KOCA ZIRHLI DENİZE GÖMÜLDÜ

KOCA ZIRHLI DENİZE GÖMÜLDÜ

Çanakkale savaşlarının en enteresan olaylarından birisi de şimdiki anlatacağımız olaydır.12 Mayıs gecesi Morto koyunda demirli bulunan İngilizler’in Goliath isimli zırhlı gemileri, Türklerin yaptığı ve uyguladığı cesur bir planla batırılmıştır. Hamilton’un, hatıralarında “Düşman madalyayı haketti.” demek zorunda kaldığı olayı, Fikret Günesen’in kitabından aynen aktaralım:
“Türk sol kanadındaki bütün harekatta, Morto limanında bulunan düşman donanmasının ateşleri pek etkili oluyordu. O halde icabına bakmalıydık. Ancak kolay bir iş değildi bu. Zira İngiliz zırhlıları, devamlı olarak bir destroyer perdesi tarafından korunuyordu. Osmanlı donanmasının 620 tonluk Muaveneti Milliye harp gemisi, 12 Mayıs akşamı Deniz Yüzbaşı Ahmet Bey komutasında Çanakkale önlerinden ayrıldı. Soğandere açıklarında gece yarısını bekledikten sonra, tekrar hareket etti. Kısa bir süre sonra iki düşman destroyeri tarafından görüldüyse de, gece karanlığında bunlardan kurtulmasını bildi. İstikamet Morto koyu idi. Bu koyda Goliath ve Cornwallis zırhlılarının karanlık kütleleri, sahilden 100 metre açıkta yan yana yatmakta idi. Devamlı taciz ateşleri yüzünden, Türk cephesinin sol tarafındaki askerlerimiz tarafından ‘Kocakarı’ adı verilen Goliath’ın  kulesindeki nöbetçi, yabancı bir teknenin yaklaştığını fark etmişti. Megafonla sorduğu parolaya, Türk gemisi ingilizce birtakım cevaplar vererek oyaladı. Muaveneti Milliye, yakın mesafeden, birbiri peşi sıra Goliath’a tam üç tane torpil gönderdi ve hemen dümen kırarak, tehlikeli sulardan bütün gücü ile uzaklaşmaya başladı. Müthiş infilaklarla sarsılan koca gemi iki dakika içinde batıverdiği zaman, dinlenme halinde olan mürettebatın çoğu, gemi ile beraber denizin dibine gitti. Denize dökü-lenlerin feryatları, sahilden Fransız askerleri tarafından duyulmakla beraber, kurtarılamadılar. 500 kişiden fazla insan boğuldu.
Dönüş yolculuğunu Rumeli sahilinden yapan ve bacasını kapatarak, çok ağır bir hızla hareket eden Mua-veneti Milliye, boğazdaki mayın hatlarının başına sağ salim vardı. Orada sabahı bekledi ve mayın hatlarını da başarı ile geçerek, Çanakkale’ye geri geldi.
Bu esnada olay yerine üşüşen İngiliz destroyerleri, projektörlerini yakarak onu boşuna Anadolu sahilinde arıyorlardı. Derhal uyanan Türk kıyı topçusu, ateş-ten bir perde geriyor ve bu cesur ufaklığı koruya-rak, düşman gemilerini daha yakına sokmuyordu.
Muaveneti Milliye, meşrutiyetten sonra Osmanlı donanması cemiyeti tarafından, Almanya’da yaptırılmış dört muhripten biri idi.
Gemimiz Çanakkale’de coşku ile karşılandı.”63

İNGİLİZ
BAKANLAR KURULU KARIŞTI

Anlı şanlı itilaf devletlerinin heybetli orduları, tıpkı daha önce donanmalarının başına geldiği gibi, bütün zorlamalarına rağmen, ne  Alçıtepe’yi, ne Conkbayırı ve Kocaçimen tepeyi alamamışlar, Mehmetçiğin süngüsü önünde siperlere çakılıp kal-mışlardı. Halbuki yaptıkları hesaplara göre, bırakınız Çanak-kale’yi, İstanbul’un bile işini bitirip, dünya savaşının zafer kutlamalarını yapıyor olmalıydılar.
Çanakkale cephesinden İngiltere’ye giden her mağlubiyet haberinde, bakanların moralleri sıfıra iniyor, üzüntüden birbirlerine sataşıyorlardı. Mesela, böyle bir haberi aldığında, İngiliz Donanma Bakanı Lord Fisher bir keresinde:
“-Allah kahretsin şu Çanakkale’yi, bu gidişle orası hepi-mize mezar olacak!”  demek zorunda kalmıştı.
İngiliz bakanlar 13 Mayıs’ta yaptıkları toplantıda, Çanakkale’yi bir defa daha denizden zorlayıp zorlamamayı, ilave asker ve savaş gemisi gönderip göndermemeyi, hararetli bir şekilde tartışırlarken, Goliath savaş gemisinin Türkler tarafından torpillenerek batırıldığına dair telgraf önlerine konuldu. Bakanlar yıkılmıştı. Demek savaş gemileri tehlike altındaydı. Ayrıca Alman denizaltı gemilerinin de, Cebelitarık boğazından geçerek Akdeniz’e ulaşmış olduğuna dair haberleri de almışlardı. İyice telaşlanan bakanlar, Queen Elizabeth dahil, değerli savaş gemilerinin derhal cepheden geri getirtilerek kurtarılmasını tartışmaya başladılar.
Savunma Bakanı Lord Kitchener, Denizcilik Bakanı Winston Churchill ve Donanma Bakanı Lord Fisher bu konuları tartışırlarken, Fisher istifasını verdi. Daha sonra bu istifa üzerinde tartışmalar çıktı, en sonunda istifa kabul edildi.

MEHMETÇİK
CHURCHILL’İ  DE DEVİRDİ

Fisher’in istifasından sonra iktidar ve muhalefet arasında gerginlikler başladı. Başbakan Asquith, Çanakkale başarısızlığı ile ilgili verilen bir gensoru üzerine, Churchill ve Fisher’in de dahil olduğu bazı bakanları harcamak zorunda kaldı.
Böylece Çanakkale harekatının en ateşli taraftarı, planlayıcısı ve destekçisi, savaşın başarısızlıklarına kurban gidiyordu. Bir bakıma Mehmetçiğin süngüsü, cephede düşmanı ye-nerken, İngiltere’de de bu savaşın baş sorumlusunu alaşağı etmiş oluyordu. Churchill’de bu gerçeği anılarında itiraf etmek zorunda kalmıştır.
Churchill, mağlubiyetle azledilmiş, bu yüzden İkinci Dünya Savaşı’na kadar bir daha aktif politika yapamamıştı.

TOP