GÖRÜYORUZ Kİ, UYANIŞ BAŞLADI

 
 
Hızlı bir tempo ile yetişmeye çalışıyoruz.
İstenilen bilgileri arz etmek için.
Konferans, sohbet, seminer, panel, televizyon ve radyo programları, ziyaretler, salonlar, stüdyolar…
Sadece Şubat 2018 ayının başından beri yaptığımız programları özetlemeye çalışırsak şu satırları yazabiliriz.
Bizden talep edilen konular şunlardı:
Abdülhamid Han, Erbakan, güncel, Siyonizm’in dünü bugünü, teşkilat konuları, Hilafet ve tarihi altyapısı, İslam Birliği, Haçlı sömürgeciliği, Irak tarihi, Suriye tarihi, Eyüpsultan tarihi, Arap isyanı, Çanakkale zaferi, İstanbul ve tarih, Milli Görüş ve diğer konular. 
Peki bu konuları nerelerde işledik:
Sancaktepe, Beşiktaş, Kağıthane, Arnavutköy, Karabük, Sandıklı, Afyonkarahisar, Mihalıççık, Eskişehir, Çayırova, Brüksel, Halkalı, Arhavi, Ardeşen, Rize, Trabzon, Fatih, Berlin, İzmir, Fethiye, Şanlıurfa, Erzurum, Bağcılar, Manisa, Stuttgard, İstanbul, Adana, Kırıkkale, Sultangazi, Çorlu, Bahçelievler…
Kimlerin davetlisi idik:
Saadet Partisi, Anadolu Gençlik Derneği, muhtelif sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, İmam Hatip Liseleri, kolejler, liseler, ortaokullar, çeşitli radyo ve televizyon kanalları…
Bu kadar hızlı tempo arasında bir takıp tespitlerimiz oldu, aktarmak isteriz.
İslam dünyasının meçhul bir akıbete sürüklenmekte olduğu görülmeye başlanmış. Süslü laflar, içi boş sözler, gerçekçi olmayan çözüm önerileri, Müslümanların acınacak durumlarının artarak daha vahim hale gelmekte olduğu, artık herkes tarafından görülmeye başlanmış.
İslam dünyasını bu hale getiren başta ABD, Avrupa ve İsrail’in, hergün yeni oyunlar tezgahlamak için manevralar yapmakta oldukları, söylem değişikliklerine rağmen eylemlerinin daha da azgınlaştığı, Büyük Ortadoğu Projesi’nin son aşamasının da tamamlanıp, başka etaplara geçmekte oldukları ayan beyan görülmeye başlanmış.
Türkiye’nin ise günü birlik politikalar takip ederek, sözde kötü gidişe karşı tepkiler verdiği, söylemlerinin sertleşmesine rağmen aleyhine işleyen planlara karşı etkisiz kaldığı, tarım, hayvancılık, ekonomi, dış ticaret açığı, faiz ödemelerinin rekorlara koşması, borç taksilerini ödeyemez durumlara düşürüldüğü, borçla elde edilen kaynakların beton, hafriyat ve asfalta yatırlıldığı, büyük ekonomik darboğazların hemen yakınımızda olduğu, işsizlik ve enflasyon kıskacının tehlikeli boyutlara ulaştığı artık fark ediliyor.
Bütün bu büyük tehlikeler karşısında çözüm bulması gereken yetkililerin, yıllar sonra yapılacak seçimleri kazanabilmenin manevraları ile uğraşırken, halkımızı yeniden kamplara ayırmaya cüret ettikleri, devlet millet kaynaşmasını ihmal ettikleri ayan beyan görülmeye başlanmış.
Halk umutsuzluğa düşerken, Milli Görüş’ün önerdiği doğru ve yerinde çözümleri adeta yeni duyar gibi ilgiyle izlemeye başladığını görüyoruz.
Bir silkiniş, bir uyanış fark ediliyor.
Eskiden sayılı izleyici ve dinleyici kitlesi bulabildiğimiz salonların şimdi dolup taştıklarını görmekteyiz.
Sokakta yürürken vatandaşın önümüzü kesip bizleri soru yağmuruna tutmaya başladığı ve sonunda kucakladığını görmekteyiz.
Basının, televizyon ve diğer medya muhabirlerinin her gittiğimiz salonda bizi sopnuna kadar izleyip not aldıklarını ve ertesi günlerde yayınlarında geniş yer verdiklerini görmekteyiz.
Teşkilat mensuplarının bu güne kadar asık görmeye alıştığımız çehrelerinin, umut ışıkları yansıtacak şekilde parıldadığını, tebessümlerin çoğaldığını görmekteyiz.
Teşkilat mensuplarımızın artık birbirleri ile küs gibi salonlara gelmek yerine, el ele, kol kola pozlar vermeye başladıkları gözlerden kaçmıyor.
Yaptıkları faaliyetlerle yetinmeyip, yarın, öbürgün, gelecek hafta, gelecek ay yeni ve değişik programlar yapmak arzusu ile arayışlara girdiklerini fark ediyoruz.
Dualarını sıklaştırıp şükür secdeleri yapan kardeşlerimiz gözlerimizden kaçmıyor.
Gençlerin ilgisi bir başka boyuta taşınmış. Bir günde 5-6 yerde ayrı program yapma talepleri ile karşılaşıyoruz. 
Telefonlarımız, adreslerimiz alınıp, özel ilgiler gösteriliyor.
Görüyoruz ki sosyal medyada küfür ve hakaretlerin yerini ilgi ve merak almış.
Anlıyoruz ki, uyuduklarını ve uyutulmaya çalışıldıklarını fark eden çok kardeşimiz var.
Anlıyoruz ki bu kardeşlerimiz uyutulmuş oldukları sürenin pişmanlığı içinde dört elle çözüm arayışına girmişler.
Şahidiz ki gerçekler gizlenemez hale gelmiş.
Görüyopruz ki, uyanış başlamış.
Umuyoruz ki topyekün ayağa kalkma süreci çok yaklaşmış.
İnşaallah! 
 
 
 
TESPİTLERİMİZ
 
Gördüler ki:
Ayaklar uyumuş, baş kaymış.
Görürüz ki: 
Uyanışı görmek başkaymış!
 
Ekrem Şama

 

TOP