SIRRI ÇÖZÜLEMEYEN OLAYLAR

SIRRI ÇÖZÜLEMEYEN OLAYLAR

21 Ağustos’ta düşmanın yapmış bulunduğu bu son sal-dırılar da nereden biraz ilerlediyse, şiddetle mukabele gördü, önü kesildi.
Akşamleyin hiç bir cephede, Türk siperlerine yaklaşamamışlardı bile.
Bu günkü muharebelerde, ordumuzun da, çok zor durumlara düştüğü, bütün yedeklerini muharebeye katarak, son gücünü kullandığı bilinmektedir.
Düşman sol cenahta bir boşluk bularak, şiddetli bir saldırı ile önlerindeki bir tepeyi zaptettiler. Birliğin komutanı Lord Longford isimli bir İngiliz idi. Daha sonra birliklerimizin yandan açtığı ateşle bu tepeyi boşaltmak zorunda kaldılar. Geriye çekildiler. İçlerinden bir müfrezede bulunan askerler, ileri hare-kete devam ettiler. Bir müddet sonra da, Türkler tarafından çev-rilip yok edildiler. Bu harekatta esrarengiz bir olay oldu: Lord Longford ve tugayın binbaşısı, ne kendileri, ne de cesetleri bulunamamak üzere kayboldular. Önceki sayfalarda okuduğumuz 12 Ağustos’ta 1/5 Norfolk Taburunun başına gelenlerin bir benzeri de böylece burada meydana gelmiştir.
Başka bir olay da bunun kadar esrarlıdır:
Buck Hussar isimli birlik, karanlıkta bir yerlere kadar ilerledi. Daha fazla gitmeyi göze alamadıklarından dolayı, bu-lundukları yere siper kazarak yerleşmeye çalışırken, sol taraf-larından “kaçın!” diye bir ses işittiler. Bu sesi duyan askerler süratle gerilere kaçmak durumunda kaldılar. Kimin bağırdığı ve nereden bağırıldığı belli olmayan bir sesle böylece geri kaç-mışlardı.
Anzak cephesinden, o ana kadar bir çatışmaya sokulma-mış olan bir tabur da bu bölgeye getirilerek, 60 rakımlı tepeye hücum edecek birliklerin arasına yerleştirilmişti. Bu birliğin çok iyi eğitilmiş, çok kabiliyetli kişilerden oluşturulmuş olduğu dü-şünülüyor, kendilerinden çok şey bekleniyordu. Bu tabura ait askerler 3 gruba ayrılarak hücuma kalktılar.
İlk grup takribi 150 kişiden müteşekkildi, hücuma kalktıktan kısa bir müddet sonra, en az 110 kişi zayiat vererek geriye kaçtılar. İkinci grup da birincilerden farklı olmadı. Çok büyük zayiat verdiler. Üçüncü grup onlar kadar da bir varlık göstere-mediler.
Bu birliğin yaralıları, büyük yekün tutuyordu. Onları top-layıp, dere kenarında çalılıkların arasına yerleştirdiler. Bir müddet sonra Türk topçu ateşiyle çalılıklarda büyük bir yangın çıktı. Yaralıları kurtarabilmek için koşuştular. Burada da dramatik bir olay yaşandı. Yaralıların üzerinde ve çantalarında el bombaları ve cephaneler vardı, bunlar sırasıyla patlamaya başladı. Birden ortalık cehenneme döndü. Çok az sayıda yaralıyı kurtarabildiler.
Akşam saat 21.00 sıralarındaki durum tespitinde görüldü ki; düşman hemen hemen hiçbir başarı sağlayamamış, ilk he-deflerine bile ulaşamadan bu saldırıyı durdurmak zorunda kal-mışlardı. Yine bu tespitlere göre saldırıya katılmış bulunan 14.300 askerden 5.300 zayiat verdiklerini ve en önemlisi hayallerini de toprağa gömmüş olduklarını üzüntüyle gördüler. Böy- lece İkinci Anafartalar zaferi kazanılmış, General De Lisle de dersini almış oluyordu.

TOP