İNGİLİZLERLE KAN DAVASI

İNGİLİZLERLE KAN DAVASI

İttihatçıların ne kadar ham hayaller peşinde koştuklarının bir diğer örneği de, “Kanal Seferi” diye de tarihe geçen olaydır.
Kuzey Afrika’daki topraklar bir bir elden çıkmış, en son da Mısır, İngilizler tarafından işgal edilmişti. İttihatçılar, devleti cihan harbine soktuklarında, İngilizleri Mısır’dan atma sevdasına kapıldılar. Daha doğrusu Almanların telkini ile Mısır’a sefer açmaya ikna edildiler. İngilizleri Mısır’dan atmak ve okyanuslara açılan deniz trafiğini kontrol altına alabilmek için Süveyş Kanalı’nı geçmek gerekiyordu.
20 bin kişilik bir ordu ile, bu sefer Bahriye Nazırı da olan meşhur ittihatçı Cemal Paşa, kahramanlığa soyundu. Mısır Fati-hi olarak tarihe geçmek istiyordu.
Kanal seferi de, Almanların Osmanlıya karşı kullanmış oldukları bir hiledir. Bu savaşın kazanılabileceğine hem Enver Paşayı, hem de Cemal Paşayı inandıran Almanlardı. Ancak onla-rın asıl maksadı, cihan savaşına girdiğini dünyaya ilan eden Os-manlı Devleti’nin, her an savaştan tek yanlı olarak çekildiğini ilan etmesi ihtimalinin önünün kesilmesi idi. Kendi menfaatleri için Osmanlının savaşa devam etmesi gerekiyordu. Bunun için de, İngilizler ile savaşıp kan akıtılması lazımdı. Böylece araya kan davası girerse Osmanlı kolay kolay savaştan çekilemezdi.
İşte Kanal seferinin asıl sebebi, geri dönüşü engelleyecek bir kan akıtma olayının gerçekleştirilmesi idi. Alman generali Von Kres bunu açıkça itiraf etmiştir. 20 bin kişilik gibi küçük bir askeri birlikle İngiltere’ye kafa tutulamayacağını Almanlar bili-yorlardı, ama ittihatçılar bu birlikle Mısır’ı fethedeceklerine ina-nıyorlardı.
Alman general Von Kres diyor ki:
“Bu malzeme ve bu askerle böyle şey olmaz. Bunu biliyorum ama Türklerin antlaşmaya bağlanmaları için İngilizlerle aralarında kan dökülmesi lazım. Bu ha-reketin yapılmasında bunun için ısrar ettim. Gö-türdüğümüz 20 bin kişinin, dökülmesi gereken kanı vermeye kafi geleceği ümidindeyim.”  4
Bundan daha enteresanını ifade edeyim: Alman Von Kres yukardaki gibi düşünürken, Cemal Paşa Von Kres hakkında aca-ba ne düşünüyor? İşte:
“Kanal seferini iki buçuk aydan beri hummalı bir çalışma ile hazırlamış, bu süre içerisinde hiçbir gün bile en ufak bir istirahat etmeyi düşünmemiş ve bu seferi kendisi için adeta bir ideal edinmiş olan Von Kres’-in bu günkü başarısızlık karşısında adeta büyük bir keder ve kaygıya düştüğü ve ölümü tek kurtuluş yo-lu saydığı görülüyordu.” 5
Açıkça görülüyor ki müttefik devletler bile, birbirlerine, daha doğrusu, kurnaz olanlar hayalperest olanlara hile yapabili-yorlardı.
Cemal Paşa, hatıralarında garip bir savunma yapıyor. Ha-tıraların çok sonradan kaleme alındığına bakarak, Almanların hilesini farketmiş, fakat bunu itiraf etmektense başka sebepler ileri sürmeye kalkışmışsa da, bulduğu bu yeni sebep asıl sebep-ten daha az inandırırcı olmuştur:
“Ben bu hareketi yalnızca bir gösteriş fikri ile yapıyor ve Kanal’da kendilerini rahat bırakmayacağımızı İn-gilizlere anlatmak ve dolayısıyla Mısır’da büyük bir İngiliz kuvvetini bağlamak amacı güdüyordum.
Yoksa en büyük harp gemilerinden tutunuz da zırhlı trenlere, her çeşit savunma vasıtalarına sahip olan İn-giliz ordusu gibi faal ve cesur bir ordu tarafından savunulan en az 100 metre genişliğindeki bir kana-lın, bizimki gibi eldeki vasıtaları kanal önünde an-cak dört gün kalabilmesine müsait olan bu 14.000 tüfekli, birkaç cebel bataryası ve yalnız bir tek obüs bataryasından oluşan ve kanalı geçmek için de beş on köprücü pantonundan başka bir şeyi olmayan bir ordu tarafından cebren geçilip zapt edileceğini, ciddi bir biçimde hiçbir vakit hatır ve hayalime ge-tirmedim.” 6
Kanal Seferin’in de fiyaskoyla sonuçlandığını, sadece as-kerlerimizin şehit olması ile Alman hilesinin başarı ile sonuç-landığını anlatmaya gerek var mı bilmem?

TOP