CASUSLAR BÖYLE ÇALIŞTI

CASUSLAR BÖYLE ÇALIŞTI

“Bu hadiseyi bir kumandanımdan işitmiştim. Ramazan a-yında, Gelibolu yarımadasının küçük bir köyüne bir derviş gelmiş, uzun beyaz sakallı, başında yeşil bir sarıkla haza bir derviş. Bütün köylüler kendilerini karşılayarak, her türlü hürmeti gösterip, ondan dilekte bulunmuşlar:
-Ne olur bu mübarek ayı aramızda geçirin, size rahat edebileceğiniz bir de oda verelim.
Casus nal diyordu da mıh demiyordu:
-Benim bütün günlerim Allah’a dua ile geçer. Onun için benim bulunduğum yerler, yüksek olmalıdır. Yük-sek ve ulu tepelerde ben kendimi çok daha rahat hissederim. Dualarıma ancak orada devam edebilirim.
Köylüler memnuniyetle dervişi alıp, yüksek bir tepeye götürmüşler, yiyecek ve içecek sıkıntısı çekmemesi için, bin bir çeşit iaşe temininde kusur etmemişler.
Derviş bu tepede ordugahını kurarak, istediği gibi çalışmağa başlamış. Tepeler, dereler, nirengi noktaları, yollar, kuyular… Velhasıl bizim elimizdeki kadar mükemmel harita hazırlamış.” 99

TOP