Şu Boğaz harbi

Bu çalışmayı; o günün süper güçlerinin bir araya gelerek oluşturdukları haçlı ordularına karşı, çok zor şartlar altında canı dahil her şeyini ortaya koyarak, vatanı ve mukaddesatı uğruna hakkıyla cihad etmek suretiyle Allah’ın Yardımı’na müstahak olan ve Çanakkale’de dünya durdukça hafızalardan silinemeyecek destanlar yazan şehit ve gazilerimizin, ayrıca kitabımızın  isim babası da sayılan Milli Şairimiz Merhum Mehmet Akif Ersoy’un aziz  ruhlarına saygıyla ithaf ediyorum.

Kapak

 

KİTAP HAKKINDA

Çanakkale savaşları, tarihimizin çok müstesna savaşlarından birisidir. Sebepleri itibarıyla da, seyri itibarıyla da, sonuçları itibarıyla da müstesnadır.
Bu kanaat sadece bana ait de değildir. Savaşın ayrıntıla-rını öğrenmiş olan, veya savaşın geçtiği mekanları inceleyen he-men herkes, aynı kanaati paylaşmak durumundadır. Gerek yurt içinden, gerekse o mekanda savaşmış milletlerden gelen ziya-retçilerin sayısı, her geçen yıl, bir öncekine göre artış göstermektedir. Önceki yıllarda sadece özel anma günlerinde ve iklim itibarıyla ziyaretin daha kolay olduğu ilkbahar ve sonbahar ay-larında, fazla miktarda ziyaretçi varken, son yıllarda, özellikle kitabın kaleme alındığı 2002 ve 2003 yıllarında, soğuk veya sı-cak olmasına aldırmaksızın, senenin hemen her ayında ziyaretçi sayısında artışlar olduğunu herkes gözlemlemekte ve kabul et-mektedir. Sadece Türkiye’den değil, Dünya’nın dört bucağından akın akın ziyaretçi topluluklarının bölgeye geldiği ve her birisi-nin pürdikkat bölgedeki her şeyle ilgilendikleri yine herkesin gördüğü bir gerçektir.
Çanakkale’de savaşanlar Dünya’nın her tarafından gel-mişlerdi. Geniş Osmanlı ülkesinin her bir köşesinden gelen as-kerlerden oluşmuş ordumuzun karşısında, savaşmak üzere, her kıtadan ve çok sayıda ülkeden askerler bulunuyordu. Bu ülkeleri şöyle sıralayabiliriz:
Fransa, İngiltere, Yeni Zelanda, Avustralya, Hindistan, Nepal, Afganistan, Danimarka, Kanada, İrlanda, İskoçya, Su-dan, Somali, Senegal, Cezayir, Mısır, Rusya, Filistin Yahudi-leri…
Kısaca söylemek gerekirse Çanakkale savaşları ulusların katılımı ile yapılmış olduğundan, savaşın geçtiği mekanlar da ulusların dikkatlerini hep üzerine çekmiştir.
Çanakkale savaşlarının insanları kendine çeken ilginç özellikleri olduğunu, savaşlar hakkında bilgi sahibi olan hemen herkes fark ettiğinden dolayıdır ki, bu ziyaretçi sayısı her geçen gün artmaktadır.
Şurası bir gerçek ki, Çanakkale savaşları hakkında henüz her şey tam olarak ortaya çıkmış değildir. Araştırdıkça, çalış-tıkça yeni şeyler öğreniliyor, bu da merakı daha da arttırıyor.
Bizdeki Çanakkale savaşları hakkındaki kitapların bazı-ları, yazarının bakış açısına göre ya hamasi edebiyat üslubu ile kaleme alınmış, yer yer de abartılara varan anlatım tarzları seçil-miştir. Bazıları da belirli kişi ve olayları ön plana çıkarma gay-retleri ile yazılmıştır.
Araştırmalarımız sırasında gördük ki, bizim de söyleyebileceğimiz ve yazabileceğimiz enteresan olaylar vardır. Ve bu olaylar belirli konu başlıklarında toplanıp, gerçeğine uygun bir şekilde anlatılırsa, artan merak saiki ile insanımızın ilgisini çe-kecektir. Araştırmalarımızda konu başlıklarının birisini de Ça-nakkale savaşlarında tarafların birbirlerine uyguladıkları savaş hileleri ve kurdukları tuzaklar olarak belirledik. Araştırdıkça gördük ki, gerçekten Çanakkale savaşlarında, belki başka savaş-ların hiç birinde uygulanmayan çeşitlilikte savaş hilesi uygulanmıştır. Bunu da normal karşılamak gerekir. Çünkü savaş alanı çok dar bir arazidir. Tutuşulan bilek güreşi ortada kilitlenip kal-mış; taraflar, birbirlerine üstünlük sağlayıp amaçlarına ulaşamamaktadır. Bu durumda da insan zekası devreye girmiş, çok çe-şitli hileler bulunmuş ve uygulanmıştır. Örneğin, tahtadan yapıl-mış sahte savaş gemileri, gerçek olmayan çıkarma gösterileri, tabya süsü verilmiş taş toprak yığınları, top görüntüsü verilmiş soba boruları, insan, hayvan veya uçak maketleri gibi…
Aslında hile uygulamak, savaşların genel prensipleri ara-sında sayılmalıdır. İslam peygamberi de “Savaş hileden ibarettir.” buyurmamış mıdır?..
Ama hemen ifade etmek gerekirse hilenin de bir kaidesi olması gerekir. Savaş suçu işlemek pahasına hile yapılırsa bunu da savaşların prensibi olarak kabul edip, normal karşılamak mümkün değildir. Mesela beyaz bayrak kaldırıp teslim olmak is-teyen Türk askerlerini, önce sıraya dizmek, arkasından da kurşuna dizmek, veya esir aldığı karşı taraf askerlerini diri diri yakmaya teşebbüs etmek gibi… Maalesef Çanakkale savaşlarında bu boyutlarda “Aşağılık Hileler” bile uygulanabilmiştir.
Elinizde bulunan bu kitapta, hilelerle başlayan ve yine hilelerle sonuçlandırılan Çanakkale savaşlarında, tarafların birbirlerine ve ayrıca da müttefik devletlerin kendi aralarında birbirlerine, yine savaşta taraf olmayan devletlerin bile kendi çıkarları için uyguladıkları çeşitli hileler, savaşın içindeki seyrine gö-re size sunulacaktır.
Elbette savaşın bir özetini de yazdık. Bu özet bilgileri o-kurken, kitaba konu olan hile ve tuzakların yeri ve zamanı geldikçe kesit genişletilerek sunulduğunu da göreceksiniz.
Bilmeden yapılmış olan hatalar var ise hoşgörü bekleriz.
İyi niyetli gayret bizden, yardım ise Cenabı Allah’tan…

TOP