BU BİR HAÇLI ORDUSUDUR

BU BİR HAÇLI ORDUSUDUR

Kitabımızın ilk bölümlerinde izah etmiş idik. İtilaf Devletlerinin, hedef olarak Osmanlı Devleti’ni ve onun başkenti İstanbul’u seçmelerinin en önemli sebeplerinden birisi de Haçlı Ruhu’nun devam ettirilmesidir. Türklerin; Avrupa’dan, sonra Anadolu’dan ve en önemlisi de Kutsal Kudüs’ten tamamen sökülüp atılması, gelmiş oldukları Orta Asya steplerine geri gönderilmesi, öteden beri istilacı Avrupalıların ortak emelleri idi.
Bu emellerini gerçekleştirmek uğruna, kurdukları ittifak ve hazırladıkları ortak ordularla, yüzyıllar boyunca Türk ve İslam diyarlarına seferler düzenlemişlerdi. Büyük vahşetlere de sebep olmuş bulunan bu haçlı seferleri, Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethetmesi ile kesilmiş, duraklamaya girmiştir.
Sonradan Osmanlı Sultanlarının “Halife-i Müslimin” ünvanlarını da kazanarak, Kudüs, İstanbul gibi önemli şehirlere sahip olmaları, ayrıca kutsal sayılan Roma ve Viyana kapılarını zorlar duruma gelmeleri, yüzyıllarca Avrupalılar tarafından büyük bir üzüntüyle izlenmişti. Avrupa’daki kentlerini geri al-maları için yüzyıllarca uğraşmışlar ve sonunda İstanbul’a kadar gelmişlerdi.
İşte şimdi, haçlılar adına İstanbul’u da ele geçirme zamanı gelmişti. Bu da yetmez, Osmanlı’yı yok edip nihai hedefleri, Kudüs ve Anadolu’nun tamamı ve Orta Doğu’daki İslam Yurtlarının zaptedilmesi zamanının geldiği düşünülüyor, bu anlayış ve şuurla hazırlanıyorlardı. Gerek İngiltere’deki, gerek Fransa’daki yetkililer, zaman zaman bunları ifade etmekten çe-kinmiyorlardı. Başkomutan olarak tayin ettikleri Hamilton’un da hatıralarında bunu sık sık tekrarladığını okuyoruz, ayrıca kitabımızda yeri geldikçe de alıntılar yaparak aktarıyoruz, ilerki bölümlerde de aktarmaya gayret edeceğiz.
Hamilton’un ordusu Çanakkale çıkarması arefesindeyken İngiliz Gazetelerinin yazdıkları, aslında İngiliz ve Fransız kamuoyunun da olaya bir Haçlı yaklaşımı ile baktıklarını açıkça ortaya koymaktadır:
“…Son Haçlı Seferinden beri ilk defadır ki; Batı, Doğu’ya yönelmiş bulunuyor. Hırıstiyanlık alemi, Fatih Sultan Mehmed’in 29 Mayıs 1453 meş’um tarihinde, Bizans İmparatorluğuna indirmiş olduğu şiddetli darbenin, öcünü almak için harekete geçmiş bulunuyor.”
“…Birkaç hafta içinde kanlı savaşlarla karşılaşacağız. Bu öyle kanlı bir savaş olacak ki, neticesi Ayasofya tapınağını, ya hırıstiyan aleminin eline düşürecek, ve yahut da hilal, üst ve başları kanlarla boyanmış yeniçeri askerlerinin başında olduğu halde, 29 Mayıs 1453 meş’um gününde İstanbul’a muzaffer olarak girdiği günden ziyade şan ve şerefle yaşa-yacaktır.”
“…Diğer savaş meydanlarından alınarak buraya yığılan gemiler, sanki tek bir maksat için, ihtimal ki, Hırıstiyanlık aleminin, Osmanlı Türklerine karşı yapabileceği son haçlı seferi içindir…”
“…Geçmişteki haçlı seferleri, başarı bakımından o kadar kayda değer şeyler değildi. Halbuki bu sonuncu ve en büyüğü olan haçlılar, bir zamanlar Viyana kapılarına kadar uzanmış olan, eski Osmanlı İmparatorluğu’nun her bir köşesinde kemikleri dağılıp kalmış olan ortaçağ şovalyelerinin öcünü alacaktır.”
“…Tarihimizin en büyük bir olay olarak kaydedeceği bir mesele için kumar oynuyoruz. Eğer bu kumarı kazanırsak, pek büyük bir servet elde edeceğiz ve harbin sonuna yaklaşmış bulunacağız. Eğer kaybedecek olursak, batıdaki mevkiimiz, maddeten bir hasara uğramayacak ise de, manevi yenilişimiz, müslümanlar arasında gürültülü akisler yapacak ve aynı zamanda mücadelenin uzaması için düşmanlarımızı şevklendirecektir.” 32
Düşünmek gerekir; düşman bu savaşı bir haçlı, yani hıristiyanlığın müslümanlığa karşı bir savaşı olarak algılayıp, ona göre savaşıyor.
Bu savaşın karşısında durmak, yani savunma yapmak da esas itibariyle, vatan topraklarının yanında, dinin ve dini değerlerin savunulması anlamına gelecektir. Aslında birinci anlamı bu olacaktır. İşte mehmetçiğin yaptığı da bu idi.
Bu savaş, bu yönüyle “Allah’ın dinine yardım etmek” anlamına da gelecektir. Allah kendi dinine yardım edenlere yardım edeceğini açıkça vaad etmiş olduğuna göre, (Muhammed Suresi:7) bu yardımı Çanakkale’de aynı amaçla savaşanlara da yapmış demektir. Bu savaşın  her anında,  Allah’ın yardım yapmış olduğuna inanırız, ancak bunu her zaman fark edemeyebiliriz. Herkesin çok açık bir şekilde görebildiği bazı ilahi yardımları, savaşla ilgili belgeleri ve bilgileri nakleden kaynaklardan derlemeğe çalıştık

TOP