CUMHURBAŞKANIMIZ VE YANILGILARIMIZ

 
 
Sayın Cumhurbaşkanımızın sık sık söylediği bir sözü var.
"Biz sadece rükuda eğiliriz. Başka kimsenin önünde eğilmedik, eğilmeyiz."
Bu cümleyi bazı yerlerde daha detaylı söylüyor:
"Biz kimseden emir almayız, talimat almayız. Biz başkasına hesap vermeyiz. Biz hesabımızı yalnız Allah'a veririz. Biz sadece rükuda ve secdede, Allah'ın huzurunda eğiliriz. Başka kimsenin önünde eğilmedik, eğilmeyiz."
Bu cümleleri duydukça içimizin yağları eriyor. İşte Müslüman böyledir. Bu sözlerde özetlendiği şekildedir. Diye içimizden geçiriryoruz.
Hay Allah razı olsun!
Bundan önce kendileri hakkında bazı kanaat ve bilgilerimizin çok yanlış olduğunu anladık. Demek ki bundan önce yaptıkları tüm işleri ve verdikleri tüm kararları kimsenin dayatması veya telkini ile değil, kendi istekleri ile yapmışlar.
Mesela:
Gerek ülkemiz içinde, gerekse yurt dışında çok defa dile getirdiği bir değerlendirme vardı:
“Tarihteki büyük Haçlı seferleri, Haçlıların Müslümanlara bir saldırısı olmasından daha ziyade, medeniyetlerin birbirini etkilemesi neticesi ile önemlidir.”
Biz bu değerlendirmeyi duydukça, bunun normal Recep Tayyip Erdoğan’ın bir fikri değil, birilerinin dayatması veya baskısı ile söylenmiş sözler olduğunu düşünürdük. Demek ki, bir dayatma veya baskı söz konuısuı değilmiş. Biz yanılmışız.
Mesela:
2001 yılındaki “İkiz Kuleler” mizanseninden sonra ABD şart koştu diye askerimizi NATO’nun emrinde Afganistan’a göndermek zorunda kaldı, diye düşünüyorduk. Şimdi anlaşılıyor ki tamamen kendi hür iradesi ve arzusu ile göndermiş. Milyonlarca Müslüman NATO askerleri tarafından katledilirken, bizim askerimiz Afganistan’da barışı muhafaza etmek göreviyle bulunuyormuş. Biz de askerimizi NATO’nun emrinde zalim askerlerin emniyetini muhafaza ediyor sanmıştık. 
Mesela:
ABD’nin Irak’ı işgali ve işlediği zulümler sırasında, Bakanlar Kurulu kararıyla limanlarımızı, havaalanlarımızı, hava koridorlarımızı emirlerine tahsis etmesi, üslerimizden binlerce sorti izni vermesi, lojistik ve ikmal maddeleri desteği vermesi, başkalarının zoru ve mecbur bırakması ile değilmiş demek ki. Tamamen kendi özgür iradeleri ve kararlarıyla olmuş. Biz böyle bilmiyorduk. ABD’nin  mecbur bıraktığını zannediyorduk.
Mesela:
Avrupa Birliği mevzuatını imzalamak için gittikleri Avrupa’da, imza yerinin bir papa heykeli altında düzenlenmesini bir emri vaki, ya da baskı ile olduğunu düşünmemiz yanlış imiş. Tamamen kendi hür iradeleri ile o mekan seçilmiş.
Mesela:
NATO’nun hiç sebepsiz ve haksız yere Libya’ya silahlı müdahalede bulunacağı söylentilerinin yayıldığı günlerde, böyle bir soru soran gazeteciyi azarlaması ve “NATO’nun Libya’da ne işi olur yahu” diyerek terslemesinin ardından birkaç gün sonra, “NATO Libya’nın Libyalılara ait olduğunun tespit ve tescili için Libya’ya girmelidir. Biz de bu görev için donanmamızı göndereceğiz” demezden önce donanmamızın çoktan yola çıkarılmasını, NATO, ABD ve Avrupa’nın baskısı ile olduğunu sanmıştık. Ne kadar yanılmışız. Libya’nın bu günkü perişan vaziyete gelmesine Türkiye’nin de katkı sağlaması tamamen kendi hür irade ve kararları ile olmuş demek ki.
Mesela: 
Malatya’ya füze kalkanı ve bazı merkezlerimize patriot bataryaları yerleştirilmesi konusunda, İsrail’e gerekli desteği vermek üzere, önce böyle bir talebimiz yok, dedikten kısa bir süre sonra, o füze ve dinleme tesislerinin topraklarımıza konuşlanıp, işlevlerini yapmaya başlamaları NATO’nun bir dayatması ile oldu sanıyorduk. Halbuki tamamen kendi hür iradeleri ve kararları ile olmuş.
Mesela:
AB uyum mevzuatı ile toplumumuzu ahlaki dejenarasyona uğratan, haram gıdalar ile sofralarımız arasındaki engelleri kaldıran, domuz eti, zina serbestisi, lutiliğin meşrulaştırılması gibi yasaların AB’nin dayatması ile değil, kendi hür iradeleri ile olduğunu şimdi anlıyoruz.
Mesela:
Suriye'de ABD ve batı iç savaş çıkarırken kendi istekleri ile ABD ve NATO'yu oraya davet etmişler.
Mesela:
2014'te TBMM'ne kabul ettirdikleri tezkere ile 60 batılı ve emperyalist ülkenin askeri gücünü ülkemize bir baskı ile değil, tamamen kendi iradeleri ile davet etmiş. Bugün 5000 TIR dolusu ve 2000 kargo uçağı dolusu silah işte bu üslerimizden geçirilip PKK’nın kollarına verilmiş.
Mesela:
Arap Baharı dolayısıyla, Mısır'daki İslami hareketin bitirilmesi ile sonuçlanan İhvanı Müslimin’nin bir dizi kararlarına kendi iradeleri ile yardımcı olmuşlar...
Mesela: 
Mısır'a laiklik tavsiyesini kendi iradeleri ile yapmışlar.
Mesela:
İslam Birliği fikrini 2004’te Cidde’deki toplantıda karalamaları ve bir daha asla ağza almamaları yine hür iradeleri ile olmuş.
Ve daha bir çok mesela, ile başlayan bu türden cümle kurmamaız mümkün.
Uzun uzun saymaya gerek yok.
Kendileri bundan önce ne yapmışlarsa hep kendi hür iradeleri ile yapmışlar, kimsenin dayatmasına boyun eğmemişler. Kimsenin önünde eğilip hesap verme durumunda olmamışlar.
Biz asla böyle olduğunu tahmin etmiyorduk. Mecbur bırakıldığını düşünüyorduk.
Ne kadar yanılmışız.
Eh ne diyelim son cümle olarak:
Bütün bu yanlış kanaatlerimizden dolayı Sayın Cumhurbaşkanımızdan özür dilemek durumundayız.
Hata etmişiz.
 
 
HAÇLI DÖNEKLİĞİ
 
Sorun kıl dönmesi mi?
Çaresi vardır; neşter.
Sorun kul dönmesi mi?
Çare yok; kılınç ister!..
 
 Ekrem Şama
TOP