ANZAK ÇIKARMASI

ANZAK ÇIKARMASI

Çıkarma Günü:
General Birdwood komutasında Anzak askerlerinden oluşan birlikler, 24 Nisan 1915 tarihinde, akşamleyin Kabatepe sahillerine çıkmak üzere, erzakları, suları, silah ve mühimmatları ve at ile katırdan oluşan hayvanları ile, gemilere binmiş vaziyette, Ege adalarından hareket ettiler. Çıkarma hareketinin Türkler tarafından görülmeksizin gizlice yapılabilmesi için, ayın batmasını beklediler. Gece yarısından sonra ayın da batması ile zifiri karanlıkta, gemilerden teknelere ve dubalara bindirilen askerler, sahile doğru hareket ettiler. Askerler çok heyecanlı, neşeli ve yeni bir güne çok değişik bir yerde girme ve değişik heyecanlar yaşama beklentisi içinde idiler. Kendilerine bu işin çok kolay olacağı söylenmiş, sahile ayak basar basmaz, Türklerin arkalarına bakmadan kaçacakları ifade edilmişti. Sahile çıktıktan sonra geniş bir düzlük kendilerini bekliyor olacaktı. Bu düzlük sahada, hemen ileri harekete başlıyabileceklerini umuyorlardı.
Karanlıkta sahil farkedilmeye başlanmıştı. Ortalık sessiz ve sakindi. Belli bir mesafeden sonra tekneler daha ileri gidemedikleri için denizin içinde yürüyerek sahile çıkmaya başladılar. Gözleri karanlığa alışıp ileri doğru dikkatlice baktıklarında, çıktıkları yerin, kendilerine söylendiği gibi hiç de düz bir yer olmadığını farkettiler. Düz olmak bir yana karşılarında duvar gibi dimdik kayalıklar ve fundalıklar olduğunu anladıklarında ilk şoku yaşadılar. Biraz yukarı baktıklarında, kendilerini  bir an için Mısır’da zannettiler. Çünkü tam üstlerinde, yukarda Mısır’daki Sfenks heykeline çok benzeyen büyük bir karaltı gördüler. Bu karaltı bugün bile bölgeyi gezenler tarafından Sfenks’e benzetilen çıplak bir tepeciktir. Sahilde kalabalık her dakika artıyor, komutanlar birliklerini, birlikler arkadaşlarını arıyor, kimsenin birbirlerine yardım edecek  hali olmadığı için, çok büyük bir karmaşa ve başıbozukluk yaşanıyordu. Bu karışıklık devam ederken,  tepelerden makinalı tüfek ateşi başla-mış, ortalık can telaşından ana baba gününe dönmüştü. Şafakla birlikte ileri harekete başlamışlar, su yarıntılarından, fundalıkların seyrek olduğu yerlerden, kayalıkların arasından yukarı tepelere doğru tırmanmaya başlamışlardır. Ortalığın yavaş yavaş aydınlanmaya başlaması ile beraber, ufukta bekleyen gemiler de ileri tepelere doğru ateş kusmaya başlamışlardı. Her yere düşen top mermileri büyük bir gürültü ile patlıyor, ağaçları ve taşları havalara fırlatıyor, şarapnel parçaları vızıldıyarak etrafa dağılı-yor, bunları makineli tüfek sesleri takip ediyor, bu arada insanların feryatları, tepelerin arasına vadilere yayılıyordu. Etraf ölü ve yaralı askerlerle dolup taşmaya başlamıştı. Ölüler için yapacak bir şey olmuyor, ancak yaralıların feryadı yeri göğü inletiyordu. Yaralılar arkadaşlarının kollarında, veya sıhhıye erlerinin taşıdıkları sedyelerde geriye doğru götürülmeye çalışılıyor, bu arada tepedeki makinalı hepsini birden tarıyor, akan kanlar kumsalı kırmızıya boyuyordu.
O gün, belirli aralıklarla karaya yaklaşık 15000 Anzak askerinin çıktığı ve büyük ölçüde  ölü ve yaralı verdikleri kaydedilmektedir.
Günün ağarması ile birlikte ikmal malzemeleri de, dar kumsala çıkarılmaya başlanmış, yeni çıkan birlikler, hayvanlar, toplar, cephaneler birbirine karışıyor, bu daracık yerde hiçbir şey planlandığı gibi olmuyordu.
O ana kadar Anzaklar, şavaşa değil adeta tatile gidiyor gibi idiler. Savaşın acımasız, gerçek yüzünü farkettiklerinde ise, nasıl bir belanın içine düşürülmüş olduklarını anlamaya başlamışlardı. Bölük komutanları bütün bu karmaşa içinde, arkadaşlarına ve rütbeli olan kişilere rastladıklarında bağırarak birşeyler soruyor, ellerindeki haritayı göstererek bağırıp çağırı-yorlardı. Çünkü kendilerine yapılan tarifler ve verilen hedeflerin hiç biri ellerindeki haritalara uymuyordu. Bu haritalarda hem de dil farklılıkları vardı. Kendilerine yapılan izahat sırasında gösterilen haritalarda yer isimleri İngilizce yazılmıştı. Oysa dağıtılan haritalarda ise anlamadıkları bir dil kullanılmıştı.
Olayların akışını anlatmaya kısa bir ara vererek şu, yanlış yere çıkma ve harita olaylarına bir bakış yapmakta fayda vardır:

TOP