YENİ ÇIKARMA PLANI

YENİ ÇIKARMA PLANI

Bölge haritasını önüne alan Hamilton, saatlerce gözünü ayırmadan tetkik etti. Yeni yapacağı planların ana hatlarını bir bir aklından geçirmeye başladı.
Planın en önemli unsuru, baskın tarzında bir çıkarma olmalıydı. Öyle ya bundan önce Seddülbahir bölgesine yaptığı çıkarmayı göz göre göre yapmıştı. Türk savunmasının bulundu-ğu bölgeleri, saatlerce kahredici bir ateşle dövmüş, sonra çıkarmaya teşebbüs etmişti. Bir avuç olduklarını sonradan öğrendiği Türk askeri  karşısında, koskoca tümenleri, saatlerce, günlerce bir adım bile ilerleyememiş, üstelik erimişlerdi. Gerçi Anzak’ta gece çıkılmıştı, ama hem çıkmadan önce Türklerin haberi ol-muştu, hem de kötü bir talih eseri yanlış yere çıkılmış, yine bir avuç Türk’ün karşısında aylarca bir adım ileriye gidememişlerdi. O halde birinci öncelik, bu plan çok gizli olarak yapılmalı ve yapıldıktan sonra da uygulanmasına geçmeden önce çok gizli tutulmalıydı.
İkinci olarak, öyle bir yerden çıkarma yapmalı idi ki, orada savunma yapan Türk askeri ya hiç bulunmamalı, ya da çok az sayıda olmalıydı. Türk kuvvetleri imdada yetişinceye ka-dar da, köprü başları tutulmuş olmalıydı. O halde, çıkarma ya-pan kuvvetler, hemen hiç durmadan ileri harekata girişmeli ve Türk askeri sonradan gelse bile insiyatif ve üstünlük kendi kuvvetlerinde kalmalı idi.
Üçüncü olarak, Alman denizaltıları, etrafta kol gezdiğine göre, adalardan kalkacak olan savaş ve nakliye gemileri, en kısa ve kestirme yoldan çıkarma bölgesine ulaşabilmeli, çıkarma yapıldıktan sonra da aynı kolaylıkla ikmal yapılabilmeli idi.
Dördüncü olarak, çıkarma yapıldıktan sonra dar bir alana sıkışıp kalma tehlikesi olmamalı, süratle yayılıp, kısa sürede ilerleyip, Osmanlı Ordusu daha ne olduğunu kavrayamadan onu ikiye bölmeli, ikmal yollarını kesmeli idi.
Beşinci olarak da, çeşitli şaşırtma hareketleriyle Türkler oyalanmalı, asıl çıkarma bölgesine takviye kuvvetlerinin, kısa sürede gönderilmesi önlenmeliydi.
Yeni planın ana hatları bu şekilde çizilince, bütün bu özellikleri bünyesinde barındıran tek bir yer vardı o da, Gelibolu yarımadasının batıya doğru uzanmış en uç noktasının hemen yanında bulunan Suvla Körfezi idi.
Planın ana hatları bu şekilde belirlendikten sonra artık onu detaylandırmak, ayrıntılı planlarını yapmak, Hamilton için çocuk oyuncağı sayılırdı.

ÇIKARMA HAZIRLIKLARI
Bu sefer başarma azmiyle işe koyulan Hamilton, ayrıntılı planlarını üst düzey bir iki komutanla hazırlamaya başladı. Daha alt düzeydeki komutanlarla plan hakkında hiç konuşmuyor, onlara bilgi vermiyordu. Arkadaşları ile de sıkı bir işbirliği ya-parak planlarının dışarıya sızmamasını sağlıyordu. Ege adalarında ticaret yapan Türk ve Rumlardan, Türklerin istihbarat yapabileceğini, keza Mısır’daki İngiliz karargahındaki bilgilerin de yine Türklere kolay bir şekilde ulaşabileceğini hesaplıyor, ona göre tedbirlerini alıyordu.
İngiltere’den gelmekte olan yeni kuvvetlerin hedefleri konusunda şaşırtma bilgilerin de, yine bu çevrelerce adreslerine ulaştırılacağını bildiği için, sık sık bu yolu kullanmaya gayret ediyordu. Bu sebeple gelmekte olan birliklerin, Anadolu yakasına ve bilhassa Saros körfezine çıkarılacağını gösterecek şekilde, sahte davranış ve hareketler yapıyordu. Mesela bunlardan bir tanesi olarak, Anadolu yakasının ayrıntılı bir haritası, Mısır’daki matbaalarda çoğaltılmıştı. Bu yolla Türklerin Anadolu’ya çıkarma yapılacağına inandırılması amaçlanmış oluyordu. Ayrıca çoğaltılan bu harita, üzerinde çalışılması isteğiyle, alt birliklere kadar dağıtılmıştı. Bu yolla da askerin Anadolu yakasını öğrenmesi sağlanıyor intibaı verilerek, Türk istihbaratının yanlış bilgi alması sağlanmış oluyordu.
Anzak cephesinde, bilhassa Temmuz ayından itibaren hiçbir ciddi askeri harekata girişilmiyordu. Böylece bu cep-heden bir ileri hareket planlanmadığının zannedilmesi amaç-lanıyordu. Seddülbahir bölgesi daha hareketli tutularak, sık sık ileri hücum yapılıyor intibaı verilerek, Türklerin tüm dikkatlerinin bu cepheye çevrilmesi amaçlanıyordu.
Suvla körfezi ve etrafıyla hiç ilgilenilmediği izlenimi ve-rilmeye çalışılıyor, Saros körfezine bir ileri harekat yapılacakmış gibi uydurma haberler yayılıyordu.
Hazırlanan plana göre, Seddülbahir cephesinde, çok bü-yük hazırlıklar yapılıyormuş gibi indirme, bindirme işleri yapı-lacak, dikkatler bu tarafa kaydırılacaktı. Çıkarma ile eş zamanlı olarak burada gerçekten de bir ileri hareket yapılacaktı. Ancak buradaki hareket belki bazı siperlerin zaptı, bazı hat düzeltme-leri gibi çok sınırlı hedefler içerecekti. Hareketin şiddetine baka-rak Türkler, Kirte ve Alçıtepe’ye yönelik bir ileri hareket başla-tıldığını, takviye birliklerin de buraya çıkarılacağını zannedecekler, böylece asıl çıkarma yerine birlik kaydırma işinde çok geç kalmış olacaklardı. Kazanılan bu zaman zarfında da çıkarma yapacak birlikler, asıl cephelerindeki yani Suvla körfezi ve Anafartalar civarındaki hakim noktaları kolayca ve süratle ele geçirmiş olacaklardı.
Anzak cephesine gelince:
Asıl çıkarma yapılacak günden bir veya iki gece önce, Anzak cephesine General Birdwood’un emrine, 15-20 bin kişilik ilave güç çıkarılacaktı. Tam asıl çıkarma anında Anzak cep-hesinde de çok geniş çaplı ileri harekata girişilecek, böylece bu bölgede bulunan Türk kuvvetleri bloke edilmiş olacaktı. Asıl amaç bu olmasına rağmen bu cephede ileri harekatın muvaffak olması, Sarıbayır Tepeleri denilen, Conkbayırı ve Kocaçimen tepe arasındaki sırtların ele geçirilmesi planlanmıştı. Bu bölgenin ileri hareketinin daha rahat olabilmesi için de, önce Anzak cephesinin Kabatepe tarafına doğru bakan kısmında, Tekçam ve Kanlı sırt denilen mevkilere çok şiddetli bir şekilde saldırılacak, bölgede bulunan Türk kuvvetlerinin buraya doğru akması sağ-lanacak, onlar orada oyalanırken, Conkbayırı ve Kocaçimentepe istikametine doğru yapılacak hareket, daha hızlı bir şekilde gelişmiş olacaktı.
Böylece, çok zayıf birliklerimizle savunulduğu, hatta sadece gözetlendiği tespit edilmiş bulunan, Suvla körfezine çıkarılacak birlikler, süratle ileri ve sağa doğru yürümüş, Anzak kuvvetleri ile birleşerek, Kocaçimen tepeyi de aldıktan sonra Çanakkale boğazının kilidi açılmış olacaktı.

TOP