BİZ PARTİ DEĞİL, CİHAD TEŞKİLATIYIZ

 
 
Bu söz Milli Görüş Lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a aittir. 
Erbakan Hocamız, “Biz siyaset değil, cihad yapıyoruz!” derken, neleri kasdettiğini biliyoruz.
Biz onun Kur’an’a ve Sünnet’e dayandırdığı ve bize emir ve tavsiye ettiği cihad metodlarını takip etmeye çalışırız. 
Dışımızdaki bazıları bize şu ithamlarda bulunuyorlar:
Binde yedisiniz!
Derdiniz nedir?
İktidardakileri kıskanıyorsunuz?
Siz artık iktidarı rüyanızda bile göremezsiniz!
Ateş olsanız cürmünüz kadar yer yakarsınız!
Halbuki bizler cihad etmekteyiz. Cihad ise yüzdelere göre farz edilmemiş olup her şartta yapılması gereken bir görevdir.
İthamları devam ediyor:
Falancalarla ittifak kurdunuz, siz de şerre hizmet ediyorsunuz.
Falancalarla görüştünüz, siz de onlardansınız.
Halbuki biz herkesle diyaloğa açığız. Herkesle görüşürüz. Ama görüştüklerimizin bize uymayan görüşlerini asla benimsemeyiz. 
Biz Milli Görüşçüler, iktidara gelmek için bütün gücümüzle çalışırız, ama koltuk derdinde değiliz!
Biz Milli Görüşçüler, siyaset değil, cihad yapıyoruz!
Biz Milli Görüşçüler farzı kifayeyi eda ediyoruz!
Biz Milli Görüşçüler, hayra davet ediyor, Allah’ın istediği iyilikleri emretmek için, gayretullaha dokunan kötülükleri yok etmek için çalışır, böylece Allah’ın üzerimize vermesi muhtemel belaları önlemek niyetimizle gayret ederiz!
Biz Milli Görüşçüler, cihad ediyoruz. Sayısal kazanımlar elde etmek için her metodu meşru görenlerden değiliz. Biz rakiplerimizin propaganda malzemelerine saldırıp tahrip etmeyiz. Biz rakiplerimizi çalışma yapıyorken saldırıp dövemeyiz, kan akıtamayız. Biz daha önce elimize geçirdiğimiz devlet imkanlarını rakiplerimizin üzerine gitmek için kullanmayı meşru görmeyiz. Biz zorbalık yapmayız. Biz ağır yaralı kan kaybeden bir kişi, bizden değildir diye ölmesi için ambulansa yol verilmemesini emreden zorbalar gibi yapamayız. Biz emrimizdeki zabıta veya güvenlik görevlilerini rakiplarimizin afiş, pankart ve bayraklarını kesmekle görevlendirme zorbalığını yapamayız. Biz hileli yollar kullanarak sayısal netice almayı asla tasvip etmeyiz. Biz devletin bize emanet ettiği vasıtaları seçimde kullanmak ihanetine tevessül etmeyiz. Biz gurur, kibir  abideliği yapmayız. Biz milletin bize verdiği payeleri sağa sola göstererek, yeryüzünü titretir gibi ayaklarımızı yere vurarak, dağları tepeleri yaratmışız gibi, gururla yürümeyi tasvip etmeyiz. Böyle olanlara, herkesin ölümlü olduğunu düşünerek, sadece acırız. Biz propaganda için girdiğimiz işyerlerinde istenmediğimizi anladığımız anda, silah çekip işyeri sahibini vurmak yerine, nazikçe teşekkür edip, çıkıp gitmesini biliriz. Katliam gibi cinayaetlere kalkışmayız. Böyle yapmayacağımız gibi gibi, benzeri menfur olayları propaganda vesilesi ile çarpıtmaya da kalkışamayız. Biz bize oy vermediler diye kimseyi cezalandıramayız. Biz, bize oy vermezseniz sizi işten atarız diyerek kendi çalışanlarımızı tehdit etmeyiz. Biz bize oy verirseniz sizi işe alacağız demek garabetini işleyemeyiz. Biz yalan söyleyemeyiz, kardeşlerimize karşı takiyye yapamayız. Biz rakamlara dayansın, dayanmasın, gerçekleri çarpıtamayız. Biz kendi sebep olduğumuz ve açıklarsak aleyhimize olabilecek gerçekleri asla gizleyemeyiz.
Biz Milli Görüşçüleriz. Dünyadaki tüm Müslümanları kardeş, tüm İslam yurtlarını kendi yurdumuz kabul ederiz. Gayrı Müslimlerle bir olup Müslümanların öldürülmesine, tecavüz edilmesine, servetlerinin soyulmasına yurtlartının işgal edilmesine asla rıza gösteremeyiz. Onların ayağına diken batmasına razı olamayız. Onların başına felaketler getirmek için kurulan birlikteliklerin bir parçası olamayız, olanları meşru kabul edemeyiz. 
Biz Milli Görüşçüleriz. Sayısal zaferler kazanmayı elbette isteriz. Ama bundan daha ziyade her davranışımızla amel defterimize “salih ameller” yazdırmayı, cihadı kaidelerine göre yapmayı ilk plana alırız. Çıkacak sonuçlar “meşru olmak kaydıyla” bizim için makbuldür. Bundan ziyade Rabbımızın rızasını kazanmış olmayı daha çok isteriz. Bundan dolayı her seferinde, cihad etmiş olduğumuzdan dolayı sayısal sonuçlara bakmaksızın “Elhamdülillah biz kazandık” diyenlerdeniz.
Biz cihatta Peygamber efendimizin metotlarını takip etmeye çalışırız. Bizim gibi düşünmeyenlere, bize oy vermeyecek olanlara her türlü iftirayı atan, her türlü çamuru sıçratanlardan değiliz. Biz rakiplerimizin ister lideri olsun, ister menbsubu olasun, bizimle beraber olmuyor diye ailelerini, çocuklarını, kendi uydurduğumuz sebeplerle aşağılayıp, hakaret ederek oy kazanmayı meşru göremeyiz. Biz, rakiplerin karargahına kiraladığımız pespaye fitnecileri gönderip, komplo kurduramayız. Biz, rakip adaylara çirkin komplolar kurudurp onun neticesi oy toplamayı meşru göremeyiz. Bu çirkin metotlar kullanılarak alınan sonuçları normal kabul edemeyiz. Bizim gibi düşünmeyenleri, bize oy vermeyenleri devlet imkanlarından mahrumluğa mahkum etmeyiz. Biz bizim gibi düşünmeyenleri şer cephesi, terör cephesi gibi yaftalarla aşağılamayız, ötekileştiremeyiz, hedef gösteremeyiz. Biz rakiplerimize küfür edemeyiz, edepsiz laflar söyleyemeyiz, hakaret edemeyiz.
Biz Milli Görüşçüleriz. “Emanet” kavramına son derece dikkat ederiz. Hayber Yahudileri ile giriştiği cihadında aç kalan askerlerini doyurmak için meşru çareler ararken, kendisine emanet edilen bir koyun sürüsü ile Müslüman olmak için İslam ordusuna iltihak eden çobana, koyun sürüsünü askerlerine yedirmek yerine geri götürüp düşmanların içindeki sahiplerine iade etmesini emreden Peygamberin ümmetiyiz.
Biz Milli Görüşçüleriz. Devletin ve milletin bize emanet etmiş olduğu imkanları israf edemeyiz, çarçur edemeyiz, yandaşlarımıza peşkeş çekemeyiz. Bu gibi hareketleri meşru göremeyiz.
Biz Milli Görüşçüler, bize oy verilsin diye değil, yalnız Allah rızası için çalışırız!
Biz Milli Görüşçüler, kimseyi kıskanmayız, ama yapılan yanlışlıkları da kınayıcıların kınamasına aldırmaksızın açıkça ortaya koyarız.
Biz Milli Görüşçüler, yapılacak her iyi şeyi destekleriz.
Biz Milli Görüşçüler, ibadet niyetiyle çalışır, önümüze gelen olumsuzluklardan asla yılmayız.
Cihad nedir, bilmeyenler, bizim mücadelelerimizi akıllarına sığdıramazlar.
Bizi bilmek isteyenler böyle bilsinler!
Bizi anlamak isteyenler böyle anlasınlar!
Biz bu duruşumuzu, meşru bile olsa dünya menfaatleri karşılığında asla değiştirmeyiz. 
Zaten değiştirirsek cihad teşkilatı vasfımızı kaybederiz.
Cihat teşkilatını terk edenlerin haline şöyle bir bakarsak bu vasfımızın ne kadar asil ve gerekli olduğunu bir kere daha fark ederiz.
Çok şükür, biz bir parti değil, cihad teşkilatıyız!
 
 
MÜCAHİTLER
 
Cihad şuuru ile gider,
Her bir mücahit teker teker!
Kadın erkek yürür beraber,
Döndürülsün diye teker!
Peygamberini takip eder,
Aykırı düşünemez tek er!
 
Ekrem Şama
TOP