KALEMİ KIRILASICALAR

 

Ey emir komuta ile yazanlar!
Ey zemberekli konuşanlar!
Ey köşeciler, ey paralı yorumcular!
Sizin de çabalarınızla İslam dünyasının içine düşürüldüğü durumdan memnun musunuz? Türkiye’nin çıkmaza girmesinden memnun musunuz? Türkiye’nin kaderinin, AKP’nin baş aşağı giden kaderiyle özdeşleştirilmesinden mutlu musunuz? Kurtuluş savaşına getirilmekten memnun musunuz?
Yıllarca Amerika meddahlığı yaptınız. Amerika ile koalisyon ortaklığının faziletlerini saydınız da saydınız. Köprüyü geçene kadar bu büyük şeytana “dayı” denmesinin faziletlerini saydınız döktünüz. Milli Görüş’ün, “yapmayın, etmeyin, bu Amerika şeytandır, güvenmeyin” ikazlarına bıyık altından gülerek ve alay ederek karşılık verdiniz. Reelpolitik bunu gerektiryor dediniz! Siyasi iradenin yanlışlarını doğru ve keramet gibi gösterdiniz. Askerlerimizin başına çuval geçirdiklerinde bile kör ve sağırları oynadınız. 
Milli Görüş Suriye’nin karıştırılmasını önlemek için diyalog atağına geçtiğinde, insafsızca ve utanmadan akla hayale gelmeyen iftiralar attınız. 
Kırmızı çizgilerimizin yalanıp yutulmasını görmezden geldiniz. Süleyman Şah türbesi dolayısıyla haklarımızın yok edilmesini asrın kahramanlığı olarak değerlendirdiniz. Sizin de yol göstermelerinizle sadece Suriye’de 1 milyon Müslüman öldürüldü. Suriye adeta boşaltıldı. Akdenizin balıkları Müslüman cesetlerine doydu. Tarihi Suriye yerlebir edildi. Siz ise daha yenilerde kendi yazdıklarınızın ve konuştuklarınızın bir “hata” olduğunu kıyısından kenarından dillendirmeye başladınız. Hatta bu olanlardan kalem erbabının ne kadar sorumlu olduğunu yazanlar ve konuşanlar bile çıktı. Ama Milli Görüş’ün haklı çıktığını ne yazdınız, ne konuştunuz.
Kalemi kırılasıcalar!
12 yıl FETÖ meddahlığı yapmadınız mı?
15 Temmuz darbe girişiminin altından FETÖ çıkınca nasıl da kurnazca çark ediverdiniz? FETÖ’nün elini yalayanlar, eteğini öpenler bile sahte kahramanlar kılığına girmedi mi? FETÖ’yü Amerika’nın yönlendirdiği ortaya çıkınca da siyasi otoriteye paralel olarak “dayınıza” esip gürler gibi yaptınız. Sonra baktınız ki, siyaset ustalarınız yeniden Amerika’ya yanaşma manevraları yapıyor, siz ters köşeye yatmışsınız. Yeniden yazdıklarınızı yalama talimleri yapmadınız mı? Fesat yuvası üsler konusunda Milli Görüş’ün kahramanca eylem ve söylemleri ile yine alay etmeye başladınız. Amerikan güzellemelerine yeniden başladınız.
“Dayı” bellediğiniz şeytan Amerika 10 bin TIR dolusu silahı terörist düşmanlarımızın kucağına yığmaya başladığında, şaşkınları oynar gibi yaptınızsa da yine alışkanlıklarınızı değiştirmeyip dostluk, müttefiklik söylemleri ile bu felaketi yumuşatmaya ve şeytanla beraber daha yapılacak çok işlerin olduğunu dillendirmeye başlamadınız mı?
Kalemi kırılasıcalar!
Türk parası son develüasyon uçurumuna yuvarlanmaya başladığında bir yerlerden aldığınız işaretle, bunu Amerikan Başşeytanı Trump’un birkaç tiwitine mal etmek için, 15 yıldır toz kondurmadığınız “dayı”nıza veryansın etme yarışına girdiniz. Ekonomimizin böyle bir iki üfürükle nasıl deprem geçirdiğini sorgulayamadınız. Bu konuyu gözlerden kaçırdınız.
Şimdi ne ne hallere düştünüz, ibret, ibret!
Amerika ile ilişkiler yeniden yoluna giriyor ya. Siyonist tetikçi McKinsey tüm bakanlıkların murakıpı yapıldı ya. Şimdi hangi yüzle yeniden çark ediyorsunuz? Hangi yüzle yeniden Amerikan meddahlığına başladınız? Bu kaçıncı dönüş? Bu kaçıncı savruluş? Utanmadan yazıyorsunuz ki; McKinsey kamu israflarının tespiti konusunda faydalı olacakmış. Be kalemi kırılasıcalar, siz kamudaki israfları bilmiyor musunuz yani? Yok yatırım önceliklerinin ilmi tespitini yapacakmış. Hay kaleminiz kırılsın! Gel onları sana Milli Görüş anlatıversin. Yok efendim Türkiye’nin kredi değerlendirme notunun düzeltilmesi için bu gerekliymiş. Şuna kredi bulabilmek için bağımsızlığımızın masaya sürülmesi deseniz de herkes anlasa ya. Kaç defa görüş değiştirdiniz ey yazarlar, çizerler ve lafazanlar? Siz bu memelektin evladı değil misiniz? Bu vatana karşı hiç mi sorumluluğunuz yok? Ne zaman doğruları yazıp, çizip konuşacaksınız? Siyonist istihbaratcısı McKinsey tüm mahremlerimize girip, savunma sanayimiz dahil her şeyimizi felç edip, bizi adeta yumuşak turşu haline getirdiğinde mi kafanıza dank edecek? Stratejik ortağın sınırlarımıza konuşlandırdığı, tam silahlı ve teçhizatlı terörist orduları harekete geçince mi kendinize geleceksiniz?
Her ters köşe oluşunuzda biraz daha hafifliyorsunuz, biliyor musunuz? Onurunuz azaldığı için.
Ne zaman dürüst olacaksınız?
Gerçek problemleri ve gerçek çözümleri ne zaman yazacaksınız, çizeceksiniz, konuşacaksınız?
Gerçek teşhis ve tedaviyi sunan Milli Görüş’ü ne zaman ağzınıza, kaleminize alacaksınız?
Ey kalemi kırılasıcalar!
 
SATILIK KALEMLER
 
Dışarıdan bir kale mi satınalacaksın?
İçeriden bir kalemi satınalacaksın!
 

Ekrem Şama

TOP