EYLÜLÜN UTANÇ GÜNLERİ

 
 
Eylül ayı ve yakın tarih.
Sonbahar başlangıcı olmasıyla alakası yok. Bu aydaki bazı günler hatırlattığı olaylar sebebiyle bizi hep hüzünlendirir. Hatta utandırır.
12 Eylül 1980, 11 Eylül 2001, 1 Eylül 2004, bunlardan bazıları.
1980 ihtilali 12 Eylül’de olmuştu. 5 Eylül’de Kudüs’e sahip çıkmayan bir dışişleri bakanını düşüren Milli Selamet Partisi, aynı amaçla 6 Eylül’de de muhteşem Konya mitingini gerçekleştirmişti. Bunu hazmedemeyenler, bazı gafil askerleri kullanarak ihtilal yaptırmışlardı. O ihtilal yapılmamış olsaydı ülkemizin şimdi nerelerde olacağını düşünür hem hüzünlenir, hem de bu ihtilalden dolayı utanç duyarız.
İslam dünyasına karşı açılan, yeni Haçlı seferlerinin bahanesi olarak kullanılan 11 Eylül İkiz Kuleler faciası da 2001’de ABD’de meydana gelmişti. Artık aklı başındaki herkes bu facianın bir mizansen olduğunu anlamış bulunuyor. Binlerce kişinin göz göre göre yakılması ve gömülmesi anlamına gelen bu faciadan dolayı insanlık adına utanç duymamak mümkün mü? Üstelik bunun Haçlı saldırılarının bahanesi olarak kullanılması utancımızı katmerleştiriyor. 
Bilindiği gibi bu mizansenfacianın hemen arkasından, ABD Afganistan’a saldıracak, katliama başlayacak, NATO’yu kullanacak ve şu anda da devam etmekte olan zulmüne başlayacaktı. İşin bizi kahreden başka bir yönü daha var. Bu faciadan kısa bir müddet sonra ABD Türkiye’den de kendisine yardım etmek üzere Afganistan’a asker göndermesini “rica” etmişti. Türkiye’ye düşen normal davranış, “bu ikiz kuleleri sen kendin yaptın, İslam ülkelerine saldırmak için bahane olarak kullanıyorsun” diyerek bu ricaya olumsuz cevap vermesi idi. Ama geçen dönemin Başbakan’ı Sayın Binali Yıldırım’ın da itiraf ettiği gibi, Türkiye, araştırmadan, soruşturmadan işin aslını “bilmeden” Mehmetçiği Afganistan’a ABD’ye “yardıma” göndermişti.
ABD, NATO adıyla Afganistan’daki zulümlerini şu anda bile devam ettiriyor. Tahminlere göre 2 milyon Müslüman katledildi, şehirler harabeye dönderildi, camiler, mescitler türlü hakaretlerle yakıldı, yıkıldı, Müslümanların kutsalları ayaklar altına alındı. Sayın Binali Yıldırım’ın ifadesine göre ABD’ye “yardıma” gönderilen Mehmetcik, içeride bize söylendiğine göre orada “yol ve köprüleri onarıp yetim ve öksüzlerin başını okşamakla” meşgul. ABD’ye yardıma gidildiği içeride dillendirilmiyor. 
Bugünlerde iki haberle çalkalanıyor ortalık:
Birincisi ABD’nin Afganistan’da işlediği insanlık suçları Fransa tarafından uluslar arası ceza mahkemelerine intikal ettirilmiş. Bunun için ABD adeta burnundan soluyarak işlediği savaş suçlarını örtbas ettirme telaşında. 
İkincisi ise, New York Times gazetesi, ABD'li yetkililerin 17 yıldır Afganistan'daki yaptıklarına dair gerçekleri saklayan, yanlış raporlar yayınlatarak dünya kamuoyunu aldatmış olduklarına dair haberler yapıyor.
Afganistan’da utanç verici cinayetler ve zulümler işlendiğini herkes biliyot. Lakin asıl bizi utandıran Sayın Cumhurbaşkanımızın “Ey Amerika” diye başlayan bazı çıkışlarında “Afganistan’da ne oyunlar oynadığınızı biz biliyoruz” demesine rağmen, Türk diplomatik çevrelerinin bu “oyunlarla” ilgili uluslar arası kuruluşlarda hiçbir girişimde bulunmamış olmasıdır. Türk askeri orada kimin ne suçlar işlediğini çok iyi bilmek mevkiinde ve bildiği de bu konuşmalardan belli iken, işlenen bu suçlara ortak olmamasına rağmen, neden suçluları dünyaya teşhir etmiyor? Fransa kadar bile olamıyor muyuz, bu bizi utandırıyor.
Yine 1 Eylül 2004 tarihinde Irak’ta işgalci olarak bulunan ABD’ye, lojistik destek sağlamak amacıyla TBMM kararı da olmaksızınTürkiye liman ve havaalanlarının Bakanlar Kurulu kararıyla tahsis edilmiş olması bizleri utandıran başka bir eylül günüdür. Böylece 1 Mart tezkeresini reddeden TBMM’ne rağmen, Irak’ta ABD’ye destek verilmiş ve şu ana kadar bu komşu ülkede milyonlarca Müslüman katledilmiş, tecavüze uğramış, aileler dağılmış, ülke tahrip edilmiştir. Bu da bize büyük bir utanç vermektedir.
Elbette eylül ayına mahsus başka büyük utanç günleri de var. Ama bunları bu yazıya sığdırmak mümkün değil.
Allaha şöyle dua ederiz:
Ya Rabbi, eylül ayında bizleri utanç içinde bırakan çok günler oldu. Yardımını nasip et, yine başka eylüllerde bütün bu utanç duyduğumuz olayların intikamlarını alarak bizlere sevinç ve iftihar günleri yaşamayı nasip eyle!..
 
 
EYLÜLDE ZAFER UMUDU
 
ABD yontup yontup şekil verdi,
Beyin misin nesin, ey lüle taşı!
Rabbım, bu ayda çok utandırıldık,
Lütfet, zaferi de eylüle taşı!
 
Ekrem Şama
 
TOP