ORDUMUZ VE ŞEHİTLERİMİZ

 
Güvenlik kuvvetlerimize ait, hergün bir veya birkaç şehidimizi kalbimize gömüyoruz. 
Yıllardan beri vatanımıza ve mukaddesatımıza karşı yürütülen kirli savaşları maalesef bitiremedik. Binlerce gencimizi şehit verdik, vermeye devam ediyoruz.
Peki hiç düşündük mü, şehit ve şehitlik makamını milletimize yeterince anlatabiliyor muyuz? Onlara gerekli değeri verebiliyor muyuz?
Maalesef hayır!
Şehit oldukları birliklerinden uğurlarken duygulu birkaç cümle, cenaze namazı esnasında imam efendilerin dini içerikli kısa konuşmaları ve istenen helallik dışında şehit ve şehitliğin değeri ve milletimiz için ne anlama geldiği maalesef yeterince işlenmiyor.
Hiç işlenmiyor demiyoruz, yeterince işlenmiyor diyoruz.
Bu konuda yüreklerimize su serpen ve konuyu işleyen bir komutanlık var:
İstanbul Harbiye’de bulunan “Askerî Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı”
İnternet adresi de: http://www.askerimuze.tsk.tr
Bu komutanlığın icra ettiği “Türkiye şehitlerini anıyor” adı ile 3 yıl önce başlatılan, 2 haftada bir yapılan ve geçtiğimiz hafta 95.ncisi düzenlenen nefis ve yürekleri kabartan bir program dizisinden söz etmek istiyoruz. 
Bayrağımız için kaleme aldığımız, “İşte Bu Bayrak” şiirimizden dolayı bu programı, iki defa davet edilerek izleme onuruna eriştik.
Komutanlık karargahı ve askeri müze olarak kullanılan binanın güzel ve anlamlı olarak hazırlanmış bir salonu. Programlar bu salonda, orta öğretim seviyesinden derlenmiş bir öğrenci gurubu, askeri okullardan çağırılmış öğrenciler gurubu, bir gurup er ve erbaş, şehitlerin hayattaki yakınları, özel davetli konuklar, seçkin bir protokol ile 250 kişilik bir topluluğun huzurunda icra ediliyor.
Her programda ismi daha önce tespit edilip, üzerinde çalışılan ve hayattaki yakınları tespit edilen 2 şehidimiz anılıyor. 
Davetlileri, geleneksel askeri disiplin çerçevesinde tititzlikle hazırlanmış salonda, nazik görevliler karşılıyor. Daha salona girer girmez şehitliğin manevi ağırlığı hücrelerinize kadar işliyor. 
Konuşma sanatını çok iyi bilen, dili ve dudakları ile değil, tüm bedeni ve kalbi ile konuşan Albayımız Erhan Altunok engin bilgi ve tecrübeleri ile programı takdim ediyor, Daha doğrusu sadece takdim değil, tüm sunumları nefis Türkçesi ve üslubu ile yapıyor.
Şehit ve şehitlik nedir, milletimiz için ne anlam ifade ediyor, konuları usta sunucu ve seçilmiş cümlelerle ifade edilirken, salon bazen derin düşüncelere dalarken bazen de gözyaşlarına boğuluyor.
Kendinizi bazen Sakarya’nın siperlerinde, bazen, Allahüekber dağlarında, bazen Çanakkale’de, bazen Kıbrıs’ta, bazen Kore’de bazen de Gabar dağında gibi hissediyor, oradaki havayı teneffüs ediyorsunuz.
Askerliğin anlamını, şehitliğin kıymetini, gaziliğin değerini ciğerlerinize kadar hissediyorsunuz.
Vatan ne demek, bayrak ne anlama geliyor, namus ve mukaddesat kavramları bütün değerleri ile zihninizin derinliklerine sızıyor.
Bazen birkaç mısra, bazen bir cümle, bazen de büyüklerin ağzından çıkan bir sözcük, şehidin ve gazinin dilinden dökülen, ya da hatıra defterinden alınmış birkaç cümlelik ifade, görev bilincini ve içinizdeki mukaddesat kavramlarını yerli yerine oturtuyor. Okunan Kuranı Kerim ve yapılan dua tüylerimizi diken diken etmiş oluyor.
Bu nefis programların görüntü ve videolarına Komutanlığın internet sitesinden ulaşılabilir.
Salondan çıkarken omuzlarınıza binen sorumlulukla bambaşka biri olarak ayrılıyorsunuz.
Bu programı izlemek değil, adeta yudum yudum içtikten sonra aklımıza şunlar geliyor:
Son yıllarda bilerek veya bilmeyerek bazılarımızın maalesef yıprattığı TSK müessese veya mensuplarına karşı bu hatalarımızı nasıl telafi edebiliriz?
Tüm Güvenlik Kuvvetlerimizin verdiği şehitlere ve bunların yakınlarına karşı toplum ve fert olarak görevlerimizi yapıyor muyuz?
Gazilerimizi yeterince bağrımıza basıp, içimizdeki değerlerini yerli yerine oturtabiliyor muyuz?
Tv kanallarında 24 saat, bazen boş, bazen ifsat eden, bazen alakasız yayınların arasına bu veya bunun gibi programları koyarak, salonlardan çıkarıp milletin huzuruna getirsek, bunları herkes izlese çok isabetli bir iş yapmış olmaz mıyız?
RTÜK ve benzeri kurumlar, acaba bunları kanallara servis ederek yayınlatsa, görevlerini daha anlamlı yapmış olmazlar mı?
Yazılı, görsel ve sesli medya bunlara yer verse de halkımız bilinçlendirilse çok yerinde olmaz mı?
Bu ve benzeri programlar, daha sık ve daha yaygın olarak yurdun her köşesinde vatandaşlarımızın da göreceği şekilde icra edilmiş olsa, millet bilincimiz, şehit sevgimiz, görev aşkımızın seviyeleri yükseklere çıkarılsa çok münasip olmaz mı?
İlgili ve yetkililer nezdinde bunları köşemize taşıdık ki, bunu bir feryat olarak algılasınlar ve konunun üzerine eğilsinler.
 
OĞLUN ŞEHİT OLDU ANNE
 
Gazilik şehitlik iki kademe,
Layık evlat oldum, şehit dedeme,
Benim için sakın ha “öldü” deme;
Nöbetten cennete yol varmış anne!
 
Ey vatan, koştum da geldim çağrına!
Ey bayrak, şehidim senin uğruna!
Ey toprak, al beni kara bağrına!
Nöbetten cennete yol varmış anne!
 
(İşte Bu Bayrak şiir kitabımızdan)
 
Ekrem Şama
TOP