UYUYAN DEVİN UYANIŞI

 
 
Sayın Cumhurbaşkanı geçen hafta yaptığı bir konuşmada Amerika ve Avrupa ülkelerinin Türkiye’ye karşı büyük yanlışlar yaptıklarını dile getirdikten sonra ilginç bir cümle söyledi:
“Bu yanlışlıkları yaparak bizi çok zorladılar ve böylece uyuyan devi uyandırmış oldular.”
Anladığımız kadarı ile bu yanlışlıkları ve zorlamaları yapmakla dev olan Türkiye artık uyandı, onları bu yaptıklarına pişman edecek, denilmek istenmektedir.
Okuyucularımızdan çoğunun okuduğunu düşündüğüm, bize okul yıllarımızda okutulan bir masal kitabını hatırladık.
Gulliver isimli bir seyyahın başından geçen ilginç olaylar anlatılıyordu bu kitapta. Guliver’i, bindiği geminin parçalanıp batması ile dalgalar bilmediği bir ülkeye atmış, yorgunluk ve bitkinlikten dolayı sahilde baygın olarak derin bir uykuya dalmıştır.
Onun uykudan uyanışı tam olarak bir devin uyanışını andırmaktadır. Çünkü düştüğü bu ülke Lilliput ülkesidir ve burası birer karış boydan uzun olmayan, ama diğer özellikleri normal insan gibi olan cücelerin memleketidir. Kendisi bu ülkenin cüce insanlarının yanında kocaman bir devi andırmaktadır. 
Gulliver uyanmıştır uyanmasına ama, Lilliputlu cüceler baygın olarak uyurken onu kıskıvrak bağlamışlardır.
Cüceler onu saçlarından, boğazından ellerinden kollarından, belinden, bacaklarından, ayaklarından, yani her yerinden iplerle, çaktıkları kazıklara bağlayıp esir almışlardır. 
Lilliputlular uyanan Gulliver’e düşman gibi değil, dost gibi davranmışlar, o da onlara dost gibi davranmıştır. Böylece onu kendi işlerinde kullanarak birçok işlerini dev cüssesi ile hallettirmişlerdir. Hatta düşmanları ile çıkan savaşı da bu dev esirin yardımı ile kazanmışlardır.
Birden aklımıza bu masal geliverdi.
Elbette Türkiye; tarihi ile, kültürü ile, devlet tecrübesi ile bir devdir. Sanırız, Sayın Cumhurbaşkanımızın da kasdettiği işte bu devin uyanması olayıdır. 
Bize göre de belki uyanmaktadır ama, baygın uykusunda iken her yerinden cüce “Lilliputlular” tarafından kıskıvrak bağlanmış olduğunu da fark etmiştir.
Söz gelimi, Amerika ile koalisyon ortaklığı bağı ile boğazından kıskıvrak bağlanmış, sağa sola dönmesi zorlaşmıştır. Avrupa Birlği’nin verdiği “hibe”lerle ve imzaladığı “belge”lerle bacaklarından bağlanmış, ne ileri ne geri hareket edebilmekte, bacaklarını kullanamamaktadır. 2003 ve 2014 tezkereleri ile yurda kabul ettiği “yabancı askeri güçler” bağı ile kollarından sıkıca kazıklara raptedilmiştir. Etrafına dehşetli türden ve çok miktarda “silah” denilen ucu sivri kazıklar çakılmış, vücudunu sağa sona kıpırdatamaz vaziyete getirilmiştir.
NATO ayrı bir bağ, Kürecik tesisleri, başka bir ip, ikiz yasalar büyük bir tehdit, dış ve iç borçlar sağlam kazıklar olarak kıpırdamasını çok zorlaştırmaktadır. Üstelik bu “Lilliputlular” adeta dostmuş gibi davranmakta, güler yüzle Türkiye’yi kullanmaya çalışmaktadırlar.
Amerika, devimizin uçak dahil, silah siparişlerini askıya almış, teslim etmemekte, aldığı peşinatların da üstüne yatmakta, Gulliverimizin güçlenmesini de engellemektedir. 
Mevcut temel sanayi tesisleri tasfiye ettirilerek yemek borusu zayıflatılmıştır. Böylece beslenmesi engellenmiştir.
Ergenekon, Balyoz operasyonları ile bünye hırpalanmış.
Adalaet sistemi ile organlar arası uyum bırakılmamış.
Kolunda kuvvet yerine geçen imanlı gençliğin yetişmesine eğitim sistemi ile engeller konulmuştur.
Ekonomi ayrı bir bağ, işsizlik ayrı bir engel, tarımdaki çıkmazlar başlı başına bir ip olarak Gulliveri bağlamaktadır.
İslam ülkeleri darmadağın edildiğine göre, oralardan gelebilecek destekler de kesilmiştir.
Nüfus dengesi alt üst edilmiş, böylece bazı organlar kansız bırakılmıştır.
Petrol ve maden kanunu damarları delmiş.
Avrupa uyum kanunları sinirleri felç etmiştir.
Bizim devimiz uyanmaktadır ama, şartlar çok olumsuzdur.
Şimdi sorulması gereken o kadar çok soru var ki:
Devimiz buraya kadar nasıl ve neden baygın yatmıştır?
Bindirildiği batı gemisinden nasıl düşmüştür?
Bu meçhul sahillere nasıl sürüklenmiştir?
Ne kadar baygın kalmıştır?
Baygınlık süresinin uzatılması için uyuşturucu ilaçlar da verilmiş midir?
Bu uykudan kimler sorumludur?
Bu baygınlık esnasında sorumlular neredeymişler, neyle megul olmuşlar?
Sorumluları uyaran olmuş mudur, bu gemi çürük diye?
Bu uyarıları neden dinlememişlerdir?
Devimiz şimdi uyanmaya başladığına göre bundan sonra ne olacaktır?
Gulliver hemen kurtulamadığına göre ve Lilliputlulara hizmet etmek zorunda kaldığına göre ve bu olayda şu ana kadar benzerlikler olduğuna göre, bundan sonra Türkiye ne yapabilecektir? “Lilliputlulara” mı hizmet edecektir, yoksa kurtulacak mıdır?
Dev gerçekten uyanmış mıdır?
Uyanmış ise, kendisine hala dost diye yaklaşan sahtekarlara  nasıl davranacaktır?
Devi uyandıranlar yeni narkoz verme işlemi uygulamaya teşebbüs ederler mi?
Devimiz Lilliputların bağladığı bütün bu ipleri kırıp engelleri aşabilecek mi? Silkinip ayağa kalkacak ve Lilliputlulardan hesap sorabilecek midir?
Dev uyurken Lilliputlular uyumayıp çalışmış olduklarına göre, aradaki mesafeyi nasıl kapatacaktır?
Kısacası, devimiz uyanmaktadır belki ama, kıskıvrak bağlanmış, ayağa kalkması çok zor hale getirilmiştir.
 
 
UYUYAN DEV
 
Ayağa kalkamaz ki kolay kolay,
Uyuyan koca cüsseli o devler;
Sanayi yerine, yapılmışsa saray,
İhmal edilmişse asıl ödevler!
 
Ekrem Şama
 
TOP