ANAFARTALADA ATILAN YUMRUK

ANAFARTALADA ATILAN YUMRUK

General Hamilton Suvla’da, 8 Ağustos geceleyin tümenlerini ileri harekete geçmeye mecbur bırakmıştı. Daha önceki bölümlerde bunu izah etmiştik.
Gece harekete geçen birlikleri, Tekke tepe ve civarını ele geçirmeyi amaçlıyorlardı. Bunun için bütün gece ilerlemeye ça-lıştılar. Birlikler gece yollarını şaşırdılar, tabii manialarla çok oyalandılar. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, hedeflerini ele ge-çirmek üzere, tepelerin yamaçlarına tırmanmaya çalışıyorlardı.
Planlarına göre, çıkarmadan sonra 36 saatlik zamanları vardı, ancak en geç 24 saat zarfında hızlı hareket etmek kaydıyla, tepeler ele geçirilmiş olacak, Türk takviye birlikleri ondan sonra gelse bile, konum itibariyle kendilerine artık engel ol-maları mümkün olamayacaktı.
Önceki bölümlerde tafsilatıyla izah edildiği gibi, Allah’ın yardımıyla, 24 saatleri değil, 36 saatleri de değil tam 48 saatleri, komutanlarının hataları sebebiyle kaybettirilmiş, tam tepelere tırmanma aşamasında iken, Türk ordusunun yetişmesi zemini böylece hazırlanmış idi.
Sabahla birlikte harekete geçen ordumuz, Mustafa Ke-mal’in komutasında Hamilton’un ileri sevkettiği tümenlerinden önce, hakim tepeleri tutarak, yamaçları tırmanmaya çalışan düşmana güzel bir tokat indirdi. Savaş gemilerinin, korkunç des-teği, sayı üstünlüğü, ayrıca günlerce ovalarda dinlenmiş ol-manın avantajları, kendilerine bir fayda sağlamadı. Mehmet-çiklerimizin “Allah Allah!” nidaları ve tekbir sesleri eşliğinde, yapmış oldukları karşı hücumla, tepelerin bir çoğu temizle-nerek, düşmanlar ovalara kadar sürüldü. Bu arada düşmanın aç-mış olduğu gemi topçu ateşleri ile yanmaya başlayan fundalıklar da, düşman için bir tuzak oluşturmuş, kaçarlarken bir çoğunun yanmasına sebep olmuştu. Tepelerden inerek, ovalara ve oradan da Tuz gölüne doğru kaçan İngiliz askerlerinin, bu gidişini Aspinall, eserinde, “futbol maçından çıkan kalabalıklar gibi gidiyorlardı” diye tarif eder. Düşman birliklerinin çoğu, komutanlarını, komutanlar da birliklerini kaybetmişlerdir. Zayiatları da çok fazla idi.
Akşam olduğunda, Hamilton’un tümenleri, Suvla civarında daracık bir bölgeye adeta hapsedilmiş oluyordu. Düz arazide düşmanın peşine düşerek kovalamanın ve sıkıştırmanın, çok can kaybına mal olduğunu, önceki tecrübeleriyle öğrenmiş olan, ko-mutanlarımız, bu riske girmemişler, hakim mevkilerde gecelemeyi tercih etmişlerdi.
Ancak düşman gemileri, çıkardıkları balonlarla yaptıkları hedef tespitleri sonucu, ordumuzu gece boyunca da top atışlarıyla taciz etmeye devam ediyorlardı.
Ertesi günü, yani 10 Ağustos gününü ordumuz, Anafar-talar’da yerleşmiş oldukları mevzilerini sağlamlaştırarak ve ik-mal noksanlıklarını gidererek geçirmiştir. Tabii karşılıklı top, tü-fek ve makinalı atışları devam etmek kaydıyla…

TOP