26 NİSAN SABAHINDAKİ DURUM

26 NİSAN SABAHINDAKİ DURUM

Yukarıda izah edildiği gibi, Seddülbahir çıkarması 25 Nisan 1915 günü düşmanın 29. Tümen’ine mensup birlikler tara-fından şafakla birlikte başlamış, bütün gün çok kanlı bir şekilde devam etmiş, büyük zayiatlar verilmiş, ayrıca 25/26 Nisan gecesi de her iki taraf uykusuz ve tetikte sabahlamış,  gece de aydınlatma fişekleri ve gemi projektörleri ışığında bombardımanlar ve  bir takım harekatlar olmuştu. 26 Nisan sabahki genel durumu Aspinall’in kaleminden okuyalım:
“29.Tümen’in, sabahleyin erkenden karaya çıkarak görmüş olduğu işlerden yorgun düşmesi ve çıkış harekatının sinirler üzerinde meydana getirdiği gerginlik ve yorgunluktan, çevrenin yabancılığından ve subaylar arasındaki zayiatın fazlalığından doğan takat ve mecali kesilmiş olan bazı birlikleri, ilk günün akşamına doğru, pek sıkışmışlardı. Karşılarındaki düşmanın da aynı derecede daralmış bulunduğunu bir bilmiş olsalardı ne olurdu?
Her çetin muharebede böyle düşünülmesi lazımdır. Her iki taraf da, artık ilerlemek imkanı kalmadığını zanneder. Bir parça daha gayret gösterilmesinde ısrar eden, daha azimli bir komutana malik olan taraf, umumiyetle muzaffer olur. 25 Nisan’da güney mıntıkasındaki Türkler, bir zafer kazanacak kadar kuvvetli değildiler. Fakat komutanlarının azmi, bunlara mühim faydalar kazandıracaktı. 9.Türk Tümen Komutanı Albay Sami Bey 26.Alay komutanına şöyle yazıyordu:
‘Size bir tabur gönderiyorum. Düşmanın zayıf olduğu i-yice anlaşılmıştır. Düşmanı denize dökeceksiniz. Geldiğim zaman güneyde bir tek İngiliz görmeyeceğim.’
O komutan bu şevk verici sözlerle, birliklerinin cesaretini arttırmıştı. W ve X sahillerindeki zayıf Türk müfrezeleri, bütün gece, İngilizlerin ileri hareketine mani oldular. Ayın 26’sında  saat 08.00′de de maalesef  Y sahili harıl harıl boşaltılıyordu.
Seddülbahir’deki küçük Türk garnizonu, deniz toplarının dehşet verici tesirlerini, ilk defa olarak tatmasına rağmen, 25. günü sabahtan akşama kadar, yerleri-ne inatla sarıldılar ve müdafaaya tarif edilemez hizmetler ettiler. Sabahleyin burada bulunan bu bölüğün, gündüzün, biri kendi taburuna mensup, diğeri Kirte’den 26.Alayın 2. taburundan istenilen iki bölükle takviye edilmiş olduğu anlaşılmakta idi. V sahilinin, ayın 26’sına kadar, zapt edilememiş olması, İngiliz planının bozulmasında başlıca sebep olduğundan şüphe edilemez. Geniş cepheden mütalaa edildiğine göre, ilk günkü muharebenin neticesi, İngilizlerden ziyade, Türklerin lehine olmuştu.
İngilizler saat 01.00’e kadar karaya 12,5  tabur çıkarmış- lar, Türkler ise bu kadar kuvvete ancak 2 taburluk bir kuvvetle direnmişlerdi. Bu iki taburluk kuvvet de, saat sabah 9.30’dan evvel hiçbir şekilde 500 kişiyi geçmiyordu. Böyle olmakla beraber; denizden yapılan bir istilaya karşı müdafaa kudreti pek kuvvetli olduğundan, bu müfrezeler yerlerini muhafaza ettiler. İngiliz planı, artık sırrını ifşa etmişti. Liman Von Sanders, ihtiyat kuvvetlerini, tehdit edilen noktalara, artık tam bir itimat ile sevk edebiliyordu.
Hamilton iyi ki böyle bir plan yapmıştı. Topu topu iki ta- burluk bir savunma birliği bulunan bu çıkış yerlerine karşı bile muvaffak olamazken, ya iki tümenle savunmaya hazırlanmış bulunan Saros körfezine karşı bir çıkarmaya girişmiş bulunsaydı, bu çıkarma mutlaka başarısızlıkla sonuçlanırdı.”58
26 Nisan sabahı Seddülbahir köyü ve civarda bulunan ufak tepeler halen birliklerimizin kontrolünde olmakla beraber, gece River Clyde’de mahsur bulunan ve akşam ancak kurtarılabilmiş düşman askerleri, gece çıkarılan yeni birlikler ve uçtaki yüksek topuğun arkasına sığınmak zorunda kalmış olan düşman askerlerinin ileri harekatları neticesi, zaten bir avuç kalmış olan, uykusuz ve yorgun bulunan askerlerimiz 500-600 metre gerideki siperlere çekilmek zorunda kaldılar. Ancak bilhassa Seddülbahir köyüne girmeye çalışan düşman birlikleri, ev ev, sokak sokak, yapılan savunma karşısında büyük kayıplar verdi-ler. Aspinall bu savunmayı şu cümlesiyle özetlemiştir:
“Birliklerimizin köy içinde ilerleyişleri çok zor ve ağır o-luyordu. Büyük bir yiğitlikle çarpışan Türkler, top- raklarını santim santim müdafaa ediyorlardı. Mah- zenlere, tavan aralarına ve yıkılan evlerin enkazı arasına saklanan birçokları, askerlerimiz geçtikten sonra, arkadan ateş ediyorlardı.”
Bütün gün bu tür çarpışmalar devam etmiş, savaş gemileri birliklerimizin bulunduğu bölgeye akşama kadar, yanardağ lavları gibi ateş püskürmüştü.
Akşam olduğunda da Kirte önlerine kadar çekilmiş bulunan yorgun birliklerimiz bu civardaki mevzilerine yerleşmişlerdi

TOP