a girip de tabyalara doğrudan ateşe başladığında, bataryalar sanki hiçbir şey olmamış gibi karşılık verdiler. Ön-ceki bombardımanın hiçbir etkisi olmadığı anla-şıldı.”  13
Seyyar bataryalarımızın görmüş olduğu hizmetleri daha iyi anlatabilmemiz için diğer bir örnek olarak büyük deniz sava-şının yaşanmış olduğu 18 Mart 1915 günündeki olaylara bir göz atmakta fayda vardır:
Düşman, bu büyük hücumdan önce, boğazın girişi ve ça-nak bölgesindeki mayınları temizlemiş, ve bu hususu raporlarına kaydetmişti. Boğazın en dar yeri olan Kilitbahir – Çanakkale arası ve buranın giriş kısmındaki mayın hatlarının da sökülmesi suretiyle boğazı geçmeyi amaçlayarak 18 Mart sabahı saldırıya geçtiler.
Önce mayın tarayıcı gemileri öne geçirerek mayın hatlarını sökmek istedilerse de, seyyar obüs topları saklandıkları te-peler arasından şiddetli bir bombardımanla bu gemilere büyük zayiatlar verdirerek mani oldular. Bunun üzerine ağır zırhlı ge-miler bu seyyar bataryalarımızı saf dışı bırakabilmek için daha yakın bombardımanda bulunabilmek üzere öne geçmeye baş-ladılar. Bu sefer de Kilitbahir ve Çanakkale’de bulunan ağır ve uzun menzilli toplarımız devreye giriyor, bu zırhlıların daha yakına gelmesini engelliyordu. (Resim: 23, 24, 25). Ağır zırhlı gemiler, savunma te-sislerimizin ateşlerinden korunabilmek için Karanlık Liman bölgesinde manevra yapmak zorunda kalıyor, bu sefer de Nusret’in döktüğü mayınlara çarpıyor, böylece kıyameti yaşıyorlardı.
Seyyar obüs bataryalarımız boğaz savunmasının en etkili silahı olmuştur denilse yanlış söylenmiş olmaz.

TOP